AB: Özgürlük ve insan hakları bombalarla gelmez
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Antonio Costa “Özgürlük ve insan hakları bombalarla gelmez. Bu değerleri koruyabilecek olan yalnızca uluslararası hukuktur.” dedi.
Costa, AB’nin her yıl Brüksel’de düzenlenen Büyükelçiler Konferansı’nda konuştu.
Güç siyasetinin uluslararası hukukun yerini aldığı bir düzenin kabul edilemez olduğunun altını çizen Costa, çok kutuplu dünya için çok taraflı çözümlerin gerekli olduğunu dile getirdi.
Costa dünyanın yeni bir “gerçeklikle” karşı karşıya olduğuna işaret ederek Rusya’nın barış ihlaline, Çin’in ticareti sekteye uğratmasına ve ABD’nin uluslararası kurallara dayalı düzeni zorladığı bir dönemden geçiliyor olmasına dikkat çekti.
“Kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmalıyız”
Bu durumda AB’nin ne yapması gerektiğine ilişkin Costa, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Öncelikle kurallara dayalı uluslararası düzeni savunmalıyız. Antlaşmalarımızda da belirtildiği gibi Birleşmiş Milletler (BM) Şartı’nda yer alan ilkelerin korunmasına katkı sağlamalıyız. Uluslararası hukuk ihlalleri nerede olursa olsun kabul edilemez. İster Ukrayna’da ister Grönland’da, Latin Amerika’da, Afrika’da, Gazze’de ya da Orta Doğu’da olsun. İnsan hakları ihlalleri de nerede yaşanırsa yaşansın kabul edilemez, ister İran’da, Sudan’da ya da Afganistan’da.”
“Özgürlük ve insan hakları bombalarla gelmez”
Costa, Orta Doğu’daki savaşın en büyük endişe kaynaklarından biri olduğunu belirterek “İran kuşkusuz bu durumun temel nedenlerinden sorumludur ancak tek taraflılık dünyada asla bir çözüm yolu olamaz. İran’ın ve Hizbullah gibi vekil aktörlerin komşularına yönelik saldırıları kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.
İnsan hakları ve özgürlüklerin korunması gerektiğinin altını çizen Costa, “Özgürlük ve insan hakları bombalarla sağlanamaz. Bu değerleri koruyabilecek olan yalnızca uluslararası hukuktur.” dedi.
Sivillerin korunması, nükleer güvenliğin sağlanması ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesinin hayati önem taşıdığının altını çizen Costa, gerginliğin daha fazla tırmanmasının engellenmesi gerektiğini söyledi.
Costa, gerginliğin artmasının Orta Doğu’yu, Avrupa’yı ve ötesini tehdit edeceğine işaret ederek bunun ekonomik sonuçlarının da ağır olacağı uyarısında bulundu.
“Savaşta tek kazanan Rusya’dır”
AB Konseyi Başkanı sözlerini şu şekilde sürdürdü:
“Bu savaşta aslında tek kazanan Rusya’dır. Rusya, uluslararası hukuku ihlal ederek Ukrayna’nın konumunu zayıflatmaktadır. Enerji fiyatlarının yükselmesiyle savaşını finanse etmek için yeni kaynaklar elde etmektedir. Ayrıca Ukrayna’ya gönderilebilecek askeri kapasitenin başka yerlere yönlendirilmesinden fayda sağlamaktadır ve Orta Doğu’daki çatışmanın gündemi domine etmesiyle Ukrayna cephesine yönelik ilginin azalmasından yararlanmaktadır.”
Rusya’ya yönelik baskının sürmesi gerektiğinin altını çizen Costa, yarın Rusya’ya yönelik mevcut yaptırımların uzatılmasının onaylanması ve 20’nci yaptırım paketinin kabul edilmesi yönünde ilerleme sağlanmasını umduğunu kaydetti.
“BM’nin yerini başka yapı alamaz”
Costa, diğer taraftan çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesi ve BM’nin reform sürecinin desteklenmesi gerektiğini dile getirdi.
BM’nin yerini başka bir yapının alamayacağını ifade eden Costa, “BM, evrensel meşruiyete sahip tek forum ve etkili çok taraflı işbirliğini sürdürebilecek temel yapı olmaya devam etmelidir.” mesajını verdi.
Costa, “Dünyanın daha fazla parçalanmasını önlemek bizim çıkarımızadır. Bu nedenle küresel ortaklık ağımızı genişletmeye devam etmeliyiz.” dedi.
AB’nin genişlemesine de değinen Costa, Ukrayna’nın üyelik başvurusunun AB’nin genişleme sürecine yeni bir dinamizm ve ivme kazandırdığını aktardı.
Costa, “Bu ivme yalnızca Ukrayna ile sınırlı değildir; Moldova ve Batı Balkanlar’daki altı ortağımızı da kapsamaktadır. Bu ülkelerin geleceği Avrupa Birliği içindedir. Genişleme süreci liyakat esasına dayalı bir yaklaşımla yürütülmelidir. En yüksek standartların sağlanması gerekir. Önümüzdeki yıllarda genişlemeyi gerçeğe dönüştürmek için kararlı adımlar atmalıyız. Bu ivmeden yararlanmalıyız. Liyakat esasını korurken genişlemenin aciliyetini de anlamalıyız.” diye konuştu.
Uluslararası sistemin dramatik biçimde değiştiğine ve güç siyasetinin yeniden öne çıktığına işaret eden Costa, AB’nin bu değişimlere daha özerk ve daha dayanıklı hale gelerek yanıt verdiğini savundu.
Costa, “Bazen ortak bir pozisyona zamanında ulaşmanın ne kadar zor olabileceğinin farkındayım. Ancak Gazze konusunda gördüğümüz gibi acil durumlara hızlı yanıt verme gerekliliği gibi önemli dersler çıkardık.” değerlendirmesinde bulundu.
