TARIMDA DİJİTAL ÇAĞ – Yerli filtrasyon sistemleri üreticinin maliyetini düşürüp verimliliği artırıyor

TARIMDA DİJİTAL ÇAĞ – Yerli filtrasyon sistemleri üreticinin maliyetini düşürüp verimliliği artırıyor

Mart 19, 2026 Ekonomi

İSTANBUL (AA) – KAAN ULU – Su arıtma ve filtrasyon sistemlerinde geliştirilen yerli teknolojiler, su ürünleri yetiştiriciliği ve tarım sektöründe üretim maliyetlerini düşürüp verimliliği artırırken, özellikle balık çiftliklerinde kullanılan ileri teknoloji ekipmanların yerli mühendislik imkanlarıyla üretilmesi üreticilere hem yatırım hem de işletme süreçlerinde önemli avantajlar sağlıyor.

Anadolu Ajansının (AA) "Tarımda Dijital Çağ" başlıklı dosyasının son haberinde, yerli üretim su arıtma ve filtrasyon sistemlerinin maliyetleri düşürürken verimliliği ve üretimi artırması ele alındı.

Su arıtma ve filtrasyon sistemleri alanında faaliyet gösteren MAT Filtrasyon Teknolojileri, geliştirdiği yerli teknolojilerle özellikle su ürünleri yetiştiriciliğinde kullanılan ekipmanlarda Türkiye’nin önemli üreticileri arasında yer alıyor. Şirket yetkilileri, yerli üretim sayesinde üreticilerin maliyetlerinin düşmesi ve verimliliğin artmasının sektör açısından büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Şirketin Pazarlama ve Satış Direktörü Hakan Nalbantlı, AA muhabirine, şirketin hikayesinin 30 yılı aşkın bir tecrübeye dayandığını, temellerinin kurucusu Erdem Akartepe'nin akvaryum ve balıklara olan ilgisiyle atıldığını, tamamen hobi olarak başlayan bu sürecin zamanla profesyonel bir faaliyet alanına dönüştüğünü anlattı.

Su arıtma ve filtrasyon alanındaki mühendislik deneyimlerini özellikle su ürünleri yetiştiriciliğine yönelik teknolojilere aktardıklarını belirten Nalbantlı, "Balık çiftliklerinde kullanılan kompakt sistemler, tambur filtreler, UV dezenfeksiyon sistemleri, ozon jeneratörleri ve kapalı devre yetiştiricilik sistemleri gibi ekipmanların üretimini gerçekleştiriyoruz. Bu alana yönelmemizin temel nedeni, Türkiye'de kullanılan birçok ileri teknoloji ekipmanın ithal edilmesiydi. Yerli mühendislik gücüyle bu ihtiyacı karşılamak ve sektöre sürdürülebilir çözümler sunmak amacıyla AR-GE çalışmalarımıza hız vererek kendi sistemlerimizi geliştirdik." dedi.

Bugün dünya genelinde 700'ün üzerinde çalışanı, 4 üretim tesisi ve 11 farklı lokasyondaki şirket ve ofisleriyle sektörde lider konumda faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Nalbantlı, "Yerli üretim sayesinde üreticiler hem yatırım hem de işletme maliyetleri açısından önemli avantaj elde ediyor. İthal ekipmanlarda servis ve yedek parça temini zaman alırken, yerli üretim sistemlerde çok daha hızlı teknik destek sağlanabiliyor." ifadelerini kullandı.

Geliştirdikleri filtrasyon teknolojileri sayesinde suyun yeniden kullanımının mümkün olduğunu kaydeden Nalbantlı, bunun özellikle balık yetiştiriciliğinde hem su tasarrufu sağladığını hem de üretim verimliliğini artırdığını söyledi.

– "Yerli tarım ve hayvancılık ekipmanlarına ilgi belirgin şekilde artıyor"

Nalbantlı, Türkiye'de son yıllarda yerli tarım ekipmanlarına ve hayvancılık teknolojilerine yönelik talepteki değişimleri değerlendirerek, "Son yıllarda yerli tarım ve hayvancılık ekipmanlarına olan ilginin belirgin şekilde arttığını gözlemliyoruz. Döviz kurlarındaki dalgalanmalar üreticileri daha sürdürülebilir ve erişilebilir çözümler aramaya yöneltti. Bunun yanı sıra su yönetimi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim gibi konular da teknolojik ekipmanlara olan talebi artırıyor." diye konuştu.

Ürettikleri yerli ürünlerin ithal muadillerine kıyasla sağladığı avantajlara değinen Nalbantlı, "Yerli üretim ekipmanlarımız yatırım maliyeti açısından daha erişilebilir olmasının yanı sıra servis ve yedek parça temininde hız sağlıyor. Üretici olmanın yanı sıra kendi mühendislerimiz aracılığıyla satış sonrası hizmetleri de doğrudan sunabiliyoruz. Ayrıca sistemlerimizi Türkiye’deki üretim koşullarına uygun şekilde tasarlıyoruz. Bu da enerji tüketimi ve işletme maliyetleri açısından önemli avantajlar sağlıyor." değerlendirmesini paylaştı.

– "İhracatımızı daha da artırmayı hedefliyoruz"

Nalbantlı, yerli üretimin artmasının tarım ve hayvancılık sektöründe teknolojik bağımsızlığı güçlendireceğini, bunun üreticilerin maliyetlerini düşürerek rekabet gücünü artıracağını ve uzun vadede Türkiye’nin tarım teknolojileri alanında daha güçlü bir ihracatçı konuma gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti.

Şirket olarak üretim kapasitelerini artırmaya ve yeni teknolojiler geliştirmeye odaklandıklarını anlatan Nalbantlı, özellikle kapalı devre balık yetiştiriciliği sistemleri konusunda AR-GE çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını vurguladı. Nalbantlı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Halihazırda 62 ülkeye ihracat yapan bir Türk firması olarak Japonya, Suudi Arabistan, Körfez Bölgesi ve Amerika pazarlarında ihracatımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. ABD’de çok yakında 1 üretim tesisini devreye alırken 2027 yılı içinde de Çin'de üretime geçme hususunda çalışmalarımız devam etmektedir. Bu kapsamda Türkiye'de 3, Birleşik Arap Emirlikleri'nde 1, toplamda 4 üretim tesisine ek 2 fabrikamızı daha hizmete almayı hedefliyoruz."

Yerli tarım ekipmanı üretiminin gelişmesi için AR-GE teşviklerinin artırılması ve üniversite-sanayi işbirliklerinin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığına vurgu yapan Nalbantlı, yerli teknolojilerin kamu projelerinde daha fazla tercih edilmesinin sektörün büyümesini hızlandıracağını ifade etti.

Türkiye'nin tarım teknolojilerinde geldiği noktaya dikkati çeken Nalbantlı, "Türkiye son yıllarda tarım teknolojileri alanında önemli bir gelişim kaydetti. Özellikle otomasyon, sensör teknolojileri ve su yönetimi alanlarında ciddi ilerlemeler yaşanıyor. Türk mühendisliği artık yalnızca yerli pazar için değil, küresel ölçekte rekabet edebilecek çözümler geliştirebilecek seviyeye ulaşmış durumda." şeklinde konuştu.

Önceki İçerik Balıkçının tavanı ailenin üstüne çöktü
Sonraki İçerik Tokyo Camisi’nde ramazanda 6 binden fazlası Japon, 20 bin kişi iftar sofralarında ağırlandı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir