Buzullar hızla yok oluyor: ‘Yasa çıkarılmalı, Cilo’nun üstü örtülmeli’
Cumhurbaşkanlığı kararı ile 2020 yılında ‘milli park’ ilan edilen Cilo Sat Dağları’ndaki buzul ve etrafındaki göller her yıl yurt içi ve yurt dışından gelen binlerce turisti ağırlıyor. Van YYÜ Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu buzulların alan kaybı yaşadığını, son yıllardaki Cilo buzulları başta olmak üzere dünyadaki diğer buzulların hızla eridiğini, bu durumun da endişe verici olduğunu anlattı.
Prof. Dr. Alaeddinoğlu doğal miras olan buzulların korunması için örtüyle kaplanması gerektiğini belirterek “Bu yıl Van Gölü Havzası, Doğu Anadolu bölgesinin tamamı, kısmen Güneydoğu Anadolu, Türkiye’nin farklı bölgeleri çok ciddi bir yağış aldı. Cilo buzulları da dahil olmak üzere, bu bölgedeki dağlar çok ciddi bir kar yağışı aldı. Bu kar yağışı bölgenin su bilançosu açısından çok ciddi katkı sunan, pozitif anlamda olumlu etkileyecek bir süreci destekler. Ancak Cilo Dağları’ndaki buzulların ömrünü uzatmaya ya da olumlu etkilemeye bir katkısı olmaz. Çünkü yağan karın büyük kısmı yaz aylarında eriyecek.
O mevcut yapının üstüne ekstradan bir kar örtüsü gelmeyecek, onu olumlu anlamda etkilemeyecek. Dolayısıyla, Cilo dahil olmak üzere o buzulların tamamı maalesef önümüzdeki aylarda başlayacak olan o sıcak hava dalgasıyla birlikte var olan karı erittiği gibi, geçmişten gelen o buzulların, kalıcı kar örtüsünün büyük ölçüde erime sürecine girmesine neden olacak. Bu yıl yağan yağış Van Gölü Havzası’nın su ihtiyacı açısından pozitif anlamda katkı sundu. Ama bu durum buzullara yansımayacak. Temmuz, ağustos ayıyla birlikte kalıcı buzullar yavaş yavaş erimeye başlayacak. Oradaki erimeyi durdurmamız mümkün değil. İklim değişikliği ya da sıcaklık her yerde aynı değil.
Örneğin Van Gölü kıyısında farklıdır, dağlardaki farklıdır, kuzey kutbuna gidersiniz daha farklıdır. Antalya, ya da Güneydoğu’da daha alçak sahalarda ortalama sıcaklıktaki artışlar 1-2 derecedir. Ama Cilo ya da diğer dağlarda bu sıcaklık 6-7 dereceye çıkıyor. Bunun önüne geçmemiz mümkün değil” dedi.
‘Milli park’ ilan edilen Cilo Dağları’ndaki buzulların korunabilmesi için gerekli yasaların çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Prof. Dr. Alaeddinoğlu “Bu yılki Cilo buzulların ne kadar alan kaybettiği ile ilgili güncel uydu görüntüleriyle tespit etmemiz mümkün. Ama şu an net bir rakam yok. Buzulların alan kaybetme süreci devam edecek. O buzullarla ilgili kısmi önlem almazsak, yani buzulların erimesini önleyecek ekstradan tedbirler almazsak, yani sadece doğanın kendi akışına bırakırsak sıcaklıktaki artış oradaki buzulların erimesini zamanla daha da hızlandıracak. Sıcak hava dalgası sayılarının çok arttığını görüyoruz.
Dünyanın farklı ülkelerinde buzullarla ilgili önlemler var. Örneğin o kalıcı buzulların örtü şeklinde kapatılması en azından bu buzulların erimesini yavaşlatır. O buzullar birer doğal miras. Dünyanın da ilgisini çekiyor. Başta turizm olmak üzere özel ilgi duyan insanlar var. Bu insanların sayısı her geçen gün artıyor. Biz bu buzulları korursak hem kendi ülkemizde yaşayan insanların oranın görmesine fırsat sunmuş olacağız hem de dünyanın farklı ülkelerinden gelen insanların burada ağırlanarak o buzulları uzaktan görmelerini sağlayabiliriz. Yani gelen insanlara o buzulların üstünde gezip tahrip etmek değil uzaktan görmek ve fotoğraflamak şekliyle fırsat sunmuş oluruz” diye konuştu.
Buzulların üstünde gezilmemesi uyarısında bulunan Alaeddinoğlu “Buzulların bu sıcaklıktaki artışla birlikte yüzeyi eriyor. İçten de erime var. Buzulların üstünde insanların gezinmesi iki türlü çok tehlikeli.
Birincisi buzul ömrünü kısaltıyor, yani insanlar orayı tahrip ediyor ve gevşetilerek erime sürecini hızlandırıyor.
İkinci nedense buzulun altında erimeyle birlikte çatlamalar oluşmuş. İnsanlar üstünde gezerek belki hayatlarını tehlikeye atıyorlar. O bölgede insanların buzulların üstünde gezinmesi kesinlikle yasaklanmalı. Buna asla izin verilmemesi lazım. Bu buzullar birer miras, çok özel bir alan.
Buranın korunması için özel yaptırımlar, kararlar alınmalı. Bu buzullar dünyanın her yerinde yok ve istediğimiz anda ulaşamazsınız. Bu konuda hakikaten belirli yasalar, yaptırımlar almak kaydıyla o buzulların korumamız gerektiğini, hem özel yasalar çıkararak hem de buzulun belirli bölgelerinin üzerini kapatarak korumalıyız. Belki yok oluşunun önüne geçemeyebiliriz, ama en azından süreci uzatabiliriz. Buzullar her yıl daha fazla alan kaybediyor. Muhtemelen 2026 yılının sonuna geldiğimizde, insanlar son yüzyılın en sıcak yılı, bu yıl diyecek. Değişen şu olacak; bu yıl Van Gölü ve Doğu Anadolu Havzası çok yağış aldı. Bu çok iyi bir şey bu bölge için. Ama Türkiye’nin, ya da dünyanın her bölgesi aynı yağışı almadı. Dolayasıyla sıcaklık hava artışları devam edecek. Bu tehdit devam edecek. Bununla ilgili tedbirler alınmalı, özel yasa çıkarılmalı” dedi.



Yorum gönder