Erzurum’un simgelerini eski ceketlere işleyip tekstilde sürdürülebilirlik mesajı veriyorlar
ERZURUM (AA) – TALHA KOCA – FARUK KÜÇÜK – Erzurum'un tarihi ve simge noktaları ile kentle bağdaşan unsurları kullanılmayan eski ceketlere işleyen öğrenciler, tekstilde sürdürülebilirlik mesajı veriyor.
Atatürk Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü 3. sınıf öğrencileri, sürdürülebilirlik dersi kapsamında eski ceketleri yöresel ehram kumaşıyla birleştirip çeşitli tasarımlar yaptı.
Öğrenciler, ceketleri temizledikten sonra üzerine ehramdan Üç Kümbetler, tabyalar, Tortum Şelalesi ve Çifte Minareli ile Yakutiye medreselerinin desenlerini işledi.
Bazı öğrenciler de tasarımlarında 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda adını duyuran kahraman Türk kadını Nene Hatun'u ve Huma Kuşu türküsünün hikayesini konu edindi.
Yaklaşık 3 ayda 50 ürün tasarlayan 20 öğrencinin eserleri kent merkezindeki Yakutiye Medresesi'nde düzenlenen "Eskiden Yeni" sergisinde beğeniye sunuldu.
– "Atıl ürünlerin tekrardan kazandırılmasıyla israfı engellemeye çalışıyoruz"
Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Başkanı Doç. Dr. Fazlıhan Yılmaz, AA muhabirine, serginin 1 hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlayacağını söyledi.
Yılmaz, kentin tanıtımına katkı sağlamayı ve atıl ürünlerin yeniden değerlendirilebileceğini göstermeyi istediklerini belirterek, "Erzurum'un geleneksel ehram kumaşını tanıtmak ve günümüz popülaritesini kazanmış atık tekstil mamullerinin tekrardan kullanımını amaçladık. Çevreye olan duyarlılık ve atıl ürünlerin tekrardan kazandırılmasıyla israfı engellemeye çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü Öğr. Üyesi Doç. Dr. Zeynep Kırkıncıoğlu da tekstilde sürdürülebilirliğe dikkati çekmeyi amaçladıklarını anlattı.
Tasarımların sergilenmesinden memnuniyet duyduklarını aktaran Kırkıncıoğlu, şunları kaydetti:
"Atıl durumdaki ceketleri topladık, temizleyip yeniden tasarlanacak hale getirdik. Öğrencilerimiz eserlerine Erzurum'un sosyal ve kültürel hayatını işledi. Bir dadaşın, Nene Hatun'un ve tabyaların hikayelerini işlediler. Ehram, kot ceket ve Erzurum temasıyla yeniden tasarlanan eserler, uzun süre kullanabilecek ürünler haline geldi. Eserlerin hepsinde Erzurum'a ait sosyal, kültürel ve tarihi bütün hikayeler mevcut."
– Tasarımlarıyla hikayeler de anlattılar
Öğrencilerden Samet Koçak ise kentin simgesi çift başlı kartalın kanatları arasına Erzurum Kalesi'ni işlediğini dile getirerek, "Kartal, hikayesinde kalenin koruyucu ruhu anlamına geliyor. Kaleyi iki kanadının arasına alarak koruma içgüdüsünü anlatmaya çalıştım." ifadelerini kullandı.
Zeynep Doğan da Narman ilçesindeki Peri Bacaları'nı 3 ayda tasarıma işlediğini ifade ederek, "Kapadokya'da peri bacaları var ama Erzurum'da olduğunu da çoğu insanın bilmediğini düşünüyorum o yüzden bunu yansıtmak istedim. Ehramla uyumunu da renk ve doku olarak da bağdaştırdım." diye konuştu.
Sedanur Karaca ise "Erzurum'un 'Huma Kuşu' türküsünü ele aldım. Evlendikten sonra seferberlik ilan ediliyor ve eş askere gidiyor. Eşini bekleyen kadını anlatmak istedim. O kadar uzun zaman bekliyor ki eşi dönmüyor ve ardından kadın kuşlardan haber bekliyor. Kuşun ağzına ağırlaşan zamanı anlatmak için saat yerleştirdim." dedi.
Nazlıcan Baran da "Erzurum hanımlarını konu aldım, ehrama bürünüp dışarıda yürümelerinden çok etkilemiştim. Ehramın tonlarıyla Palandöken'i bağdaştırdım." şeklinde konuştu.



Yorum gönder