Ekrem İmamoğlu başta olmak üzere 400’ü aşkın kişinin yargılandığı İBB Davası duruşmaların ilk gününde mahkeme başkanıyla İmamoğlu arasındaki ‘senli benli’ diyalog kriziyle başladı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel başta olmak üzere izleyicilerin ve avukatların tepkisine yol açan bu gelişme üzerine mahkeme başkanı izleyicilerin dışarı çıkarılmasını istedi, ardından da duruşmaya devam etmeyeri salondan ayrıldı.
Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik davanın ilk duruşması gergin başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Mahkeme Başkanı’nın İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’na hitap şekli tartışma yarattı. Duruşmada söz almak isteyen İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında kısa süreli bir diyalog yaşandı.
Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na “sen” diye hitap etmesi salonda bulunan avukatlar ve izleyicilerin tepkisine neden oldu.
Salondan “siz, siz, siz” şeklinde sesler yükseldi. Tepkilerin ardından Mahkeme Başkanı’nın İmamoğlu’na “Ekrem Bey” diye hitap etmeye başladı.
Tartışma sırasında Mahkeme Başkanı İmamoğlu’nun söz alma talebini reddetti ve mikrofonunun kesilmesini istedi.
Salonda bulunan Genel Başkanı Özgür Özel mahkeme başkanının bu hitap biçiminin bilinçli bir tercih olduğunu savundu. Özel bunun Cumhurbaşkanı adayını itibarsızlaştırmaya yönelik bir tutum olduğunu savundu.
Halk TV Muhabiri Gamze Altunay’ın aktardığına göre duruşma sırasında savunmaların hangi sırayla alınacağı konusu tartışma yarattı. Avukatlardan biri savunma sıralamasına ilişkin bilgilerin daha önce basına yansıdığını iddia ederek buna tepki gösterdi. Mahkeme Başkanı tartışmanın büyümesi üzerine izleyicilerin salondan çıkarılabileceğini söyledi.
Ancak salondaki izleyiciler çıkmayı reddetti. Mahkeme heyetinin salondan ayrılması üzerine CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan ve bazı isimler heyetle görüşmek üzere salondan ayrıldı.
Yaşanan gerginliğin ardından duruşmaya ara verildi. Aranın ardından mahkeme heyeti duruşmanın sınırlı sayıda izleyiciyle devam etmesine karar verdi. Buna göre milletvekilleri bazı belediye başkanları ve tutukluların aileleri duruşma salonunda kalabilecek.
‘Senli benli diyalog’
Mahkemede bir avukatın duruşmada hangi sıralamayla savunmaların alacağı bilgisin kendilerinden önce bir basın organında yer aldığını belirtip buna itiraz etti.
Ekrem İmamoğlu’nun da bu konuda söz almak istemesiyle İmamoğlu ve mahkeme başkanı arasında şu diyalog oldu:
Mahkeme Başkanı: Sorumlu oldukları eylemlere göre gruplandırma yaptık kendi içinde. Sanık Ekrem İmamoğlu’yla ilgili ‘örgüt kuruculuğu’ ve diğer yöneticilerimiz de aynı şekilde. Biz tüm eylemlerden 220/5 hükmü gereği sorumlu olduklarından dolayı onların en son savunmalarını alma yönünde planlama yaptık ve bu şekilde ilerleyeceğiz.
(İmamoğlu’nun söz almak istemesi üzerine) Mahkeme Başkanı: Salondan çıkarmak zorunda kalırız.
İmamoğlu: Söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Tamam ‘söz almak istiyorum’ dedin, ben de söz vermedim şu an.
İmamoğlu: Söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Hayır. Devam edemezsin.
İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum.
Mahkeme Başkanı: Keselim şeyi. Mikrofonu kesin.
İmamoğlu: Sayın Hâkim, söz almak istiyorum. (Alkışlar…) Müsaade edin. Size nasıl bir…
Mahkeme Başkanı: Ekrem Bey, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey lütfen yerinize geçin. Bu şekilde olmaz. Bakın buranın bir düzeni var. Siz burada, söz hakkı vermeden kalkıp gelip kürsüye durup bu şekilde konuşamazsınız.
İmamoğlu: Hâkim Bey, hüküm kurulurken burada mağdur edilen insanları ne şekilde bir savunma yapacağı konusunda fikrini almakla yükümlüsünüz Sayın Hâkim.
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmesine… Bu şekil, bu sistem yargılamaya devam edemeyiz. Lütfen yerinize geçin.
İmamoğlu: İsterseniz siz, bu süreci çok daha naif, çok daha insanların hakkına hukukuna saygı gösteren bir şekilde devam ettirirsiniz…
Mahkeme Başkanı: Biz de o şekilde devam edeceğiz zaten. Bunları daha yargılamaya başlamadan bakın…
İmamoğlu: Ne avukatları dinlediniz…
Mahkeme Başkanı: Talepleri alacağım. Daha talepleri alma aşamasına geçmedim.
İmamoğlu: Hâkim Bey, Hâkim Bey… Avukatlarımızın…
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, lütfen yerinize geçin. Ekrem Bey yerinize geçin. Sanık Ekrem İmamoğlu, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen, kendisine söz hakkı verilmemesine rağmen kürsüye gelerek…
İmamoğlu: Şimdi son cümlemi söylüyorum…
Mahkeme Başkanı: Kendisi defaatle uyarılmasına rağmen…
İmamoğlu: Ekranın arkasına gizlenmeyin…
Mahkeme Başkanı: Ekranın arkasına gizlendiğim yok. Mikrofon, mikrofon gelmiyor, o nedenle buradayım. Bizim gizlendiğimiz bir durum yok Ekrem Bey.
İmamoğlu: Lütfen iyi idrak edelim…
Mahkeme Başkanı: Defaatle uyarılmasına rağmen, konuşmaya devam etti. Kendisine yerine geçilmesi söylenmesine rağmen…
İmamoğlu: İnsanların kendini savunma düzenine dair, burada üç bin yıla yakın yargılama yapılırken, hakkımızı hukukumuzun ne şekilde ifade edileceğini dinleyerek karar verilmesini talep ediyoruz. Saygılı davranın. Yüce Türk yargısına ve Türk milletine saygılı davranın. Olur mu böyle şey. Ben yine söz alacağım…
Mahkeme Başkanı: Sanık Ekrem İmamoğlu, yerinize geçin. Şu an yaptığınız heyete saygısızlık. Yerinize geçin. Komutanım, komutanım beklemeyelim. İzleyici bölümünü boşaltalım. İzleyici bölümü boşaltıldıktan sonra sayın avukatım söz hakkı vereceğim. Geleceğim, dinleyeceğim. Salonu boşaltalım. İzleyici bölümü boşaldıktan sonra söz hakkı vereceğim. Israrla bu şekilde bakın, bu şekilde yargılama yapılmaz.
İmamoğlu: (Bağırarak) Sen yargılamaya gelmedin buraya. Öyle kaçarak çıkamazsın. Kaçarak çıkamazsın. Sen yargılamaya gelmedin.