Ceza yargılamasında bana hep çok tuhaf gelen bir usul var: Önce sanıkların kimlik tespiti yapılıyor. Sanki gerçekte sanık olmayan biri mahkemede sanık sandalyesinde otururmuş gibi, mahkeme herkese tek tek kim olduğunu soruyor, hakkında dava açılan kişinin o karşısındaki kişi olup olmadığını saptayarak işe başlıyor.
Eskiden bu kimlik tespitini iddianamenin sanıkların yüzüne karşı okunması izlerdi. Artık bu usulden vazgeçildi, ama mahkeme yine de soruyor, “Hakkınızdaki suçlamalardan haberdar mısınız” diye.
Ancak bu işlemlerden sonra sanıkların kendilerini savunmasına başlanıyor.
Dün mahkemenin ilk günüydü, mahkeme henüz kimlik tespiti aşamasına bile gelemedi itirazlar nedeniyle.
Sabahki bölüm, bence önemli bir itirazla, sanıklara bildirilmeyen bir uygulamanın medyada yer almasına itirazla geçti. Salondan da protestolar gelince mahkeme başkanı oturumu tatil etti.
Öğleden sonra ise reddi hakim talepleri vardı. Gün bunlara ilişkin karar vermekle tamamlandı.
Bugün kimlik tespitine başlamak istiyor mahkeme ama bakalım avukatlar ne gibi itirazlarda bulunacak ve süreç uzayacak.
400’den fazla sanık var. Kimlik tespiti bugün tamamlanamayabilir, savunmalara bugün de geçilemeyebilir.
Şimdiden haberiniz olsun.