Ali Babacan: ‘Harıl harıl sermaye çıkıyor’
Bana soracak olursanız Türkiye’de ekonomide yaşanan en önemli konuların başında, geçen ay Merkez Bankası’nın ödemeler dengesi rakamlarının açıklanmasıyla ortaya çıkan bir acı gerçek geliyor.
O da, 2025 yılında Türkiye’den 30 milyar dolara yakın sermayenin çıkmış olması gerçeği.
Türkiye, verdiği onca yüksek reel faize rağmen yurt dışından sıcak para girişini sağlayamadığı gibi kendi öz sermayesini de ikna edemiyor, yerli sermaye de yurt dışına çıkıyor.
Bu konu, resmi rakamlarla da teyit edilmiş bir konu olduğu halde nedense ülkede ne muhalefetin gündemine geldi ne ekonomi basının ne iş dünyası örgütlerinin.
Sanki böyle bir şey yaşanmıyormuş, olmamış gibi yapıldı.
Dün nihayet Ali Babacan çıktı ve bu gerçeğe parmak bastı, “Ülkemizden harıl harıl sermaye çıkışı yaşanıyor” dedi.
Evet, harıl harıl.
Burada benim açımdan sürpriz Ali Babacan’ın bunu söylemesi değil, Ali Babacan’ın söylediği yer. Manisalı iş insanlarına bir cesaret gelmiş olmalı, şehirdeki Manisa Sanayici ve İş İnsanları Derneği MANSİAD konuşma yapması için Babacan’ı davet etmiş.
Esasen, Türkiye’den bir yılda 30 milyar dolar gibi bir sermayenin çıkmasının sebebiyle benim bir iş dünyası örgütünün Ali Babacan’a konuşması için davet yapmasına şaşırmam aynı sebepten kaynaklanıyor: Ülkedeki korku atmosferi.
Bunca sermaye, Ekrem İmamoğlu’nun hapse atılması dahil her şeyi yapmayı göze almış gözüken iktidardan artık ne köy ne kasaba olacağına dair inançsızlıktan ve o iktidara karşı duyulan korku yüzünden kaçıyor ülkemizden. Bu korku atmosferini yaratan başlıca aktörün savcılıktan alını Adalet Bakanlığına getirilmesi, korkuyu daha da büyüttü ve kurumsallaştırdı.
Türkiye’de Tayyip Erdoğan iktidarı, halkın mutluluğu ve refahını değil kendi iktidarının kalıcılığını önceliyor bir süreden beri. Ve bu öncelemenin sonucu da, ülkeden sermaye çıkışı. Onun üstüne Ocak ayında işini kaybeden 516 bin kişiyi ekleyin. Düşeceğine yükselen enflasyona bakın.
Hepsi aynı şeyin sonuçları. Korku ve güvensizlik atmosferinin. Yarın sabah şirketinize el konulmayacağından emin değilseniz, buna tedbir ararsınız ister istemez.
Ali Babacan bakın ne diyor:
“Bizim yatırımcımız, bizim iş insanımız başka ülkelerde fabrika kuruyor. Başka ülkelerde üretim yapıyor. Başka ülkelerin insanlarına iş veriyor. Peki niye? Çünkü güven yok. Ekonomik dengeler altüst oldu… Hukuka güven zedelendi… Adalet duygusu sarsıldı… İnanın, pek çok iş insanıyla konuşuyoruz, hepsinde aynı endişe var. ‘Acaba bir gün sabahın altısında benim de kapım çalınır mı? Acaba bir gün benim de mal varlığıma bir gerekçeyle el konulur mu? Acaba bir gün işlerim devam ederken şirketlerim apar topar TMSF’ye devredilir mi?’ Böyle bir korku iklimi varsa, orada yatırım olmaz arkadaşlar. Böyle bir savruk düzen varsa, sermaye risk almaz. Böyle bir ülkede ağzınızla kuş tutsanız ekonomiyi düzeltemezsiniz.”
Durum bu sahiden.
