7. Sınıf Din Kültürü 3. Ünite Sayfa 78-79 Cevapları (MEB Yayınları)
- Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabının 3. ünitesindeki ahlaki davranışlar konusunu işleyen 78 ve 79. sayfaların özetidir. 78. sayfada öz denetim ve sabır kavramları üzerinde durulurken, öz denetimin davranışları disipline etme becerisi, sabrın ise zorlayıcı durumlarda Allah’a sığınma ve güvenme olduğu vurgulanır. Yunus Emre’nin dürüstlükle ilgili beyitiyle dürüstlüğün özle bütünleşmesi gerektiği anlatılır. 79. sayfada ise saygı ve sevgi değerleri ele alınır; saygının her insanın yaratılıştan gelen onuru nedeniyle hak ettiği hürmet olduğu, sevginin ise Allah rızası için beslenen yüce bir duygu olduğu belirtilir. Yavuz Sultan Selim’in alimlere gösterdiği saygı, ilmin ve bilginin değerini vurgulayan bir örnekle açıklanır.
7. Sınıf Din Kültürü 3. Ünite 78-79. Sayfa Cevapları: MEB Yayınları
Bu sayfa, 7. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders kitabındaki 3. Ünite (Ahlaki Davranışlar) kapsamında yer alan sayfa 78 ve 79 etkinliklerini içermektedir. Sorular ve metinler güncel MEB kitabı ile birebir uyumludur.
📘 Sayfa 78: Öz Denetim ve Sabır
💬 Soru – Yorum
“Kamuya togru dersin togruyısan
Bulınmaz togrulık sen egriyisen”
(Yunus Emre, Risaletü’n-Nushiyye, s. 194.)
Soru: Bu beyitten hareketle dürüstlüğü yorumlayınız.
Cevap: Yunus Emre bu beyitte dürüstlüğün merkezine bireyin kendisini koyar. İnsan başkalarına “doğru olun” demeden önce, kendi iç dünyasında ve eylemlerinde doğru olmalıdır. Eğer kişinin kendisi hileli, yalan üzerine kurulu (eğri) bir karakterdeyse, dışarıda dürüstlüğü araması veya dürüstlükten bahsetmesi beyhudedir. Gerçek dürüstlük, insanın özünün ve sözünün bir olmasıdır.
🔍 Temel Kavramlar
Öz Denetim: Kişinin herhangi bir müdahaleye maruz kalmadan davranışlarını disiplin etme becerisine denir. Öz denetimli insan; davranışlarını kontrol eder, bir işin sonunu düşünerek hareket eder, ölçülü ve makuldür.
Sabır: Hoşa gitmeyen olaylar ve insanı zorlayan durumlar karşısında kişinin Allah’a (cc) sığınıp güvenmesidir. Sabırlı insan; inançla beklemeyi bilir, kararlarında acele etmez, hastalık veya başarısızlık gibi durumlarda isyan etmeden sebat gösterir.
📘 Sayfa 79: Saygı ve Sevgi
📖 Değerler Eğitimi: Saygı ve Sevgi
Saygı: Bir başkasına gösterilen hürmet, incelik, özen ve ölçülü davranmaya denir. İslam’a göre her insan, yaratılıştan gelen onuru nedeniyle saygıyı hak eder.
Sevgi: Bir kimseden veya bir şeyden hoşnut olmak demektir. İslam dininde sevgi, herhangi bir menfaat için değil, sırf Allah’ın (cc) rızasını kazanmak için gerçekleştirilen yüce bir duygudur.
📜 Soru – Yorum
“Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferi sırasında yanında devrin önemli âlimlerinden Kemalpaşazâde de bulunmaktaydı. Rivayete göre seferden dönüş sırasında Kemalpaşazâde’nin atının ayağından padişahın kaftanına çamur sıçramıştı. Bunun üzerine Yavuz Sultan Selim “âlimin ayağından sıçrayan çamurların hem süs hem de övünç vesilesi” olacağını söylemiştir. Yanındakilere de bu kaftanın ölümünden sonra sandukası üzerine örtülmesi vasiyetinde bulunmuştur.”
(bk. Şerafettin Turan, “Kemalpaşazâde”, DİA, C 25, s. 238.)
“… Kuşkusuz âlimler peygamberlerin vârisleridir.”
(Tirmizî, İlim, 19.)
Soru: Verilen hadisi de dikkate alarak Yavuz Sultan Selim’in davranışını âlimlere saygı açısından yorumlayınız.
Cevap: Yavuz Sultan Selim’in bu davranışı, İslam medeniyetinde ilme ve bilgiye verilen kutsal önemin en somut örneğidir. Hadis-i şerifte âlimlerin peygamber varisi olduğu belirtildiği için, Padişah âlime gösterdiği saygıyı aslında peygamberi mirasa olan bağlılığının bir gereği olarak görmüştür. Bir cihan hükümdarının, âlimin atından sıçrayan çamuru kendisine bir şeref sayması ve mezarının üzerine örtülmesini vasiyet etmesi; bilginin, makam ve güçten çok daha üstün olduğunu bizlere kanıtlamaktadır.
Yorum gönder