5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Her Yüreğe Nakış Gerek Metni Cevapları
Bu makale, MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe ders kitabında yer alan “Her Yüreğe Nakış Gerek” metnini ve bu metinle ilgili etkinlikleri özetlemektedir. Makale, öğrencilerin duygusal farkındalık kazanmaları ve toplumsal değerleri içselleştirmeleri amacıyla duyguları tanıma, ifade etme ve empati kurma becerilerini geliştirmeyi hedeflemektedir. Metinde, sevgi, merhamet, paylaşma ve iyilik gibi değerlerin insan ilişkilerine etkisi Ayşenur ve dedesi arasındaki diyalog üzerinden işlenmektedir. Makale aynı zamanda metinde geçen karakterler arasındaki iletişimi, değerlerin önemini ve toplumsal sorumlulukları vurgulamaktadır.
Metinle ilgili okuduğunu anlama, çıkarım yapma ve duyguları ifade etme becerilerini geliştirmeye yönelik sorular ve cevaplar sunulmaktadır. Etkinlikler, metnin serim, düğüm, çözüm bölümlerini analiz etmeyi, karakterlerin davranışlarını değerlendirmeyi ve toplumsal değerleri anlamayı amaçlamaktadır.
5. Sınıf Türkçe “Her Yüreğe Nakış Gerek” Metni Cevapları: En İyi Kaynak
“Duygularımı Tanıyorum” teması, öğrencilerin kendi duygularını tanımalarını, bu duyguları doğru şekilde ifade etmelerini ve başkalarının duygularını anlayarak empati kurmalarını amaçlamaktadır. Bu tema kapsamında yer alan “Her Yüreğe Nakış Gerek” metni, sevgi, merhamet, paylaşma ve iyilik gibi insani değerlerin duygular üzerindeki etkisini ele almaktadır.
MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı sayfa 139-140-141-142-143-144-145-146-147-148 arasında yer alan bu metinde; insanların kalplerine dokunan küçük iyiliklerin, samimi davranışların ve içten duyguların bireyler arasındaki bağları nasıl güçlendirdiği anlatılmaktadır. Metin, öğrencilerin duygusal farkındalık kazanmalarını ve toplumsal değerleri içselleştirmelerini desteklemektedir.
Bu içerikte, “Her Yüreğe Nakış Gerek” metnine ait sorular ve cevaplar; öğrencilerin yaş ve seviyelerine uygun, açık ve anlaşılır bir anlatımla hazırlanmıştır. Etkinlikler sayesinde öğrencilerin okuduğunu anlama, çıkarım yapma ve duygularını ifade etme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmektedir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 139 Cevabı
HER YÜREĞE NAKIŞ GEREK
Ayşenur’ların evlerinin bahçesinde bir ıhlamur ağacı vardı. Çok büyük bir ağaçtı. Öylesine büyük bir ağaçtı ki babası ve hattâ dedesi bu ağacın ne zaman dikildiğini bilmediklerini söylerlerdi.
İlkbaharın ılık günleri yavaş yavaş geride kalıyor, yerini yazın sıcak günlerine bırakıyordu.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 140 Cevabı
Sıcak günlerde ıhlamur ağacının serin gölgesinde oturmak çok hoş oluyordu. Hele bir de ıhlamur ağacının çiçek açtığı günlere denk gelirse bambaşka bir güzellik ortaya çıkıyordu. Ihlamur çiçeğinin güzel kokusuna doyum olmuyordu.
Böyle bir yaz günü küçük Ayşenur ıhlamur ağacının altındaki sandalyelerden birine oturmuştu. Elinde nakış işlenen bezin gerildiği bir kasnak vardı. Ayşenur beze nakış yapıyordu.
Nakışta kullandığı iplikler çok canlı renklere sahipti. Kırmızı, mavi, sarı hepsi birbirinden güzel renklerdi.
Ayşenur dalmış nakış işlerken dedesi, sokak kapısından içeri girdi. Ayşenur’u ağacın altında oturuyor görünce, ona doğru yöneldi. Yanına kadar geldi. Onu, siyah saçlarından okşadı.
— Benim küçücük kızım… Ne yapıyorsun bakayım?
Bunu söylerken sandalyelerden birine de o oturdu. Ayşenur, bakışlarını elindeki bezden dedesinin yüzüne çevirdi. Ona bakmaya başladı. Dedesinin yüzünde o hiç eksilmeyen gülümsemesi vardı. Ayşenur da, dedesine gülümsedi. Cıvıl cıvıl sesiyle dedesine cevap verdi:
— Nakış işliyorum dedeciğim.
Dedesi de Ayşenur’a bakıyordu. Yaşına rağmen güçlü bakışları vardı. Siyah gözleri yuvasında ışıl ışıldı.
— (…) Nakış işlemeyi nereden öğrendin? Senin yapabileceğin bir iş değil ki bu!..
Ayşenur, dedesinin yüzüne bakmaya devam ediyordu.
— Ablam öğretti dedeciğim. Zor bir şey değil ki…
— Öyle mi?… Ben de zor bir şey olduğunu sanırdım.
Ayşenur, oturduğu sandalyeden ayağa kalktı. Dedesinin yanına geldi. Yaptığı nakışı dedesine göstermek istiyordu. Yüzünde bir iş yapmanın verdiği sevinç ve mutluluk okunuyordu.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 141 Cevabı
— Bak dedeciğim!… Yaptığım nakışlar bunlar.
Ayşenur, işlemekte olduğu bezi dedesinin yanındaki sehpanın üzerine bıraktı. Dedesi, merakla onun yaptığı işlemeye bakıyordu.
— Nedir bu yaptığın Ayşenur? Bana anlat bakalım.
Ayşenur, beze işlemekte olduğu tomurcukları gösterdi:
— Bak bunlar gül tomurcukları dedeciğim!… Henüz daha açmamışlar!… Açacaklar!…
— (…) Kendin gibi gül tomurcuğu!…
Dedesi, Ayşenur’u saçlarından okşamaya devam ediyordu. Yanaklarından da öptü onu.
— Bu tomurcuklar büyüyüp açacaklar değil mi çocuğum?
— Evet dedeciğim. Tomurcuklar büyüyüp gonca olacaklar. Sonra da açıp gül olacaklar.
— İşle yavrum işle!… Bu boş bezin üstüne tomurcuk işle!… Biraz daha büyümüş goncaları işle!… Açılmış gülleri işle!…
Ayşenur, dedesinin anlattıklarını dinliyordu. Dedesinin sesi çok duygulu idi.
— Ama, daha başka güzel şeyler de işle!… Bugün insanoğlu güzel duygulara muhtaç… Güzel hasletlere muhtaç… Elindeki beze, bu tomurcukları, goncaları, gülleri işlerken o küçücük yüreğine de bazı güzel duygu ve hasletleri işle…
Ayşenur, dedesinin anlattıklarından etkilenmişti.
— Ne gibi dedeciğim?
— İnsanın muhtaç olduğu, hasret kaldığı pek çok güzel duygu ve haslet var kızım. Bunları da yüreğine işle. Her çocuk bunları yüreğine işlesin. Geleceğin toplumunu sizler oluşturacaksınız.
İşlesin ki, sizlerin yürekleri, kalpleri, gönülleri bu güzel duygu ve hasletlerle bezenmiş olsun.
Dedesi konuşmasını yavaşlattı. Yüzündeki gülümseme gitmiş yerini derin bir düşünce almıştı.
Ayşenur’un yüzüne daha bir yoğun baktı.
— O güzel duygu ve hasletlerin bazılarını söyleyeyim sana kızım. Sevgi onların en başta gelenidir.
İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. Hattâ hayvanları bile sevmek gerekir kızım.
Bundan başka daha bir çok güzel duygu vardır. Saygı, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçak gönüllülük, etrafına ikramda bulunmak, hediyeleşmek bunlardan sadece bir kaçıdır. Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak duygusu da bunlar arasındadır. Bu duygularla bezenmiş yüreklere sahip bir toplum düşün çocuğum!…
Ayşenur’un yüzünde imrenme duyguları belirmişti.
— Böyle bir toplum ne kadar güzel olur değil mi dedeciğim?!…
— Elbette… (…) Birbirini seven insanlardan meydana gelmiş bir toplum düşün. Birbirlerine, bazılarını saydığım bu güzel duyguları besleyen insanlardan meydana gelmiş bir toplum hayal et. Bunun nasıl bir toplum olabileceğini tasavvur et kızım. İnsan olarak bu duygu ve davranışlara ne kadar muhtaç olduğumuz ortadadır!… Benim güzel kızım!… Onun için, bezine gül tomurcuğunu, gül goncasını, açılmış gülleri işlerken, yüreğine de bu duyguları işle. Her çocuk yüreğine bu duyguları işlemeli. Çünkü her yüreğe nakış gerek.
Mustafa AKGÜN
(Kısaltılmıştır.)
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 142 Cevabı
1. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruların cevaplarını metinden hareketle defterinize yazınız.
- Ihlamur ağacı Ayşenur için ne ifade eder?
Bence ıhlamur ağacı Ayşenur için çok özel bir yer. Çünkü hem serin gölgesinde oturup nakış işleyebiliyor, hem de dedesiyle güzel sohbetler yapabiliyor. Ağacın güzel kokulu çiçekleri ve büyük gölgesi Ayşenur’a huzur veriyor.
- Ayşenur’un nakış işlemesine dedesi nasıl tepki vermiştir?
Dedesi önce şaşırdı çünkü nakış işlemenin zor olduğunu düşünüyordu. “Senin yapabileceğin bir iş değil ki bu!” dedi. Ama sonra Ayşenur’un yaptığı güzel nakışları görünce çok mutlu oldu ve onu saçlarından okşayıp yanaklarından öptü.
- Dedesi, Ayşenur’a hangi güzel duygu ve hasletleri beze işlemesini önermiştir? Neden?
Dedesi Ayşenur’a sevgi, saygı, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçakgönüllülük gibi güzel duyguları işlemesini önerdi. Ayrıca temizliği sevmeyi ve çevreyi korumayı da ekledi. Çünkü insanların bu güzel duygulara çok ihtiyacı var ve ancak bu duygularla güzel bir toplum oluşabilir.
- Ayşenur’un dedesi, Ayşenur’a hangi toplumsal sorumlulukları hatırlatmıştır?
Dedesi, Ayşenur’a ve onun gibi çocukların geleceğin toplumunu oluşturacağını hatırlattı. Bu yüzden bu güzel duyguları sadece beze değil, yüreğine de işlemesi gerektiğini söyledi. Çünkü her çocuk bu değerleri öğrenmeli ki, gelecekte daha güzel bir toplum olabilsin.
- Nakışla hangi duygular arasında ilişki kurulmuştur? Niçin?
Nakışla güzel duygular arasında bağlantı kurulmuş. Nasıl ki Ayşenur beze güzel desenler işliyorsa, kalbimize de güzel duyguları işlemeliyiz. Çünkü tıpkı nakış gibi, bu duygular da özenle ve sabırla öğrenilmeli. Dedenin dediği gibi “Her yüreğe nakış gerek.”
- Metinde söz edilen duyguların sizce insan ilişkilerine nasıl bir etkisi olur? Örneklerle açıklayınız.
Bence bu duygular insanları birbirine daha çok yakınlaştırır. Örneğin, yardımsever olursak arkadaşlarımız zor durumda kaldığında onlara yardım ederiz. Merhametli olursak sokak hayvanlarını besleriz. Saygılı olursak büyüklerimizin sözünü dinleriz. Sevgi dolu olursak çevremizdekileri mutlu ederiz. Bu şekilde herkes birbiriyle daha iyi anlaşır ve daha güzel bir dünyada yaşarız.
