Bir büyük Amerikan yenilgisine doğru mu gidiyoruz?
Aynı haber benim görebildiğim kadarıyla The New York Times’da, The Wall Street Journal’da ve Financial Times gazetelerinde (ve bir de 10Haber’de) manşet: Başkan Trump, New York borsası tarihi bir düşüş yaşayınca ve petrol fiyatı yeniden 108 dolara yükselince İran’la barış ümidini taze tutmak için bu ülkeye verdiği mühleti 10 güne uzattı.
Amerikan ekonomisinin durumu Trump’ın zayıf noktası. Bunu önceden de biliyorduk ama dünkü açıklamaları bu zaafın açık itirafı oldu.
Şunu görüyoruz artık: Her ne kadar Trump Basra Körfezi’ne daha fazla kara askeri gönderiyor olsa da savaşın uzamasını istemediği belli.
Zaten gönderdiği kara gücü (hepi topu 15 bin kişi, bölgedeki 50 bin askerle toplayınca 65 bin kişi) İran gibi bir ülkeyle kara savaşı yapmaya, hele hele bu ülkeyi işgale yeterli bir güç değil.
Sınırlı amaçla yolluyor bile olsa, mesela sadece Hürmüz Boğazından güvenli geçişi sağlamak gibi, bu güç yine de yeterli değil.
O yüzden İran bütün bu hareketleri birer blöf olarak, birer korkutma çabası olarak okuyor ve hiç etkilenmiyor.
İran başından beri ‘Galiptir bu yolda mağlup’ şiarını hayata geçirmeye, Amerika’ya saldırıdan geri adım attırmaya ve bu yolla ‘zafer’ ilan etmeye oynuyor. Şimdi o oyunlarında sona çok yakın olduklarını düşünüyorlar.
ABD kendi ayağıyla girdiği bu tuzaktan çok şey kaybetmiş bir ülke olarak çıkacak gibi duruyor bugünden bakınca.
Hürmüz Boğazının gelecekteki kontrolu bu savaşın en önemli konusu. Bu kontrol İran’da kalacaksa, ABD peşinen kaybetmiş sayılacak. Ama geçen gün yazmaya çalıştım: Dünyanın geri kalanı, ki buna Çin de dahil, böyle bir şeye izin vermek istemeyecektir.
ABD ve Başkan Trump daha uzun bir savaşı göze alır mı?
Bazı analizciler, Trump’ın bu konuşmaları bir ‘taktik’ olarak, ordusuna zaman kazandırmak için yaptığını söylüyor.
Amerikalı bir yatırım şirketi patronu dün Financial Times gazetesine yaşananlar için ‘Radikal belirsizlik’ demiş.
Gerçekten öyle. Radikal bir belirsizlik çağındayız.



Yorum gönder