İbrahim Şinasi’nin “Şair Evlenmesi”nden uyarlanan “Gelin” oyununun prömiyeri yapıldı

İSTANBUL (AA) – Şair ve yazar İbrahim Şinasi'nin Batılı anlamda ilk tiyatro eseri sayılan "Şair Evlenmesi"nden uyarlanan "Gelin" oyunu, İstanbul'da sanatseverlerle buluştu.

Londra'daki gösterimlerinin ardından Türkiye prömiyeri İstanbul Kültür Sanat Vakfı Salon İKSV'de yapılan oyun, İngilizce sahnelendi.

Duru Ağırbaş'ın ortak yapımcılığını da üstlendiği eseri Erica Rosa Lima yönetti, yazar Estelle Warner geliştirerek kaleme aldı.

Çağdaş kadın komedilerinden de ilham alan oyunda, Güneş Soysal, Elif Gülalp, Duru Ağırbaş ve Pedro Millan Duke rol alıyor.

– "Sahnede uluslararası bir ekiple yer aldık"

Oyunun ortak yapımcılığını da üstlenen oyunculardan Duru Ağırbaş, AA muhabirine, 2002'de Moskova'da doğduğunu, çocukluğunun Türkiye ve Rusya arasında geçtiğini, tiyatro eğitimine küçük yaşlarda başladığını söyledi.

Londra'da University of the Arts London'da Oyunculuk ve Sahne Sanatları Bölümü'ne gittiğini belirten Ağırbaş, "First Class Honours derecesiyle mezun oldum. Üniversite döneminde ve sonrasında Peckham Theatre, New Wimbledon Theatre, V&A Müzesi ve Lauderdale House gibi kurumlarda farklı projelerde çeşitli roller üstlendim. Son olarak İbrahim Şinasi'nin Şair Evlenmesi adlı oyununu bugüne taşıyıp kadın perspektifinden bir fikirle yola çıktım. Bu süreçte tanıştığım genç sanatçılar ve arkadaşlarımla bir ekip oluşturduk ve 6 ay süren çalışmalar sonucunda Gelin oyunu ortaya çıktı." ifadelerini kullandı.

Ağırbaş, Gelin'in fikrini tasarladıktan sonra ortak yapımcı ve oyuncu olarak projeyi başlattığını, İngiltere'de ilk defa Şinasi'nin oyununu modernize ederek kadın perspektifinden sahneye taşıdığını dile getirdi.

Türkiye prömiyerine ilişkin duygularını paylaşan Ağırbaş, "Bugün İstanbul'da çok sevdiğim İKSV Salon sahnesinde olmanın heyecanını yaşıyoruz. Ekip olarak çok heyecanlıyız." diye konuştu.

Ağırbaş, oyunun iki kültür arasında köprü kurma amacı taşıdığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"İngilizce sahneleyerek uluslararası seyirciye hitap etmeyi hayal etmiştim. Bu yüzden önce İngiltere'de, ardından Türkiye'de sahnelememiz bizim için önemliydi. İki ülke ve kültürden de parçalar taşıyan bu oyunu İstanbul'da sahnelemek beni çok gururlandırıyor. Bugün hem tiyatronun ustaları hem de basın karşısında oyunumuzu sergiledik. Sahnede Brezilyalı, Portekizli, İngiliz, Hong Konglu ve Türklerden oluşan uluslararası ekiple yer aldık."

– "Oyunun içine kadın seslerini dahil etmek istedik"

Ağırbaş, oyunda canlandırdığı Sevim karakterine ilişkin, "Bu karakteri yazarımız Estelle Warner ile ilk ele aldığımızda, benim oynadığım anne karakteri Sevim'i annelerimizden ve etrafta gördüğümüz annelerden esinlenerek yaratmak istedik. Bu kadar güçlü ama aynı zamanda korkuları olan bir kadını oynamak benim için çok ilginç ve öğreticiydi. Karakteri çalışırken bolca gözlem yaptım. Sevim'in dünyasını bu gözlemlerim ve duyduğum konuşmalar üzerinden kurdum." dedi.

Kadınlardan oluşan ekibin oyuna katkısına değinen Ağırbaş, şöyle konuştu:

"Orijinal oyun erkek tarafından yazılıp erkek perspektifinden sahnelendiği için biz bunu tamamen değiştirerek oyunun içine kadın seslerini dahil etmek istedik. Ekibimizin kadınlardan oluşması, bu hikayedeki temaları taşımamıza ayrı değer kattı. Bu hikaye Türk kültüründen yansımalar taşısa da her kadına dokunan yönleri bulunuyor. Bu yüzden ekibin kadınlardan oluşması, hikayeyi daha derin anlamalarına ve kendilerinden parçalar katmalarına olanak sağladı. Örneğin oyundaki Yaz ve Aylin arkadaşlığı, hepimizin kendi dostluklarından izler taşıyacak şekilde biçimlendi. Ekip kendi arkadaşlıklarından, kendi aile ilişkilerinden ve kadın olarak yaşadıkları baskılardan Gelin'e eklemeler yaptı."

Ağırbaş, oyundaki anlatım diline ilişkin, "Bu hikayeyi anlatırken komediyi tercih etmek istedik çünkü yargılayıcı bir dil kullanmak ya da oyundaki herhangi bir temayı veya karakteri kötü yansıtmak istemedik. Bu ağır temaları ele alırken, odağımıza kadınların kendi yollarını bulma çabasını aldık. Bu süreci üzücü bir yerden değil, daha umutlu ve cesaretlendirici bir perspektifle anlatmayı hedefledik. Komedi üzerinden anlatmanın, izleyicinin hem gülerken anlamasını hem de hissetmesini ve aynı zamanda daha kolay ilişki kurmasını sağladığını düşündük." ifadelerini kullandı.

Londra'da yaşayan genç Türk kadını Aylin'in hikayesine odaklanan "Gelin", gelenekler ile modernite arasında sıkışan bireyin trajikomik mücadelesini konu alıyor.

Görücü usulü evlilik ve kuşak çatışması gibi temaları işleyen oyunun konusu ise şöyle:

"Londra'da yaşayan genç bir Türk kadını olan Aylin'in, sözünü geçiremediği annesi Sevim tarafından istemediği bir evlilik buluşması ayarlanır. Annesini hayal kırıklığına uğratmaktan çekinen Aylin, görüşmelere gitmek yerine utangaç en yakın arkadaşı Yaz'ı kendi yerine gönderir. Ancak plan beklenmedik şekilde ters gider ve Aylin'in müstakbel eşi, sahte Aylin'e aşık olur. Gelin, kadın olmanın kültürler arası karmaşıklıklarını kaotik, komik, yer yer acı ama son derece dürüst bir anlatımla sahneye taşıyor."

Yorum gönder