Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, AA Finans Masası’na konuk oldu: (1)

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, AA Finans Masası’na konuk oldu: (1)

Mart 2, 2026 Ekonomi

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, iş ortamını geliştirme açısından geçen yıl birçok mevzuatta, kanunda düzenlemeler olduğunu anımsatarak, "İklim Kanunu çok uzun süredir beklenen bir gelişmeydi, yatırım teşvikleriyle ilgili güncellemeler geldi ve tabii ki buradaki insan kaynağımız, bunlar yatırımcılar nezdinde pozitif, Türkiye'yi olumlu ayrıştıran faktörler." dedi.

Dağlıoğlu, İstanbul Finans Merkezinin katkısıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.

2024'e göre dünyadaki yatırımların arttığı bir dönem yaşadıklarını belirten Dağlıoğlu, "durak ülke" diye ifade edilen ülkelere giden yatırımlar dahil edildiğinde yüzde 14'lük bir artış olduğunu, bu ülkeler dahil edilmediğinde ise dünyadaki yatırımların yüzde 5 gibi bir oranda arttığını söyledi.

Dağlıoğlu, Türkiye'ye gelen yatırımların yüzde 12,2'lik artışla dünyadaki artışın üstünde artmış olduğunu vurguladı.

Gelişmekte olan ülkelere giden yatırımların azaldığı bir dönem yaşandığına dikkati çeken Dağlıoğlu, "Türkiye yine burada pozitif ayrışan bir ülke olarak dikkat çekmiş oldu. Burada yani Türkiye'nin temel olarak bölgesinde artık bölgesel bir merkez olmasının getirdiği birtakım avantajlar var. Yani bu yatırımın sürekliliğinde zaten geniş bir uluslararası yatırımcı tabanı var ve coğrafi olarak da geniş bir alana hizmet vermesinden dolayı dünyadaki birçok gelişmeler perspektifinde, iç pazarıyla, çevre pazarlara erişimiyle yatırımcılar için pozitif bir ortam sunmaya devam ediyor." diye konuştu.

– "En çok yatırım Hollanda'dan geliyor"

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, yatırım yoluyla vatandaşlık programının uygulandığı dönemde gayrimenkule gelen yatırımlarda çok hızlı bir artış olduğunu anımsatarak, bazı yıllarda yüzde 50'ye yakın yatırımın gayrimenkulden geldiğinin görüldüğünü söyledi.

Dağlıoğlu, bunun 2025'te yaklaşık yüzde 18'de kaldığını aktararak, "Uzun vadeli ortalamaya bakarsak aslında yüzde 25'in biraz üzerinde seyrediyor. Gayrimenkuldeki seyir de biraz böyle azalmış, gelen yatırımların artışı diğer o sermaye dediğimiz kalemden gelmiş oluyor." dedi.

Yatırımların hangi ülkelerden geldiğine değinen Dağlıoğlu, Hollanda'nın vergi anlaşmaları ve birçok uluslararası şirketin "kasası" konumunda olması sebebiyle listenin başında olduğunu bildirdi.

Dağlıoğlu, sonrasında Lüksemburg'un geldiğini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"ABD burada 5'inci ülke olarak görünüyor ama ABD'nin daha üst sıralara çıktığını görüyoruz. Kazakistan'dan biliyorsunuz bir işlem olmuş oldu, Hepsiburada'nın satın alınması bu ülke üzerinden gerçekleştiği için Kaspi.kz üzerinden, bu yıl dikkat çeken üst sıralarda yer alıyor Kazakistan. Sonrasında Almanya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) gibi ülkelerle listemiz devam ediyor. Yine coğrafi çeşitliliğin olduğuna dikkat çekiyoruz. Amerika'dan yatırımların, Avrupa'dan yatırımların geldiğini görüyoruz, Körfez ülkeleri ve Asya ülkelerinden yatırımların geldiğini görüyoruz. Özetle önceki yıllardaki trendin benzeri şekilde devamı."

– "Türkiye bölgede en çok yatırım çeken üç ülke arasında"

Burak Dağlıoğlu, gelişmekte olan ülkelere yönelik uluslararası doğrudan yatırımların sınırlı kaldığı bir konjonktürde Türkiye'nin pozitif ayrışmasının en temelinde güçlü siyasi liderliğin olduğunu belirtti.

Dağlıoğlu, özellikle dünyadaki jeopolitik gelişmeler düşünüldüğü zaman yatırımcıların karar verme dinamiklerinde artık jeopolitik gelişmelerin daha büyük bir rol oynadığının altını çizdi.

