İsrail, İran ekonomisinin kalbini vurdu: Savaşta tehlikeli tırmanış

İran Petrol Bakanlığı’ndan iki üst düzey yetkilinin açıklamasına göre, İsrail Cumartesi günü İran’ın Mahşahr şehrindeki en büyük petrokimya sanayi kompleksine saldırdı ve bu da geniş kompleks genelindeki tüm üretimi fiilen durdurdu.

İran devlet medyası haberlerine ve The New York Times gazetesinin konuştuğu isminin açıklanmasını istemeyen iki üst düzey İran Petrol Bakanlığı yetkilisine göre, hava saldırıları, kompleks içinde faaliyet gösteren 50’den fazla petrokimya tesisine temel hizmetler (gaz, elektrik ve endüstriyel su dahil) sağlayan Fajr 1 ve Fajr 2 olarak bilinen iki enerji santralini hedef aldı.

Petrol Bakanlığı’nın petrokimya sanayilerinden sorumlu pazarlama ve iletişim başkanı Hamed Şems, sosyal medyada yaptığı açıklamada, saldırıların sadece Mahşahr’daki petrokimya tesislerine elektrik sağlamakla kalmayıp, yaz aylarında Huzistan eyaletinde 500.000 kişiye elektrik sağlamada da önemli bir rol oynayan hayati altyapıyı hedef aldığını söyledi.

İsrail ordusu, “silah yapımında kullanılan kimyasal maddelerin üretiminden sorumlu” petrokimya kompleksine saldırdığını ve tesislerin “patlayıcılar, balistik füzeler ve diğer silahlar için malzeme üretiminde merkezi bir öneme sahip” olduğunu söyledi.

Mahşahr’daki devasa petrokimya endüstrisi İran ihracatının yüzde 25’ini sağlıyor; yıllık ihracat geliri 15 milyar dolar.

Devlet medyası haberlerine göre, İsrail ve ABD son birkaç gündür İran’ın kritik altyapısına yönelik saldırılarını yoğunlaştırarak ülkenin iki ana çelik üretim tesisini, ilaç ve bilimsel araştırma merkezlerini, havaalanlarını ve limanlarını hedef aldı.

Resmi adı Bandar İmam Petrokimya Kompleksi olan bölge, İran petrol bakanlığının verilerine göre yılda 72 milyon ton petrokimya ürünü üreten İran’ın başlıca petrokimya merkezlerinden biri. Mahşahr ve önemli bir sanayi limanı olan Bandar İmam Humeyni şehirlerinin yakınında bulunan sanayi merkezi, bölgedeki tahmini 300.000 sakinin en büyük işvereni.

Mahşahr’daki petrokimya tesisleri, çok çeşitli temel kimyasallar, polimerler ve diğer malzemeler üretiyor. Bu çıktılar, plastik, giyim ve tekstil, gübre ve tıbbi ekipman dahil olmak üzere çeşitli ürünlere hammadde sağlıyor.

Petrol Bakanlığı’ndan iki yetkili, tesislerin tamamen kapatılmasının İran’ın zaten kırılgan olan ekonomisi için ölçülemez bir darbe olduğunu söyledi. Tesislerin yeniden inşası ve üretim hatlarının tamamen yeniden faaliyete geçirilmesinin yaklaşık iki yıl sürebileceğini belirttiler.

Tahran Ticaret Odası üyesi ve petrol ve enerji uzmanı Hamid Hüseyni, bir röportajda, gıda üretimi, otomobil üretimi ve tekstil gibi sanayi merkezinin ürünlerine bağımlı olan alt sektörlerin savaş bittiğinde bir krizle karşı karşıya kalacağını söyledi.

Hüseyni, “Bunlar askeri kullanımla hiçbir ilgisi olmayan ve saldırıya uğramaması gereken sivil sanayiler” dedi. “Bunlar insanların geçim kaynakları. Sosyal güvenlik fonlarının bu şirketlerde büyük hisseleri var, aynı şekilde birçok sıradan insanın da.”

İsrail ordusu, vurduğu kritik sanayilerin genellikle hem sivil hem de askeri uygulamaları olan “çift kullanımlı” olduğunu veya hükümet ve silahlı kuvvetlerle bağlantılı olduğunu söyledi. Uzmanlar, bir tesisin çift amaçlı olsa bile, saldırılarda orantılılık ilkesinin dikkate alınması gerektiğini söylüyor.

Huzistan Eyaleti Valisi Seyit Muhammedrıza Mavalizade, saldırılardan sonra olay yerine gitti ve İran medyasına kurtarma ekiplerinin ve itfaiyecilerin hızla müdahale ettiğini söyledi. Valilik, beş kişinin öldüğünü ve 170 kişinin yaralandığını açıkladı. Sosyal medyada yayınlanan saldırı videoları, kompleksin içinden yerden yükselen büyük duman ve alev bulutlarını gösteriyor.

Mavalizade, İsrail hava saldırılarının iki enerji santraline ek olarak, Razi, Karun ve Bandar Imam petrokimya tesisleri de dahil olmak üzere bölgedeki diğer yerleri de hedef aldığını söyledi. İran devlet televizyonu, saldırılardan sonra kompleksin tahliye edildiğini bildirdi.

Özel bir sanayi kompleksinin başkanı ve İranlı sanayi liderlerinden oluşan bir grubun temsilcisi Mehdi Bostancı, sosyal medya paylaşımında, “Mahşahr’daki petrokimya tesislerine saldırmak, İran’ın kalbine, İran ekonomisinin hayati damarlarına saldırmak anlamına gelir” dedi.

İran medyasında yer alan haberlere göre, petrokimya ürünleri İran’ın toplam ihracatının yaklaşık yüzde 25’ini oluşturuyor ve yaklaşık 60 ülkeye ihraç ediliyor. Bu ürünler, yılda yaklaşık 10 ila 15 milyar dolar arasında gelir sağlayarak kritik bir gelir kaynağı oluşturuyor. 

Petrokimya ürün satışları, İran’ın ekonomisini petrol bağımlılığından uzaklaştırarak çeşitlendirme çabalarında ana alternatif gelir kaynağı olarak hizmet veriyor.

Yorum gönder