Rezerv baskısı faizde artışa zorlayabilir

Rezerv baskısı faizde artışa zorlayabilir

Mart 14, 2026 Ekonomi

ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşta ikinci hafta geride kalırken, Türkiye ve küresel piyasalarda ilk haftaya göre daha karamsar bir tablo oluştu. Savaşın ekonomik etkileri Türkiye’de giderek daha belirgin hale geliyor. Çatışmaların başladığı 28 Şubat’tan bu yana Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz satışlarının 25.5 milyar dolara ulaştığı hesaplanıyor. 

Rezervlerdeki erimenin büyük bölümü, sıcak para niteliğindeki yabancı portföy çıkışlarından kaynaklandı. Buna karşın yurt içi yerleşiklerin döviz talebinde belirgin bir artış yaşanmaması, ekonomi yönetiminin kuru her koşulda savunacağına yönelik güçlü bir beklentinin piyasalara hakim olduğunu gösteriyor.

Dolayısıyla artan rezerv baskısı para politikasına ilişkin beklentileri de değiştirdi. Merkez Bankası temmuzdan bu yana gerçekleştirdiği beş faiz indiriminin ardından son toplantısında politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.  Ancak uluslararası finans kuruluşları bundan sonraki süreçte para politikasında daha sıkı bir duruş ihtimalinin arttığı görüşünde. ABD merkezli Citigroup ekonomistleri TCMB’nin son karar metninde ‘gevşeme eğiliminin’ ortadan kalktığına dikkat çekerken, rezervler üzerindeki baskının sürmesi ve dolarizasyon eğiliminin güçlenmesi halinde ‘doğrudan sıkılaşma’, yani faiz artışı adımını değerlendirebileceği ifade etti. Kurum, nisan ayında politika faizinin değiştirilmeden ‘pas geçileceğini’ öngörüyor.

Goldman Sachs analistleri de enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon üzerinde ilave baskı yaratabileceğine ve rezerv kayıplarını hızlandırabileceğine dikkat çekti. Kurum, 22 Nisan’daki Para Politikası Kurulu toplantısında 300 baz puanlık faiz artışı ihtimalinin gündeme gelebileceğini belirtti.

Goldman Sachs: Merkez Bankası 300 puan faiz artırabilir

Küresel yatırım bankası Goldman Sachs Merkez Bankası’nın (MB) 300 baz puan faiz artırabileceğini öne sürdü.

ABD ve İsrail, 28 Şubat’ta İran’a geniş çaplı hava harekatı başlatmış, İran’ın İsrail’e ve ABD üslerine misillemesiyle savaş bölge ülkelerine yayılmıştı. Çoğu ülkenin para birimi değer kaybederken liranın istikrarını koruması dikkat çekmişti.

MB 2 Mart’ta piyasalar açılmadan önce piyasanın dalgalanmasını önlemek için dolar satmaya başladığı öne sürülmüştü. Bloomberg’e göre Türkiye lirayı korumak için 12 milyar dolar (yaklaşık 528,6 milyar lira) .

10 Mart’ta Türk lirası hedging (korunma) maliyeti İran’daki savaşın da etkisiyle yüzde 14,2’ye yükselerek sekiz ayın en yüksek seviyesine çıktı. Goldman Sachs analistleri savaşın ya da enerji fiyatlarındaki yüksekliği sürmesi durumunda Türkiye’nin faiz artışına gideceğini öngörüyor.

4-5 haftada sona ererse haziranda indirime döner

İspanya merkezli bankacılık devi BBVA Research ise temel senaryosunda TCMB’nin faiz indirimine haziran ayında yeniden başlamasını bekliyor. Öte yandan Fransız bankası Societe Generale de, TCMB’nin faiz oranını hazirana kadar değiştirmesini beklemediğini değerlendirdi. BBVA Research, Orta Doğu’daki çatışmanın 4-5 hafta gibi kısa bir süre içinde sona ereceği temel senaryosunu oluşturdu. Bu çerçevede yüzde 25 olan yıl sonu enflasyon tahminine 1-1.5 puanlık yukarı yönlü risk ekleniyor.  

Önceki İçerik Yukatel Merkezefendi Belediyesi Basket: 65 – Bahçeşehir Koleji: 79
Sonraki İçerik Marmara’nın ilk ve tek ‘kesin korunacak alanı’ tehdit altında!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir