KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, bölgedeki askeri gerilim karşısında Türkiye’nin tedbirlerini değerlendirdi:
LEFKOŞA (AA) – MEHMET KEMAL FİRİK – Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, son süreçte Türkiye'nin yürüttüğü dış politikanın pek çok ülke tarafından takdirle karşılandığını belirterek, "Çok büyük bir gururdur aslında bu olay (ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar) karşısında Türkiye Cumhuriyeti'nin sergilediği pozisyon." dedi.
AA muhabirine, son gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Türkiye ile her konuda koordinasyon içinde olduklarını ve söylem birliği sağladıklarını söyledi.
Erhürman, KKTC olarak, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ile başlayan ve Tahran'ın misillemeleri ile devam eden süreçle ilgili Kıbrıs'a yönelebilecek tüm riskleri gözden geçirerek Türkiye ile istişare halinde gerekli tüm hazırlıkları yaptıklarını ve bugüne kadar KKTC açısından büyük bir tehlike bulunmadığını aktardı.
Bölgedeki son gelişmeler karşısında kendilerini güvende hissetmelerine rağmen rehavete kapılmadan tüm tedbirleri aldıklarını vurgulayan Erhürman, KKTC'nin bölgenin en güvenli ülkesi olduğuna dikkati çekti.
Erhürman, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin (GKRY), tüm uyarılara rağmen Türkiye'ye karşı uygulanabilirliği mümkün olmayan gerçekçilikten uzak bir güç dengesi oluşturma hedefiyle askeri anlaşma ve ittifaklara yöneldiğine işaret ederek, "Üzülerek söylemek zorundayım ki; son dönemde İngiliz üsleri ön plana çıktı ama Baf'taki Andreas Papandreu Üssü'nün varlığı ve o üs doğrultusunda yapılmış askeri anlaşmalar ve ittifaklar meselesini de çok göz ardı etmemek lazım." diye konuştu.
GKRY'nin yaptığı tüm askeri anlaşma ve ittifaklarla oluşturduğu risklerden ötürü de olsa kendilerinin etkilenebileceğine dikkati çeken Erhürman, Kıbrıslı Türklerin iradesi olmadan alınan kararların sonuçlarına katlanmalarının beklenmesinin adil olmadığının altını çizdi.
Erhürman, bölgeye bakıldığında Türkiye ve KKTC'nin güvenli bölgelerde bulunmasının önemli olduğuna, son süreçte Türkiye'nin yürüttüğü dış politikanın pek çok ülke tarafından takdirle karşılandığına dikkati çekerek, "Çok büyük bir gururdur aslında bu olay (ABD-İsrail ile İran arasındaki çatışmalar) karşısında Türkiye Cumhuriyeti'nin sergilediği pozisyon. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Yurtta sulh, cihanda sulh' şiarının bugün hayata geçirildiği bölge Türkiye ve KKTC açısından etkilerini gösteriyor." diye konuştu.
Yürüttüğü dış politikanın, Türkiye'yi herkesle konuşabilen yegane ülke haline getirdiğini vurgulayan Erhürman, bu durumun Türkiye'nin pozisyonunu güçlü kıldığını belirtti.
Erhürman, Orta Doğu'da yaşanan çatışma ve kriz süreciyle ilgili Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tüm mesajlarında barış ve diplomasiye vurgu yaptığına değinerek, şöyle devam etti:
"Sayın Cumhurbaşkanı'nın açıklamalarında sürekli 'barış' çağrısı var. Bu savaşın bir an önce bitmesi gerektiği tespiti var. Çok yoğun dış görüşmeleri var. Zaten Sayın Bakan Hakan Fidan, şimdi bölgede görüşmeler yapıyor. Ve önce de söylediğimiz gibi, bütün bu görüşmelerde, Türkiye Cumhuriyeti tüm taraflarla konuşabilen ve sürecin bitirilmesinde payı olacak ülke konumunda bulunuyor."
– Erhürman'dan "Türk F16 uçaklarının KKTC'ye konuşlandırılmasına" destek
KKTC Cumhurbaşkanı, Güney Kıbrıs'ın Ada'yı bir cephaneliğe dönüştürecek yaklaşımının Kıbrıs'ı yaşanabilir bir yer olmaktan çıkarabileceğini vurgulayarak, bölgeye yönelen diğer askeri enstrümanlara karşı Türkiye'nin KKTC'ye konuşlandırdığı F16 uçaklarıyla ilgili Rum tarafının eleştirilerinin yersiz olduğunu söyledi.
Güney Kıbrıs'a yapılan askeri sevkiyatlardan ötürü adeta denizde yer kalmadığına işaret eden Erhürman, "Türkiye tarafından buraya gönderilen F16'ları eleştiriyorlar. Ve bunlarla ilgili bile söz söyleme yetkisini kendinde görüyorlar. Bu ülkenin statüsüne göre Türkiye Cumhuriyeti, Ada'nın tamamının garantörü olan bir ülke. Peki Fransa ne? Hollanda ne? Hangi statüye sahipler Ada açısından baktığımızda?" ifadelerini kullandı.
– "GKRY'ye askeri sevkiyatlar kalıcı olmamalı"
Erhürman, GKRY'nin Türkiye'ye karşı güç oluşturma hedefiyle başlattığı askeri ittifaklar ve anlaşmaların, bugün Güney Kıbrıs'ta turizm sektörüyle ilgili tartışmaları beraberinde getirerek bölgenin güvenli olmadığı imajını doğurduğunu anlatarak, "İyi de İngilizler zaten üsler dolayısıyla buradaydı. Fransız Charles de Gaulle buraya geldi, Hollanda’dan gemi geldi, oradan geldi, buradan geldi. Elbette bunların gelişinin dış basında bir yayını olacak. Orada yayın olduğunda da siz ne söylerseniz söyleyin. Bu bölgenin, güvenli bir bölge olmadığı algısı insanlarda oluşacak." şeklinde konuştu.
Güney Kıbrıs'ın Türkiye'ye karşı kurmaya çalıştığı güç dengesinin bölgeyi riske soktuğu gibi GKRY'yi de amacına ulaştırmadığını söyleyen Erhürman, şunları kaydetti:
"Bugüne kadar aldığın kararlar, yaptığın anlaşmalar ve kurduğun ittifaklar dolaysıyla güvende hissetmiyorsun aslında. Bu sadece İngiliz üsleri bölgesi meselesi değildir. Onun öncesinde birtakım ittifaklar meselesi var. Daha çok kısa süre önceydi değil mi İsrail-Yunanistan-Güney Kıbrıs ittifakı çabalarının ortaya çıkışı. Şimdi İsrail, bu savaşın ana aktörlerinden biri ve İsrail'i sizin ittifak ortaklarınızdan biri olarak lanse ediyorsunuz. Dolayısıyla burada birtakım güvenlik endişeleri varsa bunun kaynaklarının nereler olduğunu da herkes görebiliyor."
Erhürman, "GKRY'nin bir an önce maceracı tutumundan vazgeçmesi ve gerçekleri görmesi gerektiğini" belirterek, "Güney Kıbrıs'ın bölgede kendini çok özel bir aktör gibi görmeye devam etmesi halinde çok büyük risklerle karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz." dedi.
İzlenilen dış politika ve iki ülke arasındaki koordinasyon sayesinde bölgedeki en güvenilir ülkelerin Türkiye ve KKTC olduğunu vurgulayan Erhürman, "(GKRY'nin davetiyle) Buraya gelmiş olan askeri enstrümanların kalıcı olacağını düşünmediğim gibi olmaması gerektiğini çok açık söylüyorum." diye konuştu.
