5.Sınıf Türkçe Ders Kitabı Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Metni Cevapları
Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Özet
Bu makale, 5. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan “Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa” metnini özetlemektedir. Metin, Atatürk’ün çocukluk yıllarından bir kesiti sunarak onun çalışkan, kararlı ve sorumluluk sahibi kişiliğini vurgular.
Hikaye, yoksul bir çocuk olan Mustafa’nın, Gazi Mustafa Kemal ile karşılaşmasını anlatır. Gazi, Mustafa’nın hasta ve yardıma muhtaç olduğunu fark eder ve ona destek olur. Bu karşılaşma, Mustafa’nın hayatını değiştirir.
Makale, metinde geçen karakterleri, olay örgüsünü ve temaları detaylı bir şekilde ele alır. Atatürk’ün çocuklara verdiği önemi ve onların iyi yetişmesinin önemini vurgular. Ayrıca, metindeki dil ve anlatım özelliklerini de inceler.
5. Sınıf Türkçe: Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa Metni Cevapları
“Atatürk’ü Tanımak” teması kapsamında yer alan “Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa” metni, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluk yıllarına ışık tutarak onun kişilik özelliklerinin nasıl şekillendiğini anlatmaktadır. Metinde, Atatürk’ün küçük yaşlardan itibaren çalışkan, kararlı ve sorumluluk sahibi bir birey olduğu vurgulanmaktadır.
Bu metin sayesinde öğrenciler, Mustafa Kemal Atatürk’ün yalnızca bir asker ve devlet adamı değil, aynı zamanda zorluklar içinde büyümüş, emek vererek hedeflerine ulaşmış bir insan olduğunu daha yakından tanıma fırsatı bulmaktadır. Metin; azim, çalışkanlık ve kararlılık gibi değerlerin insan hayatındaki önemini ön plana çıkarmaktadır.
Bu içerikte, MEB Yayınları 5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı sayfa 95-96-97-98-99-100-101-102-103-104-105-106-107-108-109
arasında yer alan “Atatürk’ü Tanımak” temasına ait “Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa” metniyle ilgili sorular ve cevaplar, öğrencilerin seviyesine uygun, açık ve anlaşılır bir şekilde ele alınmıştır.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 95 Cevabı
GAZİ MUSTAFA KEMAL VE SIĞIRTMAÇ MUSTAFA
Bir zamanlar, Marmara Denizinin kıyısında bulunan Yalova adlı küçük ve şirin bir ilçede, Mustafa adlı bir çocuk yaşardı. Mustafa’nın en büyük dileği, arkadaşları gibi okula gitmek ve okumaktı. Ama ne yazık ki o çok fakir bir ailenin çocuğuydu. Onun, okul yerine dağlarda sığırtmaçlık yaparak ailesinin bütçesine katkıda bulunması gerekiyordu.
Yıl 1929’du. Güzel bir eylül sabahında, Mustafa erkenden uyandı. Sığırları otlatması gerekiyordu. Hemen elini yüzünü yıkayıp iş kıyafetlerini giydi. Bir parça kuru ekmekle açlığını giderdikten sonra yola koyuldu. Sığırları önde, kendisi arkada, mis kokulu otların yetiştiği dağa doğru ilerliyordu. Gökyüzünde pırıl pırıl bir güneş, yeryüzünde yemyeşil bir doğa vardı. Her yer, her şey eşsiz güzellikteydi. Ama Mustafa, bu güzellikleri fark edemeyecek kadar yorgundu. Çünkü o hastaydı. Sıtma olmuştu. Üstelik bugün kendini, her zamankinden daha halsiz hissediyordu. Tek isteği bir an önce sığırlarını otlatıp evine dönmekti.
Bu arada Gazi Mustafa Kemal Yalova’daydı. Çalışmalarını bitirdikten sonra Gazi, yöreyi daha iyi tanımak için kurmaylarıyla birlikte gezintiye çıkmıştı. Hava kararmaya başlayınca da çiftliğe dönmek üzere yola koyuldular. Fakat hiçbir yol onları çiftliğe götürmüyordu. Açık söylemek gerekirse kaybolmuşlardı. Gazi ve yanındakiler bir süre sesli düşündükten sonra, farklı bir yolu denemeye karar verdiler ve atlarını oraya sürdüler…
Küçük Mustafa gün boyu yemyeşil çimenlerde sığırlarını otlattıktan sonra çiftliğe doğru, yorgun adımlarla yürüyordu. Birden uzaktaki atlıları fark etti. Atlılar, atlarını ona doğru dörtnala sürüyorlardı. Şüpheyle, “Neler oluyor?” diye mırıldandı.
Derken atlılar kısa sürede Mustafa’nın yanına ulaştılar. Hepsi iyi giyimli ve önemli insanlara benziyordu. Mustafa, onların bu halini görünce, şüphesinin yersiz olduğunu anlayıp rahatladı.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 96 Cevabı
En öndeki atlı, Mustafa Kemal’di. Gazi atından indi ve Mustafa’nın yanına yaklaşarak, “Çocuğum, çiftliğe nasıl gidilir?” diye sordu.
Mustafa, yolu elindeki sopayla göstererek “Yanlış yoldan gelmişsiniz. Çiftliğe şu gördüğünüz yoldan gidilir,” dedi.
Gazi, çocuğa teşekkür ettikten sonra sevgiyle; “Senin adın ne?” diye sordu.
“Mustafa!” dedi çocuk. Sonra, “Ama burada bana Sığırtmaç Mustafa derler,” diye ekledi.
Gazi, “Mustafa” ismini duyunca gülümsedi. Fakir olduğu her halinden belli olan çocuğa, sevgi ve şefkatle bakıyordu. Bu arada onun sararmış benzi ve şiş karnı dikkatini çekmişti. Çocuğun hasta olabileceğini düşündü.
“Öyle mi? Benim adım da Mustafa. Demek ki seninle adaşız. Ama adımın yanında bir de Kemal var,” dedi. Sonra çocuğun, omzuna sevgi ile dokunup, “Gazi Mustafa Kemal’i tanır mısın?” diye sordu.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 97 Cevabı
Sığırtmaç Mustafa, gün boyu dağlarda sığırlarını otlatan gariban bir çocuktu. Gazi, ismini büyüklerinden ve okula giden arkadaşlarından duymuştu ama kendisini nereden bilebilirdi ki? Ciddi bir şekilde; “Hiç görmedim!” dedi.
“Onu sever misin?”
“Tabii severim.”
“Neden seversin?”
“Paşa olduğu için severim.”
“Peki, onunla tanışmak ister miydin?”
“Hem de çoook!”
Mustafa Kemal’in kalbinde çocukların apayrı bir yeri vardı. Çünkü onlar, Türkiye Cumhuriyetinin geleceğiydi. Ülkemizin geleceğinin parlak olması için tüm çocukların çok iyi yetiştirilip topluma kazandırılması gerektiğini düşünüyordu.
Gazi, Sığırtmaç Mustafa’yla sohbet ederken çocuğun her hareketini dikkatle inceliyordu. Konuşmasını, davranışını ve samimiyetini çok beğenmişti. Öyle ki, onunla karşılaştığı için, çiftliğe giden yolu kaybetmesine bile seviniyordu. Aslında amacı onu daha iyi tanıyarak, yardımcı olmaktı.
“Sığırtmaçlık yaparak ayda ne kadar para kazanıyorsun?”
“Üç lira.”
“Aylık 3 lira olunca, yıllık kazancın ne oluyor?”
Sekiz yaşındaki Sığırtmaç Mustafa bir an durakladı. Okur-yazarlığı olmadığı için nasıl hesaplayacağını şaşırmıştı. Kim bilir belki de, yılda 12 ayın olduğunu bile bilmiyordu. O anda Mustafa Kemal, çocuğun okuma yazma bilmediğini anladı. Onun daha fazla zorlanmaması için yanındakilere işaret etti. Çocuk onların yardımıyla yıllık kazancının 36 lira olduğunu hesaplayıp söyledi.
Gazi, çocuğa sevgiyle gülümseyerek yaklaştı ve cebinden bir miktar para çıkarttı. Çocuğun bir yıllık ücreti olan 36 lirayı hesaplayıp ona uzattı.
Sığırtmaç Mustafa ilk kez böyle bir şeyle karşılaşıyordu. Hatta daha önce kimse onunla böyle içten ilgilenmemişti. Çok şaşkın ve mutluydu ama hak etmediği parayı alamazdı. Almadı da.
Mustafa Kemal’in, “Neden almıyorsun?” sorusu üzerine, “Bu para çok. Üstelik nereden aldın diye bana hesap sorarlar,” dedi.
Gazi, “Bu parayı ben sana bize yol gösterdiğin için veriyorum. Alacaksın!” deyince, çocuk düşündü. Sonra, “Yol göstermenin bedeli bu kadar çok olamaz. Fakat yanımda bir
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 98 Cevabı
miktar cevizim var. Eğer siz onu alırsanız, ben de cevizin karşılığı olarak bu parayı almayı kabul ederim,” dedi.
Bunun üzerine Mustafa Kemal, cevizleri almak zorunda kaldı. Çocukla vedalaşıp atını çiftliğe doğru sürerken, çocuğun bu onurlu davranışından etkilenmiş bir hali vardı.
Sığırtmaç Mustafa, ömründe ilk kez bu kadar parayı bir arada görmüştü. Bir avcunda sımsıkı tuttuğu 36 liraya, bir giden atlılara bakıyordu. Aklı karmakarışıktı. Kendi kendine, “Benimle konuşan kişi oldukça önemli birine benziyordu. Kim olabilir ki? Üstelik ikinci adının ‘Kemal’ olduğunu söyledi. Yoksa bu kişi Gazi Mustafa Kemal mi?” diye düşündü. Sonra da büyük bir coşkuyla, “Evet!.. Evet o!.. Gazi Mustafa Kemal’in ta kendisi! Çünkü böyle mükemmel bir insan, ondan başkası olamaz,” diye haykırdı.
Gazi, çiftliğe gelmişti ama aklı Sığırtmaç Mustafa’da kalmıştı. Onun hakkında güzel şeyler düşünüyordu. Ama öncesinde hakkında bilgi toplaması gerekiyordu. Kısa sürede onunla ilgili çok şey öğrendi ve ertesi gün Sığırtmaç Mustafa’yı yanına çağırtmaya karar verdi.
Bu arada Sığırtmaç Mustafa’nın içi içine sığmıyordu. Öyle ki o gece, mutluluktan sabaha kadar uyuyamamıştı. Hele bir de, Gazi Mustafa Kemal tarafından çağırıldığını öğrenince küçücük kalbi duracak gibi oldu. Çocukcağız, güzel bir düş gördüğünü düşünüyor, uyanmak istemiyordu.
Hatta içinde, hayatının birden değişeceği, eski yaşadığı zorlukların yerini mutlu günlerin alacağı hissi vardı. Tüm bu duygularıyla bayramlık giysileri içinde çiftliğin kapısını çaldı.
Gazi onu bekliyordu, çocuğu sevgiyle karşıladı. Bir süre oturup karşılıklı sohbet ettiler. Daha sonra Mustafa Kemal, çocuğun hastalığının bir an önce tedavi edilmesi için onu, Şişlideki Himaye-i Etfal Hastanesine yolladı. Çocuğun hastalığı bayağı ilerlemişti. Hemen tedaviye alındı… Sonra ne mi oldu?
Uzun bir tedavi sonrasında sağlığına kavuşan Sığırtmaç Mustafa için güzel günler başladı. Yıllardır özlemini çektiği okuma- yazma isteğini Mustafa Kemal yerine getirecekti. Ailesinin de onayını aldıktan sonra Beşiktaş’taki 19. İlk Mektep’e yolladı. Mustafa oldukça başarılı bir öğrenciydi.
Burayı bitirince Gazi,onu Maçka’daki Fevziye Lisesine gönderdi. Kuleli Askeri Lisesinde de eğitim aldıktan sonra Kara Harp Okulundan Tankçı Teğmen rütbesiyle mezun olup, Türk Silahlı Kuvvetlerine katıldı. Orada başarılı ve mutlu bir yaşam sürdü…
Hikmet Ulusoy
Materyalimi Seçiyorum
“Atatürk ve çocuk” konulu metinler bulmak için bir araştırma yapınız. Önce genel ağdan metin adlarını belirleyebilirsiniz. Ardından halk veya okul kütüphanesinden ulaştığınız metinler arasından birini seçiniz. Seçtiğiniz metni inceleyiniz. Gerekirse farklı kaynaklara da başvurabilirsiniz. Elde ettiğiniz bilgileri sınıfta paylaşınız. Araştırma sürecinizi bilgiye ulaşım, konuya ve amaca uygunluk açısından değerlendiriniz.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 99 Cevabı
1. Etkinlik
Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden hareketle sözlü olarak cevaplayınız.
1. Mustafa neden sığırtmaçlık yapmaktadır?
Cevap:
Mustafa çok fakir bir ailenin çocuğu olduğu için okula gidememekte, ailesine destek olmak amacıyla sığırtmaçlık yapmaktadır.
Cevap:
2. Mustafa atlıları görünce neden önce şüphelenmiş, sonra rahatlamıştır?
Cevap:
Atlılar hızla kendisine doğru geldikleri için önce korkmuş ve şüphelenmiştir. Ancak atlıların iyi giyimli ve saygın kişiler olduğunu görünce şüphesinin yersiz olduğunu anlamıştır.
3. Gazi Mustafa Kemal neden Mustafa’nın hasta olabileceğini düşünmüştür?
Cevap:
Mustafa’nın sararmış yüzü, şiş karnı ve halsiz hâli Gazi Mustafa Kemal’in dikkatini çekmiş, bu yüzden onun hasta olabileceğini düşünmüştür.
4. Gazi Mustafa Kemal’in çocuklara özel önem vermesinin sebebi nedir?
Cevap:
Çünkü çocukları Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği olarak görmekte, ülkenin ilerlemesi için iyi yetişmeleri gerektiğine inanmaktadır.
5. Gazi Mustafa Kemal neden yolunu kaybetmesine rağmen bu karşılaşmaya sevinmiştir?
Cevap:
Sığırtmaç Mustafa’yı tanıyıp ona yardımcı olma fırsatı bulduğu için bu karşılaşmayı bir şans olarak görmüştür.
6. Sığırtmaç Mustafa neden bayramlıklarını giymiştir?
Cevap:
Gazi Mustafa Kemal tarafından çağrılmayı büyük bir onur olarak gördüğü için en temiz ve güzel kıyafetlerini giymek istemiştir.
2. Etkinlik
a. Okuduğunuz metinde Sığırtmaç Mustafa’nın karşılaştığı problemlerden birini seçip aşağıya yazınız.
Cevap:
Okula gidememesi ve hastalığı.
b. Bu problemin sebebini kısaca belirtiniz.
Cevap:
Ailesinin maddi durumunun yetersiz olması ve sağlık sorunları.
c. Problemin çözümüne ilişkin metindekinden farklı çözüm önerileri yazınız.
Cevap:
Devlet tarafından ücretsiz eğitim desteği sağlanması
Köyde gezici öğretmen görevlendirilmesi
Aileye sosyal yardım yapılması
ç. Önerileriniz arasından en uygun olanını belirleyiniz. Bu çözümün problemin çözümüne olan katkısını değerlendiriniz.
Cevap:
Ücretsiz eğitim desteği sağlanması en uygun çözümdür. Böylece Mustafa hem çalışmak zorunda kalmaz hem de eğitim alarak geleceğini güvence altına alır.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 100 Cevabı
3. Etkinlik
a. “Dersimiz Cumhuriyete Doğru” ve “Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa” metinlerinden iki kahraman seçiniz. Seçtiğiniz kahramanların benzer ve farklı yönlerini belirleyerek karşılaştırınız.
Cevap:
Gazi Mustafa Kemal
Sığırtmaç Mustafa
b. Kahramanların benzer özellikleri (dış görünüş, kişilik özellikleri vb.) listeleyiniz.
Cevap:
Dürüst olmaları
Vatan sevgisine sahip olmaları
Kararlı ve azimli olmaları
c. Kahramanların farklı özellikleri (dış görünüş, kişilik özellikleri vb.) listeleyiniz.
Cevap:
| Gazi Mustafa Kemal | Sığırtmaç Mustafa |
|---|---|
| Devlet adamı | Fakir bir çocuk |
| Eğitimli | Okula gidememiş |
| Lider | Öğrenmeye hevesli |
4. Etkinlik
a. Okuduğunuz metnin unsurlarını aşağıdaki ilgili yerlere yazınız.
Kişiler
Gazi Mustafa Kemal, Sığırtmaç Mustafa, kurmaylar, Mustafa’nın ailesi
Yer
Yalova, çiftlik, İstanbul
Zaman
1929 yılı
Olay
Gazi Mustafa Kemal’in yolda karşılaştığı Sığırtmaç Mustafa’nın hayatına eğitim ve sağlık yoluyla destek olması
b. Aşağıda giriş bölümü verilen okuduğunuz metnin olay örgüsünü tamamlayınız.
Cevap:
Gazi Mustafa Kemal, Sığırtmaç Mustafa ile tanışır, onun hastalığını fark eder ve tedavi ettirir. Daha sonra eğitim almasını sağlar. Mustafa okuyup başarılı bir asker olur.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 101 Cevabı
5. Etkinlik
a. Gazi Mustafa Kemal ve Sığırtmaç Mustafa’nın 1937’de karşılaştığını hayal ediniz. Bu durumda sizce aralarında nasıl bir diyalog geçer? Yazınız.
Cevap:
Gazi Mustafa Kemal:
“Mustafa, seni bugün başarılı bir subay olarak görmek beni çok mutlu etti.”
Mustafa:
“Paşam, sizin bana verdiğiniz destek olmasaydı bugün burada olamazdım.”
Gazi Mustafa Kemal:
“Ülkemizin geleceği, senin gibi azimli gençlerin elinde.”
b. Gazi Mustafa Kemal’in “Bugünün küçükleri yarının büyükleridir.” gibi çocuklar ve gençlerle ilgili sözleri vardır. Yukarıdaki yazınızın sonunda siz de bir söz söyleyecek olsaydınız ne söylerdiniz? Aşağıya yazınız.
Cevap:
Çocuklara yapılan her yatırım, geleceğe atılan en sağlam adımdır.”
6. Etkinlik
Metnin içeriği ile ilgili bilgiler doğruysa yay ayraçların içine (D), yanlışsa (Y) yazınız.
Serim
Sığırtmaç Mustafa tanıtılmıştır. ( D )
Gazi Mustafa Kemal’le tanışması anlatılmıştır. ( Y )
Düğüm
Mustafa’nın en büyük dileğinin ne olduğu anlatılmıştır. ( Y )
Gazi Mustafa Kemal’le tanışması anlatılmıştır. ( D )
Çözüm
Sığırtmaç Mustafa’nın parayı nasıl aldığı anlatılmıştır. ( Y )
Sığırtmaç Mustafa’nın tedavi olup iyileşmesi anlatılmıştır. ( D )
7. Etkinlik
Aşağıda ünlem işaretinin bazı kullanım özelliklerini ile bu kurallara ait cümleler verilmiştir. Bu cümlelerdeki ünlem işaretinin hangi özelliği karşılayacak şekilde kullanıldığını belirleyiniz. Kural numarasını örnekteki gibi yazınız.
1.Sevinç, kıvanç, acı, korku, şaşma gibi duyguları anlatan cümle veya ibarelerin sonuna konur.
2. Seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra konur.
2 Ey Türk genci! Bu vatan sana emanet.
1 Sakın ha! Kimse bayrağıma el sürmesin.
1 Yaşasın! Cumhuriyet ilan edildi.
2 Yiğitler! Hiç durmadan güneye doğru ilerleyin.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 102 Cevabı
8.ETKİNLİK
a. Aşağıda boş bırakılan yerlere uygun olan geçiş ve bağlantı ifadelerini yazınız.
ancak fakat rağmen bununla birlikte öte yandan
Millî Mücadele, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini simgeleyen destansı bir
dönemdi. İşgalci devletler asker ve silah bakımından üstün durumdaydı ______________Türk
milleti onlarda olmayan bir güce, birlik ve dayanışma ruhuna sahipti. Onca zorluğa ___________
milletin birliği, azim ve kararlılığı başarıyı getirmeye yetecek düzeydeydi. _____________ milletin
onlara rehberlik edecek bir lidere ihtiyaç duyduğu da açıktı. Tam da bu koşullar altında
Atatürk’ün Samsun’da yaktığı meşale milletin kalbindeki vatan sevgisini ve bağımsızlık
arzusunu ateşlemeye yetti. Böylece tarihe altın harflerle kazınan gerçek bir destan yazıldı.
________________ kazanılan sadece askerî bir zaferdi ve tam anlamıyla bağımsız bir ülke kurmak
için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Evet, yapılacakların listesi uzundu _____________
bu milletin çocuklarında ecdadına yakışır bir ülke kuracak güç fazlasıyla vardı.
—————
Millî Mücadele, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini simgeleyen destansı bir dönemdi. İşgalci devletler asker ve silah bakımından üstün durumdaydı ancak Türk milleti onlarda olmayan bir güce, birlik ve dayanışma ruhuna sahipti. Onca zorluğa rağmen milletin birliği, azim ve kararlılığı başarıyı getirmeye yetecek düzeydeydi. Bununla birlikte milletin onlara rehberlik edecek bir lidere ihtiyaç duyduğu da açıktı. Tam da bu koşullar altında Atatürk’ün Samsun’da yaktığı meşale milletin kalbindeki vatan sevgisini ve bağımsızlık arzusunu ateşlemeye yetti. Böylece tarihe altın harflerle kazınan gerçek bir destan yazıldı. Fakat kazanılan sadece askerî bir zaferdi ve tam anlamıyla bağımsız bir ülke kurmak için bundan çok daha fazlasına ihtiyaç vardı. Evet, yapılacakların listesi uzundu öte yandan bu milletin çocuklarında ecdadına yakışır bir ülke kuracak güç fazlasıyla vardı.
b. Yukarıdaki geçiş ve bağlantı ifadelerini kullanacağınız birer cümle yazınız.
- Hayatındaki en büyük zorlukla karşılaştığında, ancak yılmadan mücadele etmeye devam etti.
- Çalışmalar çok zorlu geçti, ancak sonunda başarıya ulaştılar.
- Bununla birlikte, herkesin yardımı, projenin başarısında büyük rol oynadı.
- İlk başta işler istediği gibi gitmedi, fakat zamanla her şey yoluna girdi.
- Şehirdeki yaşam oldukça hızlıydı, öte yandan köydeki yaşam çok daha sakin ve huzurluydu.
c. Geçiş ve bağlantı ifadelerinin anlatıma olan katkısını yazınız.
Geçiş ve bağlantı ifadeleri, bir metindeki düşünceleri birbirine bağlayarak, anlatımın daha akıcı ve anlaşılır olmasını sağlar. Bu ifadeler, cümleler ve paragraflar arasındaki ilişkiyi netleştirir, okurun metni daha kolay takip etmesine yardımcı olur. Örneğin, “ancak” ve “fakat” gibi bağlaçlar, zıtlıkları belirtirken, “bununla birlikte” ve “öte yandan” gibi ifadeler ise farklı bakış açılarını karşılaştırmaya olanak tanır. Bu şekilde metnin anlam derinliği artar ve anlatılmak istenen mesaj daha etkili bir biçimde iletilir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 103 Cevabı
9.ETKİNLİK
YAZALIM
a. “Oğlu Hüseyin’den Emine Ana’ya Mektuplar” metninin işlenişinde yer alan 10. etkinlikte yazdığınız serim bölümünü okuyunuz.
ANITKABİR MACERASI
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesinde öğretmen, sınıftaki öğrencilere çok güzel bir haber verdi. Öğrenciler, Bayram’ı kutlamak için Ankara’ya gezi düzenleyeceklerini öğrenince çok mutlu oldular. Öğretmen, gezi sırasında Anıtkabir’i ziyaret edeceklerini ve Atatürk’ü anacaklarını söyledi. Ali, çok heyecanlandı ve bu haberi eve gittiğinde babası Doktor Alper Bey’e ve kız kardeşi Zehra’ya anlattı. Zehra’nın ninesi Ayşe nine de torununa gezinin önemini anlatıp bazı tavsiyelerde bulundu. Geceyi sabırsızlıkla geçiren öğrenciler, ertesi gün aileleriyle birlikte otobüsün kalkacağı yere geldiler. Hep birlikte otobüse binip Ankara’ya gitmek için yola çıktılar. Öğretmen, öğrencilerinin bu özel günü birlikte kutlayacak olmalarına çok sevindi.
b. Aşağıda verilen yönergelerden hareketle düğüm bölümünü yazınız. Düğüm bölümünü
yazarken aşağıdaki yönergelere dikkat ediniz.
• Serim bölümüne uygun olarak olayları kurgulayınız.
• Olay örgüsünü oluştururken merak unsuru oluşturmaya
özen gösteriniz.
• Yazınızda yabancı dillerden alınan ve dilimizde henüz yaygınlaşmamış
kelimelerin Türkçelerini tercih ediniz.
• Geçiş ve bağlantı ifadelerini (ancak, fakat, rağmen, bununla
birlikte, öte yandan vb.) kullanınız.
Düğüm Bölümü:
Ankara’ya doğru yola çıkan öğrenciler, otobüste heyecanla sohbet ederken gözleri pencereden dışarıyı izliyordu. Ali, Anıtkabir’e yaklaşırken kalbinin hızlı çarptığını hissediyordu. “Gerçekten Atatürk’ün huzuruna çıkacağız,” diye düşündü. Bir anda aklına annesinin “Burası sadece bir anıt değil, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi” sözleri geldi. Bu sözler, Ali’nin heyecanını daha da arttırmıştı.
Anıtkabir’e ulaşmak için son virajı dönerken otobüs durdu. Öğretmen, “Herkes dikkatli olsun, Anıtkabir’e girmek üzereyiz. Burada büyük bir saygıyla yürümeliyiz,” dedi. Öğrenciler, öğretmenlerinin söylediklerine kulak vererek birbirlerine bakarak otobüsten indiler. Ancak Ali’nin gözleri, büyük bir yapıyı ve anıtı görmek için sabırsızlanıyordu.
Fakat Anıtkabir’in görkemli girişine yaklaştıklarında, Ali’nin bir anlığına tereddüt ettiğini fark etti. “Gerçekten buradalar mı?” diye düşündü. O an, biraz dağılmıştı. Ancak öğretmeni ve arkadaşlarının yüzündeki heyecanı görünce, “Burada Atatürk var. Burası onun yeri,” diyerek içindeki merakı bastırıp Anıtkabir’e doğru adım attı.
Öte yandan Zehra da ninesinin tavsiyelerini hatırlayarak, “Bugün, sadece bir gezi değil, bir anlam taşıyan bir ziyaret olacak.” diye düşündü. Arkadaşlarıyla birlikte yürürken biraz daha yavaşladı ve içindeki duyguyu derinleştirmeye çalıştı. Fakat her şey o kadar büyüleyiciydi ki Zehra’nın gözleri de Ali gibi Atatürk’ün huzuruna ulaşmak için sabırsızlanıyordu.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 104 Cevabı
10.ETKİNLİK
a. Karekodu okutarak şiiri dikkatlice dinleyiniz.
Atatürk Kurtuluş Savaşı’nda
Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı,
Selam durdu kayığı, çaparası, takası,
Selam durdu tayfası.
Bir duman tüterdi bu geminin
bacasından, bir duman
Bir duman değil bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Samsun limanına bu gemiden atılan
Demir değil
Sarılan ana yurda
Kemal Paşa’nın kollarıydı.
Selam vererek Anadolu çocuklarına,
Çıkarken yüce komutan,
Karadeniz’in halini bir görmeliydi.
Kalkıp ayağa ardı sıra baktı dalgalar,
Kalktı takalar.
İzin verseydi Kemal Paşa,
Ardından gürleyip giderlerdi,
Erzurum’a kadar.
Cahit KÜLEBİ
b. Dinlediğiniz şiir, Millî Mücadele’deki hangi olayı anlatmaktadır?
Dinlediğimiz şiir, Millî Mücadele‘nin başlangıcı olan Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’nı başlatması olayını anlatmaktadır. Şiirde, Atatürk’ün Samsun’a gelişi ve halkın bu gelişi nasıl karşıladığı anlatılmaktadır. Özellikle geminin Samsun limanına yanaşması, gemiden inen Atatürk’ün Anadolu’ya verdiği selam ve Karadeniz’in dalgalarına atıfta bulunarak, halkın ve doğanın Atatürk’ün mücadelesine nasıl katıldığını simgeler. Ayrıca, “Sarılan ana yurda Kemal Paşa’nın kollarıydı” dizesiyle, Atatürk’ün Anadolu’yu kurtarma yolundaki kararlılığı ve halkla olan bağını vurgulamaktadır.
c. Atatürk’ün Samsun’dan sonraki durağı neresi olmuştur?
Atatürk’ün Samsun’dan sonraki durağı Amasya olmuştur. 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktıktan sonra, Atatürk ve arkadaşları Amasya’ya geçerek, burada önemli kararlar almışlardır. 22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi’ni yayımlayarak, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini başlatmış ve Millî Mücadele’nin temel ilkelerini belirlemiştir. Bu adım, Kurtuluş Savaşı’nın zafere ulaşması için önemli bir dönüm noktasıdır.
ç. Geminin gelmesiyle kayıklar, takalar, tayfalar neden selam durmuş olabilir?
Geminin gelmesiyle kayıklar, takalar ve tayfaların “selam durması,” Atatürk’ün Samsun’a çıkışı ve Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcına duyulan saygıyı simgeler. Bu, bir tür saygı duruşu veya askeri bir törenin işareti olarak da düşünülebilir. Şiirdeki “selam durmak” ifadesi, halkın ve geminin personelinin Atatürk’ün gelişini kutlama ve ona saygı gösterme amacını taşır. Aynı zamanda, bu hareket, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin başlangıcını simgeliyor ve Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla birlikte halkın ona olan güvenini ve desteğini de anlatıyor. Geminin gelişi, sadece fiziksel bir ulaşım değil, aynı zamanda yeniden dirilişin, umudun ve özgürlüğün simgesi olarak selamlanıyor.
d. Dinlediğiniz şiirden alınan aşağıdaki bölümlerle ilgili soruların cevaplarını yazınız.
Bir gemi yanaştı Samsun’a sabaha karşı
Selam durdu kayığı, çaparı, takası,
Selam durdu tayfası.
Şiirin bu bölümünde insana ait olan
hangi özellik cansız bir varlığa verilmiştir?
Bu söz sanatı hangisidir?
Şiirin bu bölümünde “kayığı,” “çaparı” ve “takası”nın selam durması, bir insan davranışı olarak betimlenmiştir. Burada insana ait olan bir özellik olan “selam durmak” cansız varlıklara, yani geminin parçalarına verilmiştir.
Bu söz sanatı “kişileştirme” olarak adlandırılır. Kişileştirme, cansız varlıklara insan özellikleri ve davranışlarının verilmesidir.
Bir duman tüterdi bu geminin bacasından bir duman
Duman değildi bu!
Memleketin uçup giden kaygılarıydı.
Geminin bacasından tüten dumanla ne arasında
ilişki kurulmuştur? Bu söz sanatı nedir?
“Geminin bacasından tüten duman” ile “memleketin uçup giden kaygıları” arasında, dumanın bir sembol olarak kullanılmasıyla bir ilişki kurulmuştur. Burada duman, memleketin kaygılarını, endişelerini ve sıkıntılarını simgeliyor. Dumanın, gözle görülen ama bazen anlamı belirsiz olan bir şey olarak kaygıları temsil etmesi, soyut bir kavramın somut bir şeyle ifade edilmesidir. Söz sanatı benzetme.
e. Şairin şiirde söz sanatlarını kullanması şiiri nasıl etkilemiştir?
Şair, şiirinde söz sanatları kullanarak anlatmak istediği duyguları ve düşünceleri daha etkili hale getirmiştir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 105 Cevabı
11.ETKİNLİK
Aşağıdaki rol kartlarını okuyunuz. Yönergelerde belirtilen aşamaları
dikkate alarak karşılıklı bir konuşma kurgulayınız. Zihninizde kurguladığınız
karşılıklı konuşmayı sınıfta arkadaşlarınıza sununuz.
Atatürk Rol Kartı – Diyalog Örneği
Atatürk: (Çocuğa gülümseyerek) “Asker selamı vererek bana katılmak istediğini söyledin. Senin gibi vatanını seven, kararlı bir çocukla karşılaşmak beni çok mutlu etti. Ama bu yol, çok zorlu bir yol olacak. Sadece asker olmak değil, aynı zamanda güçlü bir yürek ve azim gerekiyor. Senin gibi cesur bir gencin yanında olmak, bu mücadelede bizlere büyük güç verir.”
Çocuk: “Büyük komutanım, vatanımı seviyorum. Siz nasıl bu savaşı kazandıysanız, ben de ordunuza katılarak bu zaferin bir parçası olmak istiyorum.”
Atatürk: “Vatanını sevmen, onu korumak için gösterdiğin istek çok değerli. Ancak unutma ki, zafer sadece cesaretle değil, aynı zamanda birlik ve beraberlikle kazanılır. Hep birlikte, her birimiz kendi görevimizi en iyi şekilde yaparak, bu toprakları koruyacağız. Bizim yolumuz uzun, ama inanın ki, zorluklar ne kadar büyük olursa olsun, başarı bizim olacaktır.”
Çocuk: “Ben hazırım, her şey için…”
Atatürk: “O zaman sana şunu söylemek isterim: Vatanını korumak için verdiğin bu kararlılık, her birimizin içinde olmalı. Birlikte güçlüyüz, birbirimize olan güvenimizle bu toprakları savunacağız. Bizim için her şeyden önce vatan sevgisi gelir. Biz bu savaşı kazanacağız, çünkü kararlıyız ve bağımsızlık için savaşan bir milletin evlatlarıyız.”
Çocuk: “Söz veriyorum, size yardımcı olacağım!”
Atatürk: “İşte, senin gibi gençlerin gücüyle bu ülke her zaman ilerleyecek. Birlikte, her zorluğu aşacağız. Unutma, vatanın özgürlüğü için savaşan her yürek, zaferin en büyük simgesidir. Hep birlikte başaracağız.”
(Diyalog sonlanır ve Atatürk çocuğa güler ve ona cesaret verir.)
Mehmet (Çocuk) ve Mustafa Kemal Atatürk Arasındaki Diyalog Örneği:
Mehmet: (Asker selamı vererek) “Büyük komutanım, ben Mehmet. Vatanımızı savunmak için orduya katılmak istiyorum. Sizi Samsun’a gelirken gördüm, çok etkilendim. Siz gibi kahramanların yanında savaşmak istiyorum. Benim de savaşmaya gücüm var!”
Atatürk: (Çocuğa gülümseyerek) “Mehmet, cesaretin ve vatan sevgisi gerçekten çok değerli. Ancak ordumuza katılmak yalnızca cesaretle olmaz. Bize sadece asker değil, aynı zamanda akıl, bilgi ve kararlılık gerekir. Bu toprakları savunmak için sadece güce değil, birliğe, dirence ve milletin bütünlüğüne ihtiyacımız var.”
Mehmet: “Ben hazırım, komutanım! Ne gerekiyorsa yapmaya, her zorluğa katlanmaya hazırım! Vatanımızı savunmak için savaşmaya istiyorum!”
Atatürk: (Ciddiyetle) “Mehmet, senin gibi vatanını seven bir çocuğun yanında olmak, bu yolda bize güç verir. Ama unutma, bu mücadele yalnızca askerlerin değil, her bir vatandaşın mücadelesidir. Hep birlikte, bir yürek gibi bu savaşı kazanacağız. Bizim için en önemli olan şey, özgür bir vatan, bağımsız bir millet ve halkımızın huzurudur.”
Mehmet: “Ben de vatanımı çok seviyorum. Size ve bu topraklara sahip çıkmak için her şeyimi vereceğim!”
Atatürk: “Bundan hiç şüphem yok, Mehmet. Senin gibi gençlerin azmiyle bu topraklar her zaman güçlü kalacaktır. Vatanın her karışı için savaşacak, her zorlukla başa çıkacağız. Hep birlikte kazanacağız, çünkü biz bir milletiz, her zaman birlikteyiz.”
Mehmet: (Coşkuyla) “Söz veriyorum, komutanım, her zaman sizin yanınızda olacağım!”
Atatürk: (Gülümseyerek) “İşte bu, Mehmet! Bu azim, bu inanç her zaman bizleri zaferlere götürecek. Hep birlikte, vatanımızı koruyacağız!”
(Diyalog sonlanır ve Atatürk, Mehmet’e cesaret ve moral verir.)
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 106 Cevabı
ÖN BİLGİLERİ HAREKETE GEÇİRME VE KULLANMA STRATEJİSİ
Öğretmenimizi İzliyoruz
Öğretmenimiz şimdi stratejinin nasıl kullanıldığını “Yeni
Türk Harflerinin Kabulü” metnini okurken gösterecek.
Eski bilgileriyle metinden yeni öğrendiği bilgileri yazarken
sesli düşünecek. Öğretmenimizin sunumunu dikkatle
izlerken aşağıdaki noktalara odaklanalım.
Yeni Türk Harflerinin Kabulü
Cumhuriyet Dönemi’nin en önemli inkılaplarından birisi de harf inkılabıdır. Türkler, tarih
boyunca değişik alfabeler kullanmışlardır. Türklerin kullandığı ilk alfabe, Göktürk alfabesidir. Bu
alfabe aynı zamanda ilk millî alfabemizdir. Bundan sonra Uygur Türkleri kendilerine mahsus bir
alfabe kullandılar. İslamiyet’in kabulünden sonra Arap alfabesi kullanılmaya başlandı.
Okuryazarlığı yaymak için Atatürk’ün emriyle bir komisyon kurulup yeni Türk alfabesi hazırlandı. Harf inkılabının ilk müjdesini Mustafa Kemal 8 Ağustos 1928’de İstanbul’daki Sarayburnu Parkı’nda halka şöyle duyurdu: “Arkadaşlar, bizim güzel ahenkli zengin dilimiz yeni Türk harfleri ile kendini gösterecektir. (…) Yeni Türk harflerini çabuk öğrenilmelidir. Vatandaşa, kadına, erkeğe, hamala, sandalcıya öğretiniz. Bunu vatanperverlik ve milliyetperverlik vazifesi biliniz. Bu vazifeyi yaparken düşününüz ki bir milletin, bir toplumun yüzde onu okuma yazma bilir, yüzde sekseni bilmezse bundan insan olanlar utanmalıdır.”
Bundan sonra yeni Türk harflerinin yaygınlaştırılması için bir seferberlik başlatıldı. Başöğretmen
Atatürk, yurt seyahatine çıkıp kara tahta başında yeni Türk harflerini vatandaşlara öğretti. Ankara’da
toplanan öğretmenler birliği kongresinde öğretmenler, Atatürk’ün açtığı bu yeni yolda sabırla çalışacaklarına ant içtiler. Üç ay gibi kısa bir zamanda inkılap gerçekleşti.
1 Kasım 1928’de yeni Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edildi. Kanunun kabul edilmesinden sonra geniş halk kitlelerine okuma yazma öğretmek üzere
“Millet Mektepleri” açıldı. Atatürk, “Millet Mektepleri Başöğretmeni” ilan edildi (24 Kasım 1928).
Böylece eğitim ve kültür hayatımızda yeni bir dönem başlamış oldu.
Genel ağdan alınmıştır.
Önceki bilgilerini hatırlamaya çalışırken neleri (daha önce okudukları, dinleyip
izledikleri, yaşadıkları) düşündü?
yapalım.
Önceki bilgilerini hatırlamaya çalışırken neleri düşündü?
Öğrenci, “Yeni Türk Harflerinin Kabulü” metnini okurken, Türklerin tarih boyunca kullandığı alfabeler hakkında daha önce öğrendiği bilgileri hatırlayabilir. Örneğin, Göktürk alfabesi, Uygur alfabesi ve Arap alfabesinin kullanıldığı dönemler aklına gelebilir. Ayrıca, Atatürk’ün dil ve eğitimde yaptığı reformları daha önceki derslerden veya araştırmalarından öğrenmiş olabilir.
Metinle ilgili hatırladığı hangi bilgilere (konusu, yazarı veya türü) yer verdi?
Öğrenci, metnin konusunun “Yeni Türk Harflerinin Kabulü” olduğunu hatırlayabilir. Ayrıca, bu metnin tarihî bir olay ve Atatürk’ün liderliğinde gerçekleşen önemli bir inkılapla ilgili olduğunu da fark edebilir. Öğrenci, Atatürk’ün bu inkılabı gerçekleştirdiğini ve harf inkılabının okuryazarlığı arttırmak için yapıldığını hatırlayabilir.
Hatırladığı bilgileri, metni dinleyip izlerken nasıl kullandı?
Öğrenci, eski bilgilerini metni dinlerken kullanarak, harf inkılabının arkasındaki amacı ve tarihsel bağlamı daha iyi anlayabilir. Atatürk’ün halkla doğrudan iletişime geçmesi ve okuma yazma seferberliğini başlatması gibi bilgileri, metinde verilen ayrıntılarla birleştirebilir. Ayrıca, metinde geçen “Millet Mektepleri” ve “Başöğretmen Atatürk” gibi ifadeler, öğrencinin eski bilgilerle bağlantı kurmasını sağlar.
Yeni öğrendiklerini ve eski bilgilerini bir araya getirdikten sonra bunları yaşamının hangi alanlarında kullanabileceğini söyledi?
Öğrