Hull City Kaleci Antrenörü Erbil Bozkurt’un Başarı Hikayesi

İngiltere Championship kulüplerinden Hull City’nin kaleci antrenörü Erbil Bozkurt, çalıştığı kalecilerin ilk defa milli takım daveti almasının mutluluğunu yaşıyor.

1980 yılında Londra’da dünyaya gelen Bozkurt, 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’nda Türkiye-Hırvatistan maçında yeşil forma giymiş olan Rüştü Reçber’den etkilenerek futbol kariyerine yön verdi. Şu an İngiltere Futbol Federasyonu ve UEFA A lisansına sahip az sayıdaki Türk antrenörden biri olarak Hull City’deki görevine devam ediyor.

Futbolu 2016 yılında bırakarak antrenörlük kariyerine yönelen 36 yaşındaki Bozkurt, “Bu işi büyük bir tutkuyla yapıyorum ve bu tutku, çalıştığım kalecilere de yansıyor. Altyapıda ve A takımda pek çok farklı kaleci ile çalışma şansı buldum. Ivor Pandur’un milli takıma seçilmesi benim için son derece gurur verici. İlk defa Hırvatistan Milli Takımı’na çağrıldı, büyük ihtimalle Dünya Kupası’na da gidecek. Öncesinde de Queens Park Rangers’ta Seny Dieng ile beraber çalıştım. Dieng ile altyapıdaydık, ardından A takıma yükseldik. O dönem Dieng de Senegal Milli Takımı’na davet edildi ve Afrika Uluslar Kupası’na katılarak kupayı kazandı.” şeklinde ifade ediyor.

**ALTAY’IN İNGİLTERE’YE GELİŞİ ÖNEMLİ BİR BAŞARI**

Premier Lig’in zorluğuna dikkat çeken Bozkurt, Altay Bayındır’ın Manchester United’a transferi hakkında, “Altay’ın İngiltere’ye gelmesi önemli bir başarı. Manchester United gibi prestijli bir kulübe katıldı. Bir kaleci için İngiltere’ye gelmek büyük bir zorluk; bu ligde fiziksel açıdan baskı altında kalıyorsunuz. Sadece Türkler için değil, tüm yabancılar için Premier Lig’e ve Championship’e gelmek oldukça zor. Dünyanın başka yerlerinde kalecilere bu kadar baskı yapılmıyor. VAR olmasına rağmen, köşe vuruşları ya da yan toplarda Avrupa’daki birçok ligde faul olacak pozisyonlarda İngiltere’de faul çalınmıyor. Altay böyle devam ederse Avrupa’nın diğer büyük kulüplerinden teklif alacağına eminim.” diye belirtiyor.

Altay Bayındır’ın ardından başka Türk kalecilerin de İngiltere’ye geçiş yapacağını öngören Bozkurt, “Altyapılarda ve milli takımlarda Avrupa kulüpleri tarafından takip edilen oldukça yetenekli kaleciler var. İngiltere’deki birçok kulübün scout ekipleri ve kaleci antrenörleri benimle iletişim kurup ‘Bu kaleci hakkında bilgi alabilir miyim?’, ‘Karakteri nasıl?’, ‘Oynama durumu nedir?’ gibi sorular yöneltiyorlar. İngiliz kulüpleri altyapıda 5-6 kaleciyi izlemekte.” şeklinde konuşuyor.

**KÜLTÜREL BİR PAYDAŞLIK ORTAYA ÇIKIYOR**

Hull City’ye katılmasının ardında Türk iş insanı Acun Ilıcalı’nın önemli bir etkisinin olduğunu ifade eden Bozkurt, “Beş farklı İngiliz kulübünde çalıştıktan sonra Hull City’ye gelmek ve Türk sahibi olan bir kulüple bağlantı kurmak benim için bir gurur kaynağı. Kulüpte Türk çalışanlar da bulunmakta ve sezon başında Türkiye’ye kamp için gittiğimizde gördüğümüz ilgi oldukça olumlu. İngiliz taraftarlar, maçlara Türk bayraklarıyla geliyor. Stadyumda Türk bayraklarının yer alması, burada doğup büyümüş biri için son derece gurur verici.” şeklinde değerlendirmede bulunuyor.

Kulüpteki İngiliz çalışanların zaman zaman Türkçe konuştuğunu da belirten Bozkurt, “Antrenörler Hırvat olmalarına rağmen, bazen Türkçe iletişim kuruyorlar. Şef, yabancı olmasına rağmen elinden geldiğince Türk yemekleri hazırlamaya çalışıyor. Doğum günlerinde ve bayramlarda sürekli baklava ikram ediliyor.” ifadelerini ekliyor.

**BEŞİKTAŞ VE TÜRK FUTBOLUNA YOĞUN İLGİ**

Bozkurt, daha önce çalıştığı Championship takımındaki önemli deneyimlerini de aktarıyor. “Queens Park Rangers’da altyapı kaleci antrenörü olarak görev yaptım. 1,5-2 yıl içinde A takımla da çalışma imkanım oldu. O dönemde Les Ferdinand ve teknik direktörün yardımları oldu. Kalecilerle olan ilişkimi ve çalışma stilimi gözlemledikten sonra iyi bir ilişki kurduk. Les Ferdinand ile Türk futbolu ve Beşiktaş hakkında sürekli konuşuyoruz. Beşiktaş’ı çok seviyor ve Türk futbolunu dikkatle takip ediyor. Çok iyi bir insan. Futbol direktörlüğü döneminde Queens Park Rangers’a büyük katkıları oldu.” diye belirtiyor.

**TRANSFER DÖNEMİNDE ÖNEMLİ GÖRÜŞMELER YAPILDI**

Queens Park Rangers döneminde Fenerbahçe’ye transfer olan İngiliz futbolcu Bright Osayi-Samuel’in kendisine Türkiye ve Türk futbolu hakkında sorduğunu vurgulayan Bozkurt, “Bright Osayi-Samuel ile Fenerbahçe’ye gitmeden önce çokça konuştuk. Türkiye ve Türk futbolu hakkında bilgi aldı. Devre arası transfer dönemindeydi ve aslında emin değildi çünkü sürekli İngiltere’de oynamıştı. O dönem Les Ferdinand ile beraber oturup bu konuyu uzun uzun değerlendirdik. Sonrasında Fenerbahçe’ye transfer oldu ve başarılı bir performans sergiledi. Hala görüşüyoruz ve bu tavsiyemin kendisi için önemli olduğunu belirtiyor.” dedi.

**UĞURCAN DÜNYA ÇAPINDA BİR İSİM**

Uğurcan Çakır’ın hem Galatasaray hem de milli takımda sergilediği performansa dikkat çeken Bozkurt, “Uğurcan yıllardır bu seviyede oynuyor, tek değişen şey oynadığı takımın yapısı. Oynadığı takım Avrupa’da zor maçlara çıkmakta, bu sebeple biraz daha ön plana çıkıyor. Ayakları ve geriden oyun kurma yeteneği oldukça gelişmiş durumda. Oynadığı takımdaki sistem onun yetenekleriyle daha uyumlu olduğu için bir adım öne çıkıyor. Şu anda dünyanın ilk 10 kalecisi arasında olduğu söylenebilir ve daha da gelişeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

**GÜÇLÜ BİR KALICI YETİŞİYOR**

2026 FIFA Dünya Kupası’nda milli takımın kaleci kadrosunun güçlü olduğuna dikkat çeken Bozkurt, “A Milli Takım için 5-6 kalecimiz mevcut. Mert Günok’u geçen sezon antrenmanda izleme fırsatı buldum. Genç yaşına rağmen, 24-25 yaşındaki bir kaleci gibi performans sergiliyor. Fiziksel durumu harika ve uzun yıllar bu seviyede kalabilecektir. A Milli Takım kaleci bölgesinde herhangi bir sıkıntı bulunmamakta. Ayrıca Muhammed Şengezer’i de unutmamak lazım. Ersin, genç yaşında şampiyonluk yaşayarak Şampiyonlar Ligi’nde forma giyen bir isim. Berke ise Fransa’da dikkate değer bir performans sergiliyor. Bu olumlu gelişmelerin devam edeceğine inanıyorum.” diye ekliyor.

**BAŞARILI BİR SEZON ÖNGÖRÜSÜ**

Hull City’deki iki sezonunu değerlendiren Bozkurt, “Geçen sezon kulüp açısından önemli bir tecrübe oldu. İyi bir sezon geçirmedik ve son haftada gol averajıyla ligde kalmayı başardık. Championship gerçekten zor bir lig; birçok Türk futbolcu da burada ilk olarak tempo yüksekliğini dile getiriyor. Bu yıl aynı oyuncularla çok başarılı bir sezon geçiriyoruz. Transfer yasağının olduğu bir sezonda, geçmişten beri play-off potasında kalmayı başardık.” şeklinde sözlerini sürdürdü.

Bozkurt, Manchester City Teknik Direktörü Pep Guardiola’nın kalecilerden beklentilerine dair soruya da, “Kalecinin en öncelikli görevi gol yememek. Ancak bazı antrenörler, bir sistem üzerinden pas oyununa yöneliyorlar. Guardiola’nın geriden oyun kurma yaklaşımı çok başarılı ama bunu en üst düzey oyuncularla yapabiliyor. Manchester City-Galatasaray mücadelesinde Uğurcan’ı ve Donnarumma’yı canlı olarak izledim. Donnarumma topu aldığında en az 4 pas seçeneği bulabiliyor, her takım bunu uygulayamaz. Guardiola, oyunu çok değiştirdi ama ikinci veya üçüncü ligdeki takımların

Yorum gönder