Yatırımcılardan gelen geri bildirimlerde Türkiye'nin güçlü liderlikle ekonomisindeki dinamizmi korumasının ve reform yapma kapasitesinin üst düzeyde olmasının önemli etken olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"İş ortamını geliştirme açısından geçtiğimiz yılı hatırlarsak birçok mevzuatta, kanunda düzenlemeler oldu. İklim Kanunu çok uzun süredir beklenen bir gelişmeydi, yatırım teşvikleriyle ilgili güncellemeler geldi ve tabii ki buradaki insan kaynağımız, bunlar yatırımcılar nezdinde pozitif, Türkiye'yi olumlu ayrıştıran faktörler. Coğrafi konumumuza zaten biraz değinmiş olduk. Biz burada neyi görüyoruz? Daha uzun vadeli baktığımız zaman Türkiye yine aslında bu coğrafyada, coğrafyadan kastımız da Orta ve Doğu Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu ülkeleri bizim rekabet coğrafyamızı oluşturuyor. Biz yatırımlardaki performansımızı ölçerken bu ülkelerle olan rekabetimize bakıyoruz. Türkiye burada yine en çok yatırım çeken üçüncü ülke konumunda. Aslında ilk üç arasında çok büyük farklılıklar yok, bu konumunu da aslında geçtiğimiz yıl korumuş oldu."

Dağlıoğlu, Türkiye'nin 2015'ten 2025'e kadar olan dönemde bir önceki 10 yıla kıyasla Doğu Avrupa bölgesinde bir sıra atladığını ve Polonya'nın ardından bölgede ikinci sırada olduğunu vurgulayarak, Kuzey Afrika ve Orta Doğu da katıldığı zaman, BAE'nin de tabloya dahil olmasıyla, Türkiye'nin en çok yatırım çeken üç ülke arasında olduğunu bildirdi.

Türkiye'nin son 10-11 yıllık döneminde sanayi projelerinde çok ciddi bir artış olduğuna işaret eden Dağlıoğlu, "Gıda-tarım projelerinde çok ciddi bir artış var. Hizmetler sektörü daha böyle stabil kalmış, orada belki daha da bizim için bir iyileştirme alanı görüyoruz ama Türkiye açık ara bu bölgede imalat sanayi projelerini çekmede ve genişleme tipi yatırımları çekmede lider ülke konumunda. Satın alma-birleşmelerde ikinci sıradayız ama yine bir liderlik iddiamız da olur orada. Böyle bir tablodan bahsediyoruz, ülkemiz kendi bölgesinde en rekabetçi, en yatırım çekme açısından canlı ülke konumunda." şeklinde konuştu.

– "Teknoloji girişimciliği ve tedarik zinciri odaklı yatırımların devam ettiğini görüyoruz"

Dağlıoğlu, yatırım konularına uzun vadeli yaklaştıklarını vurgulayarak, doğrudan yatırımların daha uzun vadeli perspektiflerle, değerlendirmelerle yatırım yapılan bir alan olduğuna dikkati çekti.

2003'ten bu yana en çok yatırım çekilen alanlara bakıldığında, finans, imalat, toptan-perakende ticaret, enerji, bilgi işlem teknolojileri şeklinde devam eden bir sıralama olduğunu kaydeden Dağlıoğlu, 2025'te toptan-perakende, imalat sanayi, bilgi işlem teknolojileri, finans, ulaştırma, enerji şeklinde bir sıralama olduğunu bildirdi.

Dağlıoğlu, ilk 5 sıradaki sektörlerin neyi anlattığına değinerek, şöyle devam etti:

"Türkiye teknoloji girişimciliği üzerinden ve uluslararası şirketlerin Türkiye'yi bir tedarik zinciri merkezi olarak konumlamasından dolayı gerçekleşen projeler. Hem imalat hem de lojistik alanındaki, ulaştırma alanındaki yatırımlar da o üretilen ürünlerin istenen noktaya gönderilmesi için gerekli olan yatırımlar. Böyle sektör tasnifini tabii ki yapabiliriz yani böyle geniş tanımlarla ama genel trendin, yani geçtiğimiz, özellikle salgın sonrasında gördüğümüz bu trend devam ediyor, teknoloji girişimciliği ve tedarik zinciri odaklı yatırımların devam ettiğini görüyoruz."

2020'den sonraki yatırımlara baktığımız zaman imalat sanayinin yüzde 28'lik payla dikkati çeker bir şekilde önde gittiğini aktaran Dağlıoğlu, "Toptan-perakende ticaretin çoğunluğunun bu teknoloji girişimcilerinden oluştuğunu biliyoruz. Benzeri şekilde bilgi-iletişim sektörü ve finans sektöründe çok fazla teknolojiyle alakalı yatırım var. Bu da böyle aslında uzun vadeli değerlendirmelerde de yani sadece bir yıl değil, 5-6 yıllık dönemde de benzeri bir trendi burada açıkça görmüş oluyoruz." şeklinde konuştu.

(Sürecek)

Önceki İçerik Mert Müldür yedek kulübesini dağıttı, farklı tepkiler geldi
Sonraki İçerik Cumhuriyetçi ağır top İsrailli Bennett’i uyardı: Aklında olsun, Türkiye NATO üyesi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir