CHP’den Bursa’da dev miting

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in çağrısıyla, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey için “Bursa İradesine Sahip Çıkıyor” mitingi düzenlendi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde gerçekleştirilen mitinge sabah saatlerinden itibaren kalabalık toplanmaya başladı. Miting akşam yapıldı.

Belediye Başkanı Bozbey’in gözaltına alınmasına tepki gösteren büyük bir kalabalık “Hak, hukuk, adalet”, “Direne direne kazanacağız” ve “Bursa seninle” sloganları attı.

Tutuklanmak üzere mahkemeye sevk edilen Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, mitinge mesaj gönderdi.

Sesli mesajda Bozbey, destek verenlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:

“Bugün sizlerle yan yana olamasam da vicdanım, aklım sizinle. Bunu hiç unutmayacağım. Sizlerle aynı yolda yürümekten gurur duyuyorum. Burada hedef olan bir kişi değildir, burada hedef olan sizin iradeniz, sizin oyunuzdur. Bugün burada demokrasinin sadece sandıkta değil, meydanda yaşatılacağını tüm Türkiye’ye gösteriyorsunuz. Bizim başımız dik, vicdanımız rahat!”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da Millet İradesine Sahip Çıkıyor Eyleminde vatandaşlara hitap etti. CHP lideri Özel, ayrıca Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin toplu açılışlarını da gerçekleştirdi.

Özel: Bozbey AKP’ye gitmediği için hapiste

Bu mesajın ardından halen İstanbul’da hapiste bulunan Ekrem İmamoğlu’nun mitinge gönderdiği mektu okundu. Onun ardından da CHP Genel Başkanı Özgür Özel, konuştu.

Mustafa Bozbey’in gözaltına alınma nedeninin “çağırdıklarında AKP’ye gitmemesi” olduğunu savunan Özgür Özel, “İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti’ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur” dedi.

Özgür Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“Bir yıl geçti, bir kuşatmanın altındayız. Bir kumpasla karşı karşıyayız ve darbecilere karşı adalet ve demokrasi mücadelesinin içindeyiz. Sizlerle daha önce Bursa iradesine çıkıyor, sahip çıkıyor mitinginde bir araya geldiğimizde İstanbul’un iradesine sahip çıkıyorduk. Hep beraber Cumhurbaşkanı adayımıza, bir sonraki Cumhurbaşkanımıza ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşüne sahip çıkıyorduk.

Darbeciler durmadılar, yorulmadılar, milletin tepkisini duymadılar, utanmadılar ve darbeyi yurt sathına yaymakta hiç tereddüt etmediler. Antalya’ya, Adana’ya, Adıyaman’a ve yurdun çeşitli bölgelerine bu darbeyi ulaştırmaya, bu darbeyle, bu darbe girişimiyle beraber sürekli insanları korkutmaya, sindirmeye çalıştılar. Sıra şimdi Bursa’ya, Bursa’nın iradesine geldi.

Günlerdir uykusuz… İşkence gibi

Biz bugün bu tarihi kente, sizlerin, Bursalıların seçtiğine sahip çıkarken, Bursalıların, kimsenin hakkını yemeyen Bursa’nın hakkını yedirmeme iradesine de destek olmaya geldik.

Bugün, bugün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Mustafa Bozbey gözaltındadır. Yarın sabah saatlerinde dördüncü gün dolacaktır. Kendisi görev yaptığı bu son dönem, büyükşehirdeki dönemle ilgili değil; arada beş yıl aday olarak çalıştığı, çırpındığı dönem de varken 7 yıl öncesinden bir iftira, bir kumpas bularak o Bursa’nın iradesine sahip çıkma… Bursa’nın iradesine el uzatanlar Mustafa Bozbey’i bugün dördüncü gün emniyette tutuyorlar. Yirmi saat süren acımasız, işkenceye varan bir sorguyla onu yormaya, onu teslim almaya, yirmi saat boyunca ifade alarak ona birtakım çelişkiler, yanlışlar yaptırmaya, adeta yorgunluğundan istifade ederek ona kumpas kurmaya çalışıyorlar. Buradan sonra da savcılık aşaması ve daha sonra umuyoruz olmaz ama mahkeme aşaması olacak.

Günlerce uykusuz bırakılan, rahatsız edilen ve bir şekilde işkenceyle ona ifade sırasında hata yaptırmaya çalışanların ellerindeki bilgiye, ellerindeki ihbara güvenmedikleri; o iftiranın ne olduğunu, iftiracıların ne olduğunu bildikleri çok açık. Peki bunu niye yapıyorlar? İki yıllık büyükşehir döneminde sürekli ‘Mustafa Bozbey AK Parti’ye geçecek’ diye söylentiler yaydılar. Her seferinde reddetti. Sürekli kendisine hakkında operasyon yapılacağına ilişkin bilgiler ulaştırdılar, huzurunu bozdular. Sonra gelip dolaşıp ‘Ya AK Parti’ye katılacaksın ya hapse atılacaksın’ dediler.

İddia ediyorum…

Bugün Mustafa Bozbey gözaltındaysa bunun sebebi AK Parti’den gelen tehditlere boyun eğmemiş olması, şantaja teslim olmamış olması ve Aydın’daki sözde topuklu, topuklayan efe gibi gidip de AK Parti’ye sığınmamış olmasıdır. Buradan vicdanı olan bütün Bursalılara soruyorum: Mustafa Bozbey çağırdıklarında AK Parti’ye gitseydi, tehdit edildiğinde korksaydı, sinseydi ve kendisine güvenmeseydi bugün bu halde olur muydu?

İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti’ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey’in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur.

Şimdi bu yalana teslim olmayan, bu baskıya teslim olmayan, bu darbecilerin oyunlarına gelmeyen, onlara boynunu teslim etmeyen Mustafa Bozbey’in sonuna kadar arkasındayız, sonuna kadar arkasındayız!

İki kişiden birinin oyunu aldı

Burası Bursa. Burada Mustafa Bozbey %47 oy aldı geçtiğimiz seçimlerde. %30’lu oylarla bütün partiler baraj altı kalmışken iktidara gelen, tek başına iktidarı bulan o günden bugüne de iktidarda olanlara soruyorum: Üç kişiden bir kişinin oyu ile geldiniz, memlekette yıllarca iktidar oldunuz. İki kişiden birinin oyunu almış, memnuniyet anketlerinde %65’lere kadar tırmanmış, yaptığı hizmetlerle Bursa’nın gönlüne girmiş, oy vereni pişman etmemiş, vermeyeni pişman etmiş olan birisinin bu dönemine değil de 7 yıl önceden, o güne dair bir iftiracıyla onu içeri atmak, hapsetmek ve sonra meclis çoğunluğuyla 31 Mart 2024 günü alamadığın belediyeyi yani sandıkta alamadığın belediyeyi savcıyla almak, hâkimle almak. Yazıklar olsun sizin demokrasi anlayışınıza!

Bursa bu kumpası görüyor mu? Yapılanı görüyor musunuz? İşte karşınızda, geçmişte hapse girince o mağduriyeti tepe tepe kullanan; aslında geçmişte bir gün bile gözaltına alınmayan, nezarette tutulmayan, tutuklu yargılanmayan, cezası birinci kademede görülünce bile görevinde tutulup Yargıtay’da kesinleşince telefonla hapishaneye davet edilen birisi, bugün daha üzerinde 7 yıl öncesinden bir iftiracının iddiasıyla onu tutuklatmaya ve meclisteki çoğunluğuyla belediye başkanlığını ele almaya, Bursalının vermediği yetkiyi zorbalıkla almaya çalışıyor. İşte rezaletin fotoğrafı budur.

Bir itirafçı bulundu, kumpas kuruldu

Erdoğan’a sesleniyorum: Cuntacısın, cunta başısın, darbecisin denince kızıyorsun. Bu yapılan, bu yapılan nedir? Bugün, bugün cümle alem biliyor ki eğer burada, belediye seçimlerinde belediye meclis çoğunluğu sende olmasaydı bu işe kalkışmayacaktın. Didik didik son iki yıl yapıldı, hiçbir şey bulunmadı. 7 yıl öncesindeki 5 yıllık Nilüfer Belediye Başkanlığı dönemi didik didik incelendi, hiçbir şey bulunmadı. Buluna buluna bir iftiracı bulundu, bir vakıf üzerinden bir kumpas kuruldu. Şimdi Bozbey hapishaneye, AK Parti Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne.

Buradan, buradan açıkça söylüyorum: Bu millet kimi seçerse görev ondadır. Bu millet kumpasa gelmez. Bu millet iradesini teslim etmez. Kısa sürede bir sonuç alırsın ama günü gelince bu yaptığının hesabını Bursa’ya verirsin. Bunun kurtuluşu yoktur.

Erdoğan’a söylüyorum. Burada, belediye meclisinde çoğunluk sende de neden belediye başkanı sende değil? Çünkü Mustafa Bozbey, iki kişiden birinin oyunu alacak kadar Bursalıların güvendiği, inandığı, tercih ettiği bir isim oldu. Öyle olunca millet bir şey diyor, sen başka bir şey diyorsun. Millet kararım budur diyor, sen ona direniyorsun. Unutma, bu millet ne istersen yapar. Askere çağırırsın gider, evladını istersin verir. Evladı tabutla gelir bayrağa sarılı, vatan sağ olsun der ama Atatürk’ün emaneti Cumhuriyetin kazanımı sandığına el uzattın mı o eli ittirir, buna kalkışana haddini bildirir.

Borcun yarısını ödedi

Bakın kimden bahsediyorum, neden bahsediyorum? Bu belediye AK Parti’den alındığında 400 milyon dolar borçla alındı. 400 milyon dolar. Bunu duyan duymayan kalmasın. Bugünkü parayla 17,5 milyar lira borç. İki sene geçti, bu borcun yarısı bitti. 17,5 milyar borç bırakan AKP bir tarafa; hem de ‘sirkeleyin bunları, paralarını kesin, iflahlarını kesin, hizmet edemez, maaş ödeyemez, çöp toplayamaz hale getirin’ talimatına rağmen 17,5 milyar borcun yarısını ödeyen bir belediyecilik yapmışız.

AK Parti’den kalan SGK borçlarının ve vergi borçlarının -bakın borcu bunlar yaptılar- faiziyle birlikte parayı biz ödedik. Tamamı bitti, tamamı bitti. İki yılda, iki yılda 4 milyar lirayı aşan ulaşım yatırımı yapıldı, gözünüzün önünde. 330 bin ton asfalt serildi, gözünüzün önünde. 600 kilometre yol kaplandı, gözünüzün önünde. Ulaşımda gece seferleri başladı, siz istediniz diye. 7 milyar liralık yatırımla 820 kilometre içme suyu hattı döşendi, evinizin önünde. 37 su deposu, 5 gölet, 8 sulama tesisi, 3 atık su arıtma tesisi yapıldı, gözünüzün önünde.

250 bin metrekare yeşil alan kazandırılarak Bursa’daki kişi başına yeşil alan miktarı 12.3 metrekareye çıktı. Karşılaştırma için söylüyorum: Esenyurt’u bunlar aldılar. 25-30 yıl yönettiler. Ancak aldık, şimdi kayyımla geri aldılar. Esenyurt’taki kişi başına yeşil alan yarım metrekaredir. Yanı başındaki Ekrem Başkan’ın, Murat Çalık Başkan’ın Beylikdüzü’sünde 10 metrekaredir. Bursa’da Mustafa Bozbey’in emekleriyle 12.3 metrekaredir.

Bu kadar borç ödenirken yolsuzluk mu yapılmış?

Soruyorum Bursalılara, Bursa yetmez. Memleketim Manisa’ya soruyorum, Trabzon’a soruyorum Ekrem Başkan’ın memleketine. Erdoğan’ın Rize’sine, Bahçeli’nin Osmaniye’sine soruyorum. Sayın Davutoğlu’nun Konya’sına soruyorum. Meral Akşener’in Kocaeli’sine soruyorum. Ve başkanımız, bütün başkanlarımızın memleketlerine teker teker soruyorum. Teker teker. Acaba bu kadar borç ödenip, bu kadar hizmet yapılırken yolsuzluk mu yapılmış? Yoksa 400 milyon dolar borç bırakılırken ve sigorta ödenmezken, vergi ödenmezken, 17,5 milyar borç yapılırken mi yolsuzluk yapılmış? Bir tarafta belediyeyi batıranlar, bir tarafta borcu kapatıp Bursa’yı ayağa kaldıranlar var.

“O yüzden, o yüzden özellikle Bursa’da CHP’ye değil AK Parti’ye oy vermiş, MHP’ye oy vermiş ancak bu hizmetleri gören herkese sesleniyorum: Kent lokantaları, 10 binden fazla öğrenciye eğitim desteği, 9 yeni B kafe, geri dönüşüm malzemeleriyle damla sulama borularının üretimi, 15 milyon metre damla sulama borusunun çiftçiye dağıtılması, sütünden zeytinine yerel üreticinin elinde kalan bütün ürünlerin alınıp değerlendirilmesi, afet koordinasyon merkezleri, 42 mahalleye afet istasyonlarının kurulması, kentsel dönüşüm projeleri ve 62 özel gereksinimli bireyin istihdam edilmesi… Bunların hepsi AK Parti’li, MHP’li vatandaşların da gördüğü, belediyemizin tıkır tıkır çalıştığı, borç ödediği, asfalt yaptığı, hizmet ürettiği ve bütün Bursa’nın gördüğü işler.

Şimdi bunları durduralım, seçmediklerinizi geri getirelim, yeniden borç yapsınlar, yeniden israf yapsınlar. Bursa’nın bıktığı işleri tekrar tekrar yapsınlar, Mustafa Bozbey de haksız yere hapiste yatsın… MHP’li, AK Parti’li Bursalılar, ben sizin Bursa’nın da evladıyım, Bursa’nın damadıyım. Bursalıları bilirim. Bursa’daki hiçbir vicdan bu alçaklığa sessiz kalmaz, hiçbir vicdan!

Bursa bu hizmetlerle gurur duysun

Şimdi Mustafa Bozbey’in benden bir isteği vardı. Diyordu ki, “Nisan ayında bir gün gel Genel Başkanım, çünkü çok açılışım birikti. Bu açılışları birlikte yapalım.” Geçen gün haber yollamış avukatlarıyla. Demiş ki: “Genel Başkan nisan ortasında gelecekti, açılış yapacaktık. Ama beni aldılar içeriye koydular. Ne olur ne olmaz, bir suçum yok ama sırf belediyeye çökmek için gelip de beni tutuklarlar. Sonra da üç beş ay yatırırlar, sonra çıkıp benim yaptığım işleri kendileri yapmış gibi anlatırlar, açılış yaparlar. Genel Başkanım gelsin, ben buradayım, o orada, açılışı yapsın. Bursalı kimin hizmet yaptığını görsün, kumpasa teslim olmasın.”

Bugün Mustafa Bozbey’in beklediği, açılış için beni beklediği 29 hizmetin açılışını yapacağız. Bu otobüsün üstünde 103. kez iradeye sahip çıkıyoruz. Şiirler okuduk, şarkılar söyledik, gün oldu ağladık, gün oldu gülümsedik ama bu da nasipmiş ki dünya siyaset tarihinde ilk kez: Hizmetleri yapan, polis tarafından sorgudayken, savcı sorgusu beklerken; gecenin bir yarısında, ama hizmeti alanlarla birlikte hep toplu açılış töreni yapıyoruz. Bu da tarihe böyle geçsin. Bize bunu yaptıranlar yaptıklarından utansınlar, Bursa da bu hizmetlerle gurur duysun!”

Manisa’da miting gibi açılış

CHP Genel Başkanı Bursa’dan önce memleketi Manisa’daydı ve burada Yunus Emre Belediyesi’nin açılış törenine katıldı. Yağmur altında yapılan törene büyük bir katılım oldu, bu tören de mitinge dönüştü.

Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban’ın ev sahipiliğinde 100’üncü Yıl Meydanı’ndan gerçekleşen toplu açılış törenine CHP Genel Başkanı Özel’in yanı sıra; Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Besim Dutlulu, CHP Manisa İl Başkanı İlksen Özalper, CHP Genel Başkan Yardımcıları, CHP Manisa Milletvekilleri, CHP’li ilçe belediye başkanları, CHP Manisa ile ve ilçe yöneticileri ile vatandaşlar katıldı.

Yağmur yağışına rağmen yurttaşların yoğun katılım gösterdiği törende konuşan Özgür Özel, şunları söyledi:

“Yüzde 6 oy da aldık bu şehirde. En son, biraz önce burada, o gün Yunusemre adayı olan, o gün Akhisar adayı olan, şimdi sizlere hitap eden iki başarılı belediye başkanımızla ve o gün Şehzadeler’e aday olan rahmetli Gülşah’ımızla, o gün Büyükşehir adayı olan kardeşim Ferdi Zeyrek’le birlikte yüzde 60’ı da hep beraber aldık. Resimleri orada. Allah gani gani rahmet eylesin. Yola çıktık. Manisa merkezde üç belediye başkanı vardı. Doğduğumuz, büyüdüğümüz şehirde. Doğduğum ilçede Gülşah’la Ferdi’ye oy verdiniz. Yaşadığımız ilçede burada Semih Başkan’la Ferdi’ye oy verdiniz. Ferdi’miz ve Gülşah’ımız bir yerlerden bizi izliyorlar. O güler yüzleriyle, o tertemiz kalpleriyle, bıraktıkları inanılmaz anılarla Allah gani gani rahmet eylesin.

“Halkçı belediyecilik uygulamaları için teşekkür ediyorum”

Manisa’daki tüm belediye başkanlarımız ve benimle birlikte 4 milletvekilimiz il başkanımız, ilçe başkanlarımız, bütün örgütlerimiz Manisa’nın kaderini değiştirmeye, kötü giden işleri durdurmaya, iyisini sürdürmeye, kötü gideni durdurmaya, yerine en iyisini yapmaya kararlılar. Birbirimize şahidiz ki kimsenin gönlünü kırmamış, hakkını yememiş, zor durumda kalan herkese sahip çıkmış bir eğitimci, Semih Balaban. Ömrü boyunca hep yerel yöneticilik hayali kurmuş, bu şehre belediye başkanlığı yapmayı arzu etmiş Semih Balaban. Sizlerin takdirleriyle bu göreve geldi. O gündür bugündür gece gündüz arı gibi çalışıyor. Yüzde 46 oyla seçildiğimiz bu belediyede, biraz önce kendisinin de bahsettiği toplam 43 projeyle birlikte gerçekten belediyecilik alanında destan yazıyoruz. Manisa’da şu anda bu işler yapılabiliyormuş da niye yapılmamışın şoku yaşanıyor. İktidar partisinden bir belediye başkanısın 1,5 milyar lira borç bırakıyorlar. O borcu alıyoruz, eritmeye, döndürmeye çalışıyoruz ama bir yandan halka bu kadar dokunan, bu kadar önemli işleri hep birlikte yapıyoruz.

Burada büyük bir memnuniyet oranıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ne 2 yıl önce onu seçen seçmen sımsıkı sarılırken, seçmeyen seçmen yeni CHP’li seçmen olmaya, bu büyük yürüyüşte aramıza katılmaya, rekorlarla yeniden burada Cumhuriyet Halk Partisi’ni seçmeye hazırlanıyor. Halkın içinde olan, hem geçmişten beri yol yürüdüğü kimsenin elini bırakmayan hem yeni tanıştıklarına sımsıkı sarılan sıcacık bir belediyecilik anlayışı için hem duruşuyla hem yaklaşımıyla hem dünyaya bakışıyla, ona bakınca Terzi Fikri’yi hatırlıyorum. Semih Başkan’ı yürekten kutluyorum. Manisa zor başlangıçların şehridir, hep söylüyorum. Bu şehirde en zor başlangıçlardan birini yapan isim Besim Dutlulu’dur. Besim Başkan, Ferdi Zeyrek gibi bu şehrin sokaklarında üç tekerlekli bisiklet çevirerek büyümüş bir esnafın oğlu olan, kendi bir akademik odada başkan olan, mimar olan, sonra bir yanıyla esnaf olan, sonra güçlü, sempatik bir siyasetçi olan, dokunmadığı kimse olmayan, birbirimizle Manisalılıkta yarıştığımız, kökü, düşü Manisa’da olan, yarın evlatlarını bırakacağı mirası Manisa’da olan Ferdi kavuştu, biz de kavuşacağız. Kavuşacağı toprak da Manisa’da olan bir Manisa sevdalısının acı kaybından sonra, siyasetçilerin, cumhurbaşkanlarının dolduramadığı meydanı cenazesiyle dolduran, taşırtan, bütün Türkiye’yi ağlatan bir vedadan sonra belediye meclis grubumuz toplandı ve herkes dedi ki burada aday olunmaz, görev verilir, verilecek görev zordur. Kime verirsen Allah yardımcısı olsun, arkanızda duracağız. Hatta Besim Başkan’ın adaylığını kendi aramızda hiç konuşmadık. Ben kendisiyle dahi konuşmadım. Çünkü ilk sözlerden birini alan Semih Başkan, sonra bütün belediye başkanlarımız ‘hangimize verirsen taşınacak yük değil ama hepimiz partimiz için çalışacağız’ dediler. Besim Başkan’a görevi teklif ettik. O da görevi üstlendi. Oy birliğiyle seçildi. O günden bugüne hem Ferdi’nin hatırasını yaşatmak, Ferdi’nin hedeflerine ulaşmak, Ferdi’ye alışık bu şehrin beklentilerini karşılamak üzere emek veriyor, gayret gösteriyor. Biz onun emeklerinden, çabalarından, yaptıklarından ve belediyeyi yönetişinden memnunuz, razıyız. Ona da bir kez daha hem bir dayanışma hem de Ferdi’ye gösterdiği vefa için teşekkür alkışlarımızı sunalım.

“Türkiye’de de bin kreş hedefinden 801’ine daha ikinci yılımızda ulaşmış durumdayız”

Elbette Ferdi’nin emaneti Manisa’dır. Emaneti evlatlarıdır. Emaneti eşidir. Eşi, bizim emanetine sahip çıkmamızı beklemek yerine onun büyük emanetini sırtlayan bir yürüyüş gerçekleştiriyor. Ferdi’nin adına bir vakıf kurdu. Türkiye’den gelen bütün dayanışma taleplerini karşılayarak hep beraber çok doğru işleri yaparak acısını bir tarafa bıraktı. Bir yandan evlatlarına, bir yandan Ferdi’nin hatırasına sahip çıkıyor. Nurcan kardeşimle gurur duyuyoruz. İkinci yılı Cumhuriyet Halk Partili yerel yönetimler tamamladı. Biz belediyelerimize hedef koymuştuk. ‘Bin kreş yapacaksınız’ diye. beşini Semih Başkan yapmış, haklı şekilde övünerek anlatıyor. Türkiye’de bin kreş hedefinden 801’ine daha ikinci yılımızda ulaşmış durumdayız. Yüzde 80 hedefi tutturan belediye başkanlarımı kutluyorum. 100 öğrenci yurdu istemiştik. 77’si faal durumda. Orada da yüzde 77 hedefi tutturduk. Toplamda 172 kent lokantası var. 173 halk market, halk mandıra, halk ekmek var.

“Bu parti Seyit Onbaşı’nın partisidir”

Parti büyük bir saldırı altında ama biz bu kumpasların ne olduğunu biliyoruz. CHP, bunlardan korkup geri adım atacak, sinecek, konuşmayacak, teslim olacak bir parti değildir. Normal bir siyasi parti, kaldırdığımız yükün onda birinde ezilir. Ama bu parti Seyit Onbaşı’nın partisidir. Yükten yılmayan, yükü görünce efsaneleşenlerin partisidir. Bu parti, teslim olmayanların, kurşun bitince süngü takanların, süngüye karşı şehadete koşanların ama Çanakkale’yi geçirmeyenlerin, Anadolu’yu teslim etmeyenlerin kurduğu partidir. Onun için yıllarca seçim kazanınca milli irade, milli irade deyip sonra o milli irade kendi aleyhine tecelli edince kirli irade diyenlerin, milli iradeyi baştacı ederken milli irade böyle tecelli ettiğinde onu alaşağı edenlerin samimiyetsizliğini bu millet görmüştür.

Bu millet kime inanıyor, kime güveniyor, cesaretle dimdik duranların nasıl arkasında duruyor diye bakarsanız Manisa’ya bakın. Yüzde altı oyla çıktığımız yolda yüzde 60 oya bu memleket bizi getiriyorsa tanıyor Özgür Özel kimdir, tanıyor Cumhuriyet Halk Partisi nedir.

“İliğimize, kemiğimize kadar cumhuriyetçiyiz, Atatürkçüyüz, milliyetçiyiz”

Bu partiden ne terör sevici kimsenin çıkmayacağını, ne hırsız, yolsuz çıkmayacağını bu partinin evlatları doğduğu günden öldüğü güne kadar tanıdığı Cumhuriyet Halk Partisi’ni bugün de bu yağmurun altında yalnız bırakmıyorsa bu işte bir iş vardır. Biz iliğimize, kemiğimize kadar Semih Başkanımla, Besim Başkanımla, Hakan Başkanımla, bütün başkanlarımla, rahmetli Gülşah’la, Ferdi’yle iliğimize, kemiğimize kadar Manisalıyız. İliğimize, kemiğimize kadar Cumhuriyet Halk Partiliyiz. Cumhuriyetçiyiz, Atatürkçüyüz, milliyetçiyiz. Bu ülkeyi var eden tüm değerlere sahip çıkan, aslanlar gibi yan yana duran, kimseden yılmayan, baskıdan korkmayan, şehri için ölmeyi göze alan ama asla teslim olmayan arkadaşlarız. Yan yana, omuz omuza duran neferleriz. Ve bu şehre ya da hangi mevkide duruyorsak o mevkiye bizden daha çok layık olanlar, aha bu meydanın en dibinde en arka duran abimdir. Burada duran kardeşimdir. Buradaki gençlerimdir. Manisa’nın her görüşten insanıdır. Biz biriz, beraberiz. Hepinizi çok seviyoruz. Hepinizi en güzel, en yüce duygularla selamlıyorum. İyi ki varsınız.

Çok daha güzel günler göreceğiz. 31 Mart 2024 akşamı televizyonlarda, akşam 9’da çıkıp da ‘evet TRT sana 47 yıl sonra bir sürprizim var. Cumhuriyet Halk Partisi TRT ekranlarında yeniden Türkiye’nin birinci partisi’ nasıl dediysem, bir sonraki seçim akşamı da izleyin hemşehrilerim. ‘Cumhuriyet Halk Partisi 100 yıl sonra yeniden iktidar partisi.’ Bu anonsu yapacağım. Bu yazıyı yazdıracağım. TRT ekranlarına bu haberi geçecek Anadolu Ajansı, Atatürk’ün kurduğu Anadolu Ajansı, bütün Türkiye’ye, bütün dünyaya. İnanın buna, çok güzel günleri hep beraber göreceğiz.”

Yorum gönder