İsrail’e yapılan silah ihracatını eleştiren Almanlar, Filistin’in yaşadıklarından ülkelerini sorumlu tuttu
OSNABRÜCK (AA) – MESUT ZEYREK – Almanya'nın Osnabrück kentinde yaşayanlar, Alman devletinin İsrail'in en büyük ikinci silah tedarikçisi olmasının "endişe verici" olduğunu belirterek, Filistinlilerin yaşadığı zulümde Almanya'nın da sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Alman otomotiv firması Volkswagen'in (VW) Osnabrück fabrikasında İsrail için silah ve savaş malzemeleri üretme planına tepki göstermek için protesto düzenleyen Almanlar, AA muhabirine konuştu.
Osnabrück'te üniversite öğrencisi olan Oliver Streck, AA muhabirine, Alman hükümeti savaş silahı göndermediğini iddia etse de Alman devletinin İsrail'in en büyük ikinci silah tedarikçisi olmasının "endişe verici" olduğunu söyledi.
Streck, "Alman hükümeti, tank parçaları ve özellikle Gazze'de kullanılan topçu mühimmatı gönderiyor. İnsan haklarını savunduğunu iddia eden bir devletin, insan haklarını açıkça ihlal eden ve soykırım yapan bir devlete (İsrail'e) silah sağlamasının en hafif tabirle ikiyüzlülük olduğunu ve Alman anayasasını ihlal ettiğini düşünüyorum. Bunun hukuken savunulmasının zor olduğunu biliyorum ancak görüşüm bu." dedi.
– "İsrail'i soykırımla suçlayan iki uluslararası mahkeme var"
Helmut isimli Alman, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşın halihazırda esas olarak Filistin'deki soykırımla ilgili olduğunu, İran'ın bu soykırımı önlemek için büyük çaba sarf ettiğini dile getirdi.
Helmut, "Batı dünyası bu soykırımı resmen savunamıyor, kınayamıyor. İsrail'i soykırımla suçlayan iki uluslararası mahkeme var ve Amerika'dan gelecek yaptırımlardan duyulan korku nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi neredeyse felç olmuş durumda." diye konuştu.
– "Soykırıma silah tedarik etmek kabul edilemez"
Osnabrück'te üniversite öğrencisi Philipp, barış şehri olarak nitelendirdiği Osnabrück'te otomobil fabrikasının, silah veya silah parçaları üretmek üzere dönüştürülmesinin planlanmasını "dehşet verici" bulduğunu vurguladı.
Philipp, "Bu silahlar ya Avrupa'da satılacak ya da bence daha da kötüsü, muhtemelen İsrail'e gidecek. Alman siyaseti ve medyası sürekli olarak Almanya'nın İsrail ile özel ilişkisini vurguluyor. Elbette, belli bir tarihi sorumluluğumuz var ancak bu İsrail'in kendisi için değil, uluslararası hukuku savunmak ve insan haklarını korumak içindir. Bu yüzden, onlarca yıldır istikrarlı şekilde ilerleyen bir soykırıma silah tedarik ediyor olabileceğimiz fikrini kabul edilemez buluyorum." ifadelerini kullandı.
– "Filistinlilerin kaderinden Almanya da sorumlu"
Emekli Johann Wen de Filistinlilerin kaderinden Almanya'nın da sorumlu olduğuna inandığını belirterek, şunları kaydetti:
"Alman hükümeti, İsrail'in, Batı Şeria ve Gazze Şeridi'ni işgal edip yerleşmesine izin verilmesini destekliyor ve uyarılar yayımlamanın ötesinde hiçbir şey yapmıyor. Şu anda İsrail'in ABD ile işbirliği içinde çeşitli ülkelerde savaş başlattığına şahit oluyoruz. İsrail, sadece Gazze'de yaklaşık 100 bin kişinin ölümüne yol açan bir savaş yürüttü, ayrıca evlerin, tüm altyapının, su ve elektrik şebekelerinin tamamen yıkılmasına da neden oldu. İsrail bu savaşta açlığı bir silah olarak kullandı ve Gazze'ye saldırıları hala bitmedi, ordusu hala Gazze'nin yarısından fazlasını işgal ediyor. Şu anda İsrail Lübnan'da da savaş yürütüyor ve İran'a karşı savaşta tam anlamıyla, hatta belki de liderliği elinde tutuyor."
İsrail'in, ABD ile işbirliği içinde yürüttüğü savaşlar aracılığıyla çok sayıda insanın ölümünden sorumlu olduğunu belirten Wen, "Güvenilir rakamlara göre dört milyon veya daha fazla insanın evlerini ve tüm geçim kaynaklarını kaybetmesine neden oldular. Ve bunu dehşet verici buluyorum. Almanya'da bu konuda çok az eleştirel haber yapılıyor. Sanki tamamen İsrail'in öz savunmasıyla ilgiliymiş gibi gösteriliyor. Bence bu yanlış." şeklinde konuştu.
Göstericilerden Marie Dominique Guillard ise dünyadaki savaşlara ve silahlanma yarışına karşı olduğuna dikkati çekerek, Paskalya'da barışın tüm dünyada hakim olmasını dilediğini, uluslararası hukuka saygı ve diplomasi yoluyla barışın sağlanmasını ümit ettiğini söyledi.



Yorum gönder