2. ETKİNLİK
Metnin ilk görselini ve metinden alınan aşağıdaki paragrafı inceleyiniz.
“Ayşenurların evlerinin bahçesinde bir ıhlamur ağacı vardı. Çok büyük bir ağaçtı. Öylesine büyük bir ağaçtı ki babası ve hatta dedesi bu ağacın ne zaman dikildiğini bilmediklerini söylerlerdi.”
Görseli ve paragrafı incelediğimde şu noktaları görüyorum:
- Görsel ile metin arasındaki uyum:
- Büyük bir ağacın altında bir bahçe ortamı resmedilmiş
- Görseldeki ağaç, metinde bahsedilen çok eski ve büyük ıhlamur ağacını temsil ediyor
- Bahçede sandalyeler var, bu da metnin geçtiği mekanı doğru yansıtıyor
- Karakterlerin betimlenmesi:
- Görselde bastonlu, yaşlı, gülümseyen bir dede var
- Sandalyede oturan, nakış işleyen genç bir kız (Ayşenur) görülüyor
- Dedenin giyimi (yelek, gömlek, kumaş pantolon) geleneksel bir görünüm sunuyor
- Atmosfer:
- Huzurlu bir bahçe ortamı resmedilmiş
- Ağacın gölgesinde sakin bir an yakalanmış
- Evin duvarları ve kapısı da görselde yer alıyor
Bu görsel ve paragraf, öykünün geçtiği mekanı ve ana karakterleri okuyucunun gözünde canlandırmasına yardımcı oluyor. Özellikle ağacın büyüklüğü ve eskiliği vurgusu hem metinde hem görselde öne çıkıyor.
b. Paragraftaki ıhlamur ağacı ile değerlerimiz arasında nasıl bir ilişki kurulabilir? Defterinize tahminlerinizi ifade ettiğiniz bir paragraf yazınız.
Ihlamur ağacı ile değerlerimiz arasında şöyle bir ilişki kurulabilir:
Ihlamur ağacının çok eski olması ve ne zaman dikildiğinin bilinmemesi, tıpkı değerlerimiz gibi köklü bir geçmişe sahip olduğunu gösterir. Nasıl ki bu ağaç nesilden nesile aktarılarak bugünlere kadar gelmiş ve hala gölgesinde insanları buluşturuyorsa, değerlerimiz de atalarımızdan bize miras kalmış ve toplumumuzu bir arada tutmaya devam etmektedir.
Ağacın büyüklüğü ve güçlü kökleri, değerlerimizin toplumumuzdaki sağlam yerini temsil eder. Ihlamur ağacının gölgesinde Ayşenur ve dedesinin buluşması, değerlerin kuşaktan kuşağa aktarılmasını simgeler. Ayrıca ıhlamur ağacının şifalı çiçekler vermesi gibi, değerlerimiz de toplumumuza fayda sağlar ve bizi iyileştirir.
Nasıl ki bu ağaç yıllarca büyümüş, gelişmiş ve varlığını sürdürmüşse, değerlerimiz de zaman içinde gelişerek ve güçlenerek varlığını sürdürmelidir. Bu yüzden tıpkı ağacı koruyup yaşatmak gibi, değerlerimizi de koruyup gelecek nesillere aktarmak bizim görevimizdir.
3. ETKİNLİK
Aşağıdaki adımları takip ederek metni değerlendiriniz.
Ölçütü Belirleyin
› Ayşenur ve dedesi arasındaki konuşma ile bize hangi değerler öğretilmeye çalışılıyor?
Metinde dedesi Ayşenur’a bu değerlerin toplum için önemini anlatıyor:
- İnsanları ve hayvanları sevmeyi
- Saygılı olmayı
- Vefa göstermeyi
- Merhametli olmayı
- Yardımsever olmayı
- Alçakgönüllü olmayı
- İkram etmeyi ve hediyeleşmeyi
- Temizliği ve çevre bilincini
› Bu değerleri öğrenmek neden önemlidir?
Bu değerlerin öğrenilmesi önemlidir çünkü:
- Toplumun geleceğini çocuklar oluşturacaktır
- Bu değerler insanları birbirine bağlar
- Daha güzel ve yaşanılır bir toplum oluşmasını sağlar
- İnsanlar arası ilişkileri güçlendirir
› “Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.” cümlesi toplumumuzun kabul ettiği bir ölçüt olabilir mi? Neden?
Dedenin “Her çocuk yüreğine bu duyguları işlemeli. Çünkü her yüreğe nakış gerek” sözü, bu değerlerin gelecek nesillere aktarılmasının gerekliliğini vurguluyor.
› Cevabınız “evet” ise bu cümleyi ölçüt olarak aşağıya yazınız. Cevabınız “hayır” ise metindeki bilgileri karşılaştıracağınız bir ölçüt belirleyiniz.
Evet
Ölçüt: Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.
Metni İnceleyin
› Ayşenur’un dedesinin, Ayşenur’a verdiği öğütleri inceleyin. Bu öğütlerde hangi değerler vurgulanıyor? Yazınız.
Metinde dedenin Ayşenur’a verdiği öğütlerdeki değerleri şöyle sıralayabiliriz:
- Sevgi: “İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. Hattâ hayvanları bile sevmek gerekir kızım.” cümlesinde vurgulanıyor.
- Saygı: İnsanlar arası ilişkilerde temel değer olarak vurgulanıyor.
- Vefa: Dedenin öğütlerinde sayılan önemli değerlerden biri.
- Merhamet: İnsanların birbirlerine karşı merhametli olması gerektiği belirtiliyor.
- Yardımseverlik: Toplumda insanların birbirine yardım etmesinin önemi vurgulanıyor.
- Alçakgönüllülük: Dedenin saydığı erdemli davranışlar arasında yer alıyor.
- Paylaşma: “Etrafına ikramda bulunmak, hediyeleşmek” sözleriyle vurgulanıyor.
- Temizlik: “Temizliği sevmek ve temiz olmak” olarak ifade ediliyor.
- Çevre bilinci: “Çevrenin güzelliğini korumak duygusu” şeklinde vurgulanıyor.
Dede tüm bu değerlerin önce yüreklere “nakış” gibi işlenmesi gerektiğini, ancak bu şekilde güzel bir toplum oluşabileceğini anlatıyor.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 143 Cevabı
İncelemenizi Ölçütle Karşılaştırın
› Metinde anlatılan olaylar ve karakterlerin davranışları, belirlediğiniz ölçütle uyum sağlıyor mu? Örneklerle açıklayın.
Evet, metindeki olaylar ve karakterlerin davranışları belirlediğimiz “Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir” ölçütüyle tam olarak uyum sağlıyor. Bunu şu örneklerle açıklayabiliriz:
- Dedenin Yaklaşımı:
- Ayşenur’u sevgiyle saçlarından okşaması
- Torunuyla ilgilenmesi ve ona değer vermesi
- Öğretici bir üslupla ve sabırla anlatması
- “Benim küçücük kızım” diye hitap etmesi
- Ayşenur’un Tutumu:
- Dedesini saygıyla dinlemesi
- Öğrenmeye açık olması
- Dedesinin anlattıklarından etkilenmesi
- “Ne gibi dedeciğim?” diyerek merak etmesi
- Nakış Benzetmesi:
- Dedenin değerleri nakışa benzetmesi çok anlamlı
- Nasıl nakış sabırla işleniyorsa, değerler de öyle öğrenilmeli
- Ayşenur’un nakış öğrenmesi, değerleri öğrenmeye hazır olduğunu gösteriyor
- “Her yüreğe nakış gerek” sözü bu değerlerin herkes için gerekli olduğunu vurguluyor
Bu örnekler, metnin belirlediğimiz ölçütle tam bir uyum içinde olduğunu gösteriyor.
Ulaştığınız Sonucu Yazılı Olarak İfade Edin
› Metindeki olaylar ve karakterlerin davranışlarının ölçütle uyumlu olup olmadığı konusunda ulaştığınız sonucu yazılı olarak ifade edin. Bu sonucun toplumsal önemi hakkında düşüncelerinizi açıklayın.
Metindeki olaylar ve karakterlerin davranışları, belirlediğimiz “Sevgi, saygı, merhamet gibi değerleri yeni nesillerin öğrenmesi gerekir.” ölçütüyle tam bir uyum içindedir. Dede ve Ayşenur arasında geçen diyalog, bu değerlerin kuşaktan kuşağa nasıl aktarılması gerektiğinin güzel bir örneğidir.
Bu durumun toplumsal önemi çok büyüktür çünkü:
- Değerlerin Devamlılığı: Dedenin torununa bu değerleri öğretmesi, toplumsal değerlerimizin yaşatılmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını sağlar.
- Toplumsal Bağların Güçlenmesi: Sevgi, saygı, merhamet gibi değerlerle donanmış bireyler, daha güçlü ve sağlıklı bir toplum oluşturur.
- Kültürel Miras: Büyüklerin tecrübelerini ve değerlerini gençlere aktarması, kültürel mirasımızın korunmasına yardımcı olur.
- Eğitimin Önemi: Değerlerin küçük yaşta, sevgi dolu bir ortamda öğretilmesi, çocukların karakterlerinin olumlu yönde gelişmesini sağlar.
Sonuç olarak bu metin bize değerlerin öğretilmesinin ve yaşatılmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Tıpkı Ayşenur’un nakış işlemesi gibi, toplumsal değerlerimizi de yeni nesillerin yüreklerine işlemeliyiz.
4. ETKİNLİK
Aşağıdaki paragrafı okuyunuz. Verilen atasözlerinin ve kalıplaşmış sözlerin
anlamına karşılık gelen kavramları paragraftan bularak örnekteki
gibi yazınız.
“İnsanları sevmek çok büyük bir meziyettir. (…) Bundan başka daha bir çok güzel duygu vardır. Saygı, sevgi, vefa, merhamet, yardımseverlik, alçak gönüllülük, ikramda bulunmak, hediyeleşmek bunlardan sadece birkaçıdır. Temizliği sevmek ve temiz olmak, çevrenin güzelliğini korumak duygusu da bunlar arasındadır. Bu duygularla bezenmiş yüreklere sahip bir toplum düşün çocuğum!..”
Çam sakızı çoban armağanı. hediyeleşmek
Su küçüğün, söz büyüğün. saygı
Bir el bir eli yıkar, iki el bir yüzü yıkar. yardımseverlik
Kalp kalbe karşıdır. sevgi
Aslan yattığı yerden belli olur. temizlik
5.ETKİNLİK:
a. Okuduğunuz metinde torununu nakış işlerken gören dedenin yüz ifadesi
aşağıdakilerden hangisi olabilir? İşaretleyiniz.
Okuduğumuz metinde, dede torununu nakış işlerken gördüğünde görseldeki birinci yüz ifadesine sahip. Çünkü metinde dedenin Ayşenur’u görünce gülümsediği ve yüzünde sevgi dolu bir ifade olduğu anlatılıyor.
b. Konuşmamızda duygularımızın yüz ifademize yansıması karşımızdakini nasıl etkiler? Açıklayınız.
Duygularımızın yüz ifademize yansıması karşımızdakileri şöyle etkiler:
- Gülümsediğimizde karşımızdaki insan da mutlu olur ve bize gülümser
- Üzgün bir yüz ifademiz varsa, karşımızdaki kişi de üzülebilir
- Sinirli bir yüz ifadesi karşımızdaki kişiyi rahatsız edebilir
- Sevgi dolu bir yüz ifadesi karşımızdaki kişiyi rahatlatır
- Meraklı bir yüz ifadesi karşımızdakinin de ilgisini çekebilir
Bu yüzden yüz ifademize dikkat etmeliyiz çünkü duygularımız başkalarını da etkiliyor. Tıpkı metindeki dede gibi sevgi ve gülümseme dolu bir yüz ifadesi kullanırsak çevremizdeki insanlarla daha iyi iletişim kurabiliriz.
5. ETKİNLİK
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin doğrultusunda cevaplayınız.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 144 Cevabı
6. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki soruları okuduğunuz metin doğrultusunda cevaplayınız.
Yaşanan olay nedir?: Ayşenur’un nakış işlerken dedesi ile olan sohbeti
Olayı yaşayanlar kimlerdir?: Ayşenur ve dedesi
Olay ne zaman yaşanmıştır?: İlkbahar sonu, yaz başlangıcı
Olay nerede geçmektedir?: Ayşenur’un evlerinin bahçesi
b. Okuduğunuz hikâyede olayla kahramanların etkileşimi okuyucuya iletilmek istenen mesajı güçlendirmiş midir? Neden?
- Cevap: Evet güçlendirmiştir. Çünkü Ayşenur’la dedesi arasında güçlü bir sevgi ve saygı vardır. Bu durum, metinde verilmek istenen mesajı güçlendirmiştir.
c. Karekodu okutarak “Yazı Sandığı” adlı etkileşimli içeriği yönergeler doğrultusunda tamamlayınız.
- Cevap: Emeğin Değeri adlı etkinliği tamamlayıp hikâyemi yazdım.
7. ETKİNLİK
a. “Her Yüreğe Nakış Gerek” metninin serim, düğüm, çözüm bölümlerini belirleyiniz. Bu bölümlerde neler anlatılmaktadır? Yazınız. Serim, düğüm, çözüm bölümlerini belirlerken nelere dikkat ettiniz? Söyleyiniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 145 Cevabı
HER YÜREĞE NAKIŞ GEREK
SERİM (Hikayenin başlangıcı, yer, zaman ve karakterlerin tanıtıldığı bölüm):
- Ayşenur’ların evinin bahçesindeki büyük ıhlamur ağacı tanıtılıyor
- Sıcak bir yaz günü olduğu belirtiliyor
- Ayşenur’un bahçede nakış işlediği anlatılıyor
- Dedenin bahçeye gelişi ve karakterlerin tanıtımı yapılıyor
DÜĞÜM (Olayın geliştiği, merak uyandıran bölüm):
- Dedenin Ayşenur’un nakış işlemesine şaşırması
- Nakışları incelemesi ve Ayşenur’la sohbete başlaması
- Nakış üzerinden değerler hakkında konuşmaya başlamaları
- Dedenin değerler ile nakış arasında bağlantı kurması
ÇÖZÜM (Olayın sonuçlandığı, mesajın verildiği bölüm):
- Dedenin tüm güzel duygu ve değerleri sıralaması
- Bu değerlerin yeni nesillere aktarılmasının önemi
- Her çocuğun bu değerleri yüreğine işlemesi gerektiği mesajı
- “Her yüreğe nakış gerek” sözüyle hikayenin temel mesajının verilmesi
Bu bölümleri belirlerken şunlara dikkat ettim:
- Olayların sırasına
- Karakterlerin tanıtım zamanına
- Hikayedeki çatışma/düğüm noktasına
- Ana mesajın ne zaman verildiğine
- Metin bölümlerinin birbiriyle bağlantısına
b. Metinde bölümler arası geçişler sizce uygun bir şekilde yapılmış mıdır? Bölümler arasındaki olay akışı tutarlı mıdır? Söyleyiniz.
Evet, metindeki bölümler arası geçişler çok uygun ve tutarlı bir şekilde yapılmıştır. Bunu şöyle açıklayabilirim:
- Serimden Düğüme Geçiş:
- Önce mekan ve karakterler tanıtılıyor
- Ayşenur’un nakış işlemesi anlatılıyor
- Dedenin gelişiyle doğal bir geçiş yapılıyor
- Bu geçiş çok akıcı ve mantıklı
- Düğümden Çözüme Geçiş:
- Nakış üzerinden sohbet başlıyor
- Dede değerlerden bahsetmeye başlıyor
- Gül tomurcuğu-değerler benzetmesi yapılıyor
- Geçiş çok doğal ve anlamlı
- Olayların Akış Tutarlılığı:
- Her olay bir öncekinin devamı niteliğinde
- Konular birbiriyle bağlantılı
- Nakış işleme ile değerler arasında güzel bir bağ kuruluyor
- Hiç kopukluk yaşanmıyor
Bu şekilde metindeki geçişler ve olay akışı, okuyucunun hikayeyi kolayca anlamasını ve mesajı kavramasını sağlıyor.
8. ETKİNLİK
YAZALIM
a. Aşağıda verilen “kavramlar” ve “kişilik özellikleri” tablolarını inceleyiniz.
KAVRAMLAR:
- Sevgi
- Merhamet
- Şefkat
- Mutluluk
- Alçak gönüllülük
- Dürüstlük
KİŞİLİK ÖZELLİKLERİ:
- Cesur
- Çekinken
- Merhametli
- Dürüst
- Yardımsever
- Vefalı
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 146 Cevabı
b. Aşağıdaki yönergeleri dikkate alarak bir hikâye yazınız.
• Kavramlar tablosundan bir kavram seçiniz.
• Ana karakteriniz için bir kişilik özelliği seçiniz. Bu özelliği ana karakterin
belirli bir olay veya durumda nasıl göstereceğini düşününüz.
• Seçtiğiniz kavram ve kişilik özellikleriyle uyumlu bir olay örgüsü tasarlayınız.
• Serim, düğüm ve çözüm bölümleri arasındaki geçişleri ön bilgilerinizden
de yararlanarak uygun bir şekilde yapınız.
• Duygu ve düşüncelerinizi hayal gücünüzle birleştirerek yazınızı zenginleştiriniz.
• Ana karakterin diğer karakterlerle diyaloglarına yer veriniz.
Seçtiğim kavram: Merhamet Seçtiğim kişilik özelliği: Yardımsever Ana karakter: Zeynep
“Sokağın Minnoş Kedisi”
SERİM: Soğuk bir kış sabahıydı. Zeynep okula giderken her zamanki yolunu kullanıyordu. Apartmanların arasındaki dar sokaktan geçerken acı acı miyavlayan bir ses duydu. Sesin geldiği yöne baktığında kartonların arasında titreyen minik bir kedi yavrusu gördü.
DÜĞÜM: “Minik dostum, ne oldu sana böyle?” diye fısıldadı Zeynep. Yavaşça kediye yaklaştı. Kedi yavrusu patisini incitmiş gibiydi. Zeynep okula geç kalacağını biliyordu ama minik kediyi bu halde bırakamazdı.
“Anne, ben geldim!” diye seslendi eve döndüğünde. “Bir misafirimiz var.”
Annesi mutfaktan çıktı. “Ne misafiri Zeynep?” “Bak anne, sokakta yaralı buldum. Patisi incinmiş. Onu veterinere götürebilir miyiz?”
Annesi önce tereddüt etti: “Ama kızım…” “Lütfen anne! Onu bu halde bırakamayız. Sadece iyileşene kadar…”
ÇÖZÜM: Veteriner kedinin patisini tedavi etti. Zeynep ona “Minnoş” adını verdi. Her gün pansumanını değiştirdi, mama ve su verdi. Üç hafta sonra Minnoş tamamen iyileşmişti.
“Artık gitmek istersen gidebilirsin Minnoş,” dedi Zeynep hüzünle. Ama Minnoş gitmedi. Her sabah Zeynep’i okula giderken kapıya kadar uğurluyor, akşam da onu bekliyordu. Zeynep’in merhameti ve yardımseverliği sayesinde hem Minnoş yeni bir yuva bulmuş, hem de Zeynep can dostu bir arkadaş kazanmıştı.
c. Hikâyenizi hem içerik hem de yazım ve noktalama yönünden gözden geçiriniz.
İçerik Yönünden:
✓ Serim, düğüm ve çözüm bölümleri net
✓ Olay akışı mantıklı ve tutarlı
✓ Karakterlerin diyalogları doğal
✓ Merhamet ve yardımseverlik temaları iyi işlenmiş
✗ Karakterlerin duyguları biraz daha detaylı anlatılabilir
✗ Mekan tasvirleri zenginleştirilebilir
Yazım ve Noktalama Yönünden:
✓ Cümleler nokta ile bitirilmiş
✓ Konuşma çizgileri doğru kullanılmış
✓ Ünlem işaretleri yerinde kullanılmış
✗ Bazı cümleler çok uzun olmuş, kısaltılabilir
✗ Paragraflar arası geçişler güçlendirilebilir
ç. Öğretmeninizin geri bildirimiyle güçlü ve gelişmeye açık yönlerinizi belirleyiniz. Bu yönlerinizi sonraki etkinliklerde geliştirmeye çalışınız.
Güçlü Yönlerim:
- Ana fikri iyi yansıtmışım
- Diyaloglar canlı ve gerçekçi
- Olay örgüsü tutarlı
Geliştirilmesi Gereken Yönlerim:
- Daha fazla duygu tasviri yapmalıyım
- Mekan betimlemelerini artırmalıyım
- Cümle uzunluklarına dikkat etmeliyim
- Daha zengin bir kelime dağarcığı kullanmalıyım
d. Hikâyenizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 147 Cevabı
9. ETKİNLİK
a. “Dostluk” sizin için ne ifade eder? “Kusursuz dost arayan dostsuz
kalır.” atasözüyle ilgili düşüncelerinizi söyleyiniz.
“Dostluk” benim için şunları ifade eder:
- Karşılıksız sevgi ve güven
- Zor zamanlarda birbirimize destek olmak
- Mutluluğu ve üzüntüyü paylaşmak
- Birbirimizin hatalarını hoş görmek
- Sırlarımızı paylaşabilmek
“Kusursuz dost arayan dostsuz kalır” atasözü çok doğru bir söz. Çünkü:
- Hiçbir insan mükemmel değildir, herkesin hataları olabilir
- Arkadaşlarımızın küçük kusurlarını kabul etmeliyiz
- Mükemmel dost arayıp durmak yerine var olan dostlarımızın değerini bilmeliyiz
- Eğer hep kusursuz dost ararsak, kimseyi beğenmeyiz ve yalnız kalırız
- Gerçek dostluk, birbirimizin eksiklerini tamamlamaktır
Örneğin benim en yakın arkadaşım bazen geç kalabiliyor buluşmalara, ama bu onun kötü bir dost olduğu anlamına gelmez. O da benim bazı huylarımı hoş görüyor. Bu şekilde dostluğumuz güçleniyor.
KIZGINLIKLARINI KUMA YAZAN DOST
(…)
İki arkadaş uzun bir yolculuğa çıkmışlar. Yolları bir çölden geçiyormuş. Az gitmişler uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler, altı ay bir güz gitmişler. En nihayetinde çölden çıkmış, bir ormana denk gelmişler. Ormanın içinden derin bir dere geçiyormuş. Bir türlü geçecek yer bulamamışlar. Başlamışlar birbirleriyle tartışmaya.
(…)
Tartışma sürerken arkadaşlardan biri öfkelenmiş:
“Sabahtan beri yer buluyorum ama sen orası olmaz, burası olmaz diyorsun. Ama artık geçmemiz lazım.” diyerek sesini yükseltmiş.
Kendisine bağırdığı için diğer arkadaşı da öfkelenmiş. Biraz sakinleştikten sonra oradaki kuma şöyle yazmış:
“Bugün en iyi arkadaşım bana bağırdı.”
Sonra bir yolunu bulup dereden karşıya geçmiş ve yine yürümeye devam etmişler. Derken karşılarına bir vaha çıkmış. Serinlemek için suya girmişler. Daha önce kendisine bağrılan arkadaş, farkına varmadan bir bataklığa saplanmış. Boğulmak üzereyken arkadaşı uzun bir ip atarak:
“Tut bunu!” demiş. O da ipin ucunu tutmuş. İpi atan arkadaş, ipin diğer ucunu atına bağlamış. Zar zor da olsa arkadaşını o bataklıktan kurtarmış.
Bataklıktan kurtulan arkadaş biraz soluklanmış. Kendine geldikten sonra yakınlarında bulunan kayalığa doğru koşmuş. Onu kurtaran arkadaşı da merakla onu takip etmiş.
Çantasından keski ve bıçağını çıkaran arkadaş, kendisini bataklıktan kurtaran arkadaşın merak dolu bakışları arasında taşa yazı yazmaya başlamış.
Hiçbir şey demeden sürekli keskiye vurmuş ve bıçağıyla taşa bir şeyler kazıyormuş.
Yazı yavaş yavaş şekillendikten sonra arkadaşını bataklıktan kurtaranın yüzünde sevgi dolu bir ifade belirmiş. Çünkü arkadaşı bir saattir taşa şunu yazıyormuş:
“Bugün en iyi arkadaşım hayatımı kurtardı.”
Arkadaşına ilk zamanlar öfke ile bağıran arkadaşı:
“Sana bağırıp canını sıktığımda bunu kuma yazdın. Neden şimdi taşa yazıyorsun?” diye sormuş?
Arkadaşı:
“Bir dostum canımı yaktığında kuma yazıyorum ki bağışlama rüzgârı onu silebilsin. Yine bir dostum benim için iyi bir şey yaparsa taşa kazımalıyım ki hiçbir rüzgâr o yazıyı silemesin.” demiş.
Bunun üzerine bu iki arkadaşın dostlukları çok uzun süre, çok güzel bir şekilde devam etmiş.
Anonim
Hazırlayan: Lale SÜPHANDAĞI
b. Metni dinlemek için karekodu okutunuz.
c. Dinlediğiniz metinde iki arkadaşın duygularını ifade ediş biçiminde ne gibi farklılıklar vardır? Söyleyiniz.
Bu metinde iki arkadaşın duygularını ifade ediş biçimleri şöyle farklılık gösteriyor:
Birinci Arkadaş (Bağıran):
- Duygularını anında ve öfkeyle gösteriyor
- Sabırsız davranıyor
- Sesini yükseltiyor
- Kontrolsüz tepki veriyor
- Daha sonra pişman olup özür diliyor
İkinci Arkadaş (Yazan):
- Duygularını daha sakin ifade ediyor
- Öfkesini içinde tutmak yerine kuma yazarak gösteriyor
- Affedici davranıyor
- Olumlu anıları kalıcı hale getirmek için taşa kazıyor
- Duygularını yaratıcı bir şekilde gösteriyor
Bu farklı ifade biçimleri bize şunu gösteriyor:
- Her insan duygularını farklı şekilde gösterebilir
- Önemli olan kötü anları unutabilmek, iyi anları hatırlamak
- Dostlukta affedici olmak çok önemli
- Olumlu duyguları kalıcı hale getirmek dostluğu güçlendirir
d. İki arkadaşın dostluğunun devam etmesinin nedenleri nelerdir? Siz dostluğunuzu devam ettirmek için neler yapıyorsunuz? Söyleyiniz.
İki arkadaşın dostluğunun devam etmesinin nedenleri:
- Affedici Olmaları:
- Kızgınlıkları kuma yazıp unutmaları
- Birbirlerinin hatalarını hoş görmeleri
- Öfkeyi kalıcı hale getirmemeleri
- İyi Anıları Unutmamaları:
- Güzel anıları taşa kazıyarak hatırlamaları
- Birbirlerine yaptıkları iyilikleri değerli görmeleri
- Olumlu davranışları önemsemeleri
- Zor Zamanda Destek Olmaları:
- Bataklıkta arkadaşını kurtarması
- Tehlikeli durumda yardımlaşmaları
- Birbirlerini yalnız bırakmamaları
Ben dostluklarımı devam ettirmek için şunları yapıyorum:
- Arkadaşlarımın sırlarını kimseye söylemem
- Üzgün olduklarında onları dinlerim
- Hata yaptıklarında hemen affederim
- Doğum günlerini unutmam
- Zor zamanlarında yanlarında olurum
- Onlarla oyunlar oynar, güzel vakit geçiririm
- Kavga ettiğimizde hemen barışmaya çalışırım
- Başarılarında onları tebrik ederim
İyi bir dostluk için bunları yapmaya devam edeceğim.
10. ETKİNLİK
a. Aşağıdaki paragrafı okuyunuz.
Rengârenk çiçekler, yemyeşil ağaçlarla dolu harika bir resim çizmeye başladınız.
Resmi tamamlayıp resim defterinizi kapatırken çizdiğiniz ağacın üzerinde
şöyle bir not belirdi: “Çizdiğin dünyayı daha yakından görmek ister misin? En yakın
arkadaşınla birlikte bu dünyaya davetlisin!” Hemen en yakın arkadaşını aradın
ve evine davet ettin. Bu renkli dünyada arkadaşınızla bir maceraya atıldınız.
b. Paragraftan hareketle arkadaşınızla yaşadığınız maceraları hayal gücünüzle birleştirerek anlatmaya çalışınız. Konuşmanızı yaparken aşağıdaki yönergeleri dikkate alınız.
• Kısa süreli zihinsel ön hazırlık yapınız.
• Anlatacağınız olayla ilgili deneyimlerinizi hayal gücünüzden
yararlanarak zenginleştiriniz.
• Anlatımınızı alışılmışın dışında bir tarzla yapmaya çalışınız.
• Sesinizi duyguyu yansıtacak biçimde ayarlayınız.
• Konuşmanızı beden dilini ve mekânı etkili kullanarak yapınız.
“Sihirli Resim Defteri’ndeki Macera”
Merhaba arkadaşlar! Size başımdan geçen inanılmaz bir macera anlatmak istiyorum. Geçen gün resim defterime çok güzel bir doğa resmi çizmiştim. Kocaman ağaçlar, rengârenk çiçekler, şırıl şırıl akan bir dere… Defteri kapatırken birden sihirli bir not belirdi! Hemen en yakın arkadaşım Elif’i aradım.
“Elif, hemen bize gel! İnanılmaz bir şey oldu!” dedim heyecanla. Elif geldiğinde resim defterimi açtık ve kendimizi birden çizdiğim resmin içinde bulduk!
[Heyecanlı bir sesle] “Aaaaa! Baksana Elif, şu çiçekler gerçekten kokuyor!” diye bağırdım. [Ellerimle çiçekleri göstererek] Çiçeklerin üzerinde kelebeklerin dans ettiğini gördük.
[Şaşkın bir sesle] Derken ağaçların arasından konuşan bir sincap çıktı karşımıza. Bize ormanı gezdirmek istediğini söyledi. Elif’le el ele tutuşup sincabı takip ettik. [Yürüyormuş gibi yaparak] Ağaçların arasından geçtik, derenin üzerindeki sihirli köprüden yürüdük.
En heyecanlı kısmı da şu: Gökkuşağının üzerinden kaydırak gibi kayıp, bulutların üzerinde zıpladık! [Zıplama hareketi yaparak]
Ama sonra annem “Yemeğe gel!” diye seslenince büyü bozuldu. Gözlerimizi açtığımızda kendimizi odamda bulduk. Elif’le birbirimize baktık ve gülümsedik. Bu bizim en güzel maceramızdı!
[Fısıldayarak] Ve kim bilir, belki bir gün yine resim defterim bizi yeni bir maceraya çağırır…
İşte böyle arkadaşlar! Hayal gücümüz bizi ne güzel yerlere götürüyor değil mi?
c. Konuşmanızı tema sonundaki “Konuşma Becerisi Öz Değerlendirme Ölçeği”ni kullanarak değerlendiriniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 148 Cevabı
11.ETKİNLİK:
a. Okuduğunuz metinden alınan aşağıdaki cümlede altı çizili kelimelerin
karşıladığı anlamları belirleyiniz.
Ayşenur, oturduğu sandalyeden ayağa kalktı.
Ayşenur: Özel ad/isim (Kişi adı) sandalyeden: Cins ad/isim (Eşya adı)
b. Altı çizili kelimelerden hangisi aynı cinsten varlıkları karşılamak için kullanılmıştır? Söyleyiniz.
- “sandalye” kelimesi aynı cinsten varlıkları karşılar çünkü birden çok sandalyeyi karşılıyor.
c. Altı çizili kelimelerden hangisi eşi olmayan varlıkları karşılamak için kullanılmıştır? Söyleyiniz.
- “Ayşenur” kelimesi eşi olmayan varlıkları karşılar çünkü özel bir isimdir ve tek bir kişiyi belirtir.
ç. Okuduğunuz metinden aynı cinsten varlıkları karşılayan kelimeler bularak yazınız.
Metinden aynı cinsten varlıkları karşılayan kelimeler:
- ağaç
- çiçek
- sandalye
- iplik
- tomurcuk
- gül
- duygu
- haslet
Bu kelimeler cins isimlerdir ve aynı türden birden çok varlığı karşılarlar.
12.ETKİNLİK
a. Sayı vermeden ismin birden fazla olduğunu nasıl ifade ederiz? Söyleyiniz.
Sayı vermeden ismin birden fazla olduğunu ifade etmek için şu yolları kullanabiliriz:
- “-ler, -lar” eki:
Örneğin:
- Ağaçlar
- Çiçekler
- Kuşlar
- Kitaplar
2.Topluluk isimleriyle:
Örneğin:
b. Aşağıdaki paragrafta altı çizili kelimelerin sayıları ifade etme yönünden aralarındaki farkı söyleyiniz.
- “Koyunlar”:
- “-lar” eki kullanılarak çokluk belirtilmiş.
- Birden fazla koyun olduğunu gösterir.
- Sayı belirtilmeden çokluk anlamı var.
- “Sürüsünün”:
- Topluluk ismi olarak kullanılmış.
- Çok sayıda koyunu tek bir kelimeyle ifade ediyor.
- Belirli bir sayı vermeden topluluk bildiriyor.
- “koyunum”:
- Tekil isim olarak kullanılmış.
- Koyunların arasından birini işaret ediyor.
- Tek bir koyunu bildiriyor.
c. Siz de isimleri farklı sayılar ifade edecek şekilde cümlelerde kullanınız. Cümlelerinizi kurarken gereksiz kelimelere yer vermeyiniz.
Tekil:
- Babam her sabah gazete okumayı çok sever.
- Akvaryumdaki balık rengarenk görünüyor.
- Bu roman benim en sevdiğim kitap oldu.
Çoğul:
- Marketteki müşteriler sıraya girdi.
- Mutfaktaki bardakları yeni yıkadım.
- Hemşire hastalara ilaçlarını dağıttı.
Topluluk:
- Bölük komutanı askerlere görev dağıtıyordu.
- Voleybol takımımız her gün antrenman yapıyor.
- Bir toplum ancak eğitimle gelişebilir.

Yorum gönder