NATO Ülkelerinde Savaşmaya İstekli Misiniz?

NATO ÜLKELERİNDE SAVAŞMA İSTEĞİ ARAŞTIRMASI

NATO üyesi ülkelerde yurttaşların savaşma arzusu üzerine gerçekleştirilen derinlemesine bir anket, ülkeler arasında çarpıcı farklılıkların bulunduğunu ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye, yüzde 88 ile en yüksek orana sahip ülke olarak dikkat çekiyor.

ARAŞTIRMA DETAYLARI

Bu anket, Riga Stradins University ile Center for Geopolitical Studies Riga’nın iş birliği ile Eylül-Ekim 2025 döneminde gerçekleştirildi. 31 binden fazla kişinin katılım gösterdiği bu çalışma, tüm NATO ülkelerinde ulusal temsili bulunan bir örneklem üzerinden yapıldı.

Araştırma sonuçları, ülkesini korumak amacıyla savaşmaya en istekli yurttaşların bulunduğu ülkeleri sıraladığında, Türkiye’nin ardından Arnavutluk (yüzde 69), İsveç (yüzde 66), Finlandiya (yüzde 64) ve Karadağ (yüzde 63) olduğu görülüyor. İlk on sıradaki diğer ülkeler ise Yunanistan (yüzde 63), Norveç (yüzde 61), Litvanya (yüzde 52), Polonya ve Slovenya (yüzde 49) olarak belirlenmiş.

<strong JEOPOLİTİK NEDENLER

Uzmanlar, Türkiye’deki yüksek oranın jeopolitik konumla ilişkili olduğunu, İskandinav ülkelerindeki yüksek oranların ise Rusya’dan kaynaklanan tehdit algısı ve yaşam tarzını koruma isteğiyle açıklanabileceğini ifade ediyor.

Baltık devlerinde, Rusya’ya coğrafi olarak en yakın konumda olan ülkelere bakıldığında, farklı sonuçlar dikkat çekiyor. Litvanya yüzde 52 ile ön sıralarda yer alırken, Estonya yüzde 45 ve Letonya yüzde 37 ile daha geride kalıyor. Bu durumun, Rusça konuşan nüfusun etkisiyle ilgili olduğu düşünülüyor.

KÜRESEL DÜZENDE ORANLARIN DURUMU

Kuzey Amerika’daki NATO ülkeleri arasında yer alan Kanada’da katılımcıların yüzde 39’u, ABD’de ise yüzde 37’si ülkesini savunmak amacıyla savaşmaya istekli olduklarını belirtiyor. Bu oranlar, genel sıralamada orta seviyenin altında yer alıyor.

<strong AvRUPA'NIN BATISINDA DÜŞÜK ORANLAR

Araştırmaya göre, savaşma arzusunun en düşük olduğu ülkeler arasında İtalya ve Slovakya (yüzde 25), Almanya (yüzde 27), Hollanda (yüzde 30), Macaristan ve Çekya (yüzde 33) bulunuyor. Bu ülkelerde doğrudan askeri tehdit algısının düşük olduğu, özellikle Almanya ve İtalya’da İkinci Dünya Savaşı’nın tarihsel etkilerinin belirleyici bir faktör olduğu ifade ediliyor.

Uzmanlar, kamuoyu yoklamalarının kriz anındaki gerçek davranışı tam olarak yansıtamayabileceğine dikkat çekiyor. Savaşın gelişimi, askeri kapasite, müttefik destekleri ve bireysel koşulları gibi unsurların, kişilerin kararlarını önemli ölçüde etkileyebileceği vurgulanıyor.

Araştırma, NATO içindeki tehdit algısı ve toplumların kendi ordularına destek verme eğilimlerinin ülkeden ülkeye ciddi farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor. Bu durumun, ittifak içinde stratejik planlamaların gözden geçirilmesi gerektiğini işaret ediyor.

Yorum gönder