IEA Direktörü Fatih Birol: Kriz 1970’lerin petrol şokunu da aşabilir
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA), İran’da süren çatışmaların küresel petrol arzını tehdit etmesi üzerine Asya ve Avrupa’daki hükümetlerle temas kurarak stratejik rezervlerden ek petrolün piyasaya sunulması seçeneğini değerlendirdiğini duyurdu.
IEA Direktörü Fatih Birol, Canberra’da yaptığı konuşmada, “Gerekirse elbette bunu yaparız. Piyasa koşullarını inceleyip analiz edecek ve üye ülkelerimizle değerlendireceğiz” dedi.
IEA üyesi ülkeler, küresel ham fiyatlarındaki hızlı yükselişi dengelemek amacıyla 11 Mart’ta stratejik stoklardan 400 milyon varil petrol piyasaya sürme kararı almıştı. Bu miktar, toplam rezervlerin yaklaşık yüzde 20’sine karşılık geliyor.
“Stratejik stoklar geçici rahatlama sağlar, kalıcı çözüm değil”
Birol, “Stokların serbest bırakılması piyasaları rahatlatabilir ancak bu sorunun çözümü değil. Ekonomideki sıkıntıyı yalnızca azaltabilir” ifadelerini kullandı.
IEA’nın değerlendirdiği önlemler arasında hız limitlerinin düşürülmesi, evden çalışma uygulamalarının yaygınlaştırılması ve enerji tasarrufu sağlayacak diğer politikalar yer alıyor.
Birol, benzer önlemlerin 2022’de Avrupa’da tüketimini azaltmada etkili olduğunu söyledi.
“Orta Doğu krizi, 1970’lerin petrol şoklarını aşabilecek boyutta”
Birol, turuna Canberra’dan başladığını ve Asya-Pasifik bölgesinin petrol krizinin merkezinde yer aldığını söyledi. Bunun nedeninin, bölgenin petrol ve gübre ile helyum gibi kritik ürünlerin büyük ölçüde Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmasına bağımlı olması olduğunu ifade etti.
Birol, Orta Doğu’daki krizi “çok ağır” olarak nitelendirerek, bunun 1970’lerdeki iki petrol şokundan ve Rusya-Ukrayna savaşının doğal gaz piyasalarına etkisinden bile daha büyük bir etki yarattığını söyledi.
Birol’a göre İran’daki savaş nedeniyle küresel petrol arzından günde yaklaşık 11 milyon varil çekildi. Bu miktarın, geçmişte yaşanan iki büyük petrol şokunun toplamından daha fazla olduğu belirtiliyor.
“Bu sorunun tek ve en önemli çözümü Hürmüz’ün yeniden açılmasıdır” diyen Birol, krizin ciddiyetinin dünya genelindeki karar vericiler tarafından başlangıçta yeterince anlaşılmadığını ifade etti.



Yorum gönder