Hürmüz Boğazı’nda ABD’nin Enerji Operasyonu Tartışma Konusu
ABD-İsrail ve İran arasında meydana gelen 20 günlük savaşın enerji altyapılarına yansıması, küresel piyasalarda dalgalanın artmasına yol açtı. Petrol fiyatlarının ani yükselişi enflasyon kaygılarını tetiklerken, merkez bankalarının yüksek faiz mesajları altın ve gümüş fiyatlarını hızla aşağı çekti.
OPERASYONUN KONTROVERSİYEL YÜZÜ
ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz tankerlerine askeri eskort sağlama planı, güvenlik ve operasyonel risklerden dolayı tartışma konusu haline geldi. 1988 yılında USS Samuel B. Roberts savaş gemisinin İran yapımı bir mayına çarpması, mevcut planın getirdiği olasılıkları yeniden gündeme getirdi.
HÜRMÜZ’DEKİ YÜKSEK RİSKİN NEDENLERİ
Askeri yetkililer, mevcut şartlar altında böyle bir askeri müdahalenin risklerinin kabul edilebilir seviyelerde olmadığı görüşünde birleşiyor. ABD savaş gemilerinin mayınlar, hızlı saldırı botları, insansız deniz araçları ve füze sistemleri karşısında savunmasız kalabileceği vurgulanıyor. İran’ın yıllardır sürdürdüğü asimetrik savaş yetenekleri, ciddi bir tehdit unsuru olarak değerlendiriliyor. Yetkililere göre, eskort operasyonunun gerçekleştirilebilmesi için bu tehditlerin önemli ölçüde ortadan kaldırılması şart.
OLASI ESKORT OPERASYONUN ŞEKLİ
Risklerin azalması durumunda, ABD’nin operasyonu küçük ölçekli konvoylarla başlatması öngörülüyor. Planlamalara göre, iki destroyerin eşlik edeceği sınırlı sayıda tanker, Hürmüz Boğazı’ndan sıra halinde geçiş yapacak. Çift gövdeli ticari tankerlerin, olası mayın saldırılarında ilk darbeyi üstlenmesi hedefleniyor, savaş gemilerinin ise hava saldırılarına karşı koruma sağlaması bekleniyor.
İRAN’IN ASİMETRİK GÜCÜNÜN TEHDİTİ
Tehdit yalnızca mayınlar ile sınırlı kalmıyor. İran kıyılarında gizlenmiş olan yüzlerce hızlı bot, insansız araç ve füze sistemi, konvoylar için sürekli tehdit oluşturuyor. Bu unsurların tünel ve hangarlarda saklanması, etkisiz hale getirilme olasılığını zorlaştırıyor. Uzmanlar, bu görünmeyen tehditin operasyonun en büyük engellerinden biri olduğunu ifade ediyor.
BÜYÜK ASKERİ YIĞINAK GEREKTİRİYOR
Böyle bir eskort operasyonu, önemli miktarda askeri güç ve yığınağı gerektiriyor. ABD’nin bölgede bulunan destroyerlerinin çoğu aktif görevde olduğu için, yeni bir operasyon için yeterli sayıda geminin temin edilmesi zor görünüyor. Japonya’dan yola çıkan ve 2 bin 200 deniz piyadesi taşıyan USS Tripoli’nin bölgeye ulaşması planlanıyor.
GEÇMİŞ OPERASYONLARDAN ÇIKARILAN DERSLER
ABD’nin 1987 yılında başlattığı eskort operasyonları, risklerin somut örneklerini ortaya koyuyor. İlk konvoya katılan dev tanker Bridgeton, bir mayına çarpmış ve yoluna devam ederek savaş gemilerine kalkan olmuştu. Ancak bir yıl sonra USS Samuel B. Roberts’ın vurulması, tehdidin hala geçerli olduğunu göstermişti.
ABD’NİN YALNIZLIĞI
Avrupalı müttefiklerin olası bir deniz misyonuna sadece çatışma sonrasında katılmayı düşünecek olmaları, ABD’nin operasyonu büyük ölçüde tek başına yürütmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Donanma kapasitesinin sınırlı olması, planın uygulanabilirliğini zorlaştırıyor. Tüm askeri hazırlıklara rağmen, eskort sağlamanın denizcilik sektörünü bölgeye geri döndürüp döndürmeyeceği de belirsizlik taşıyor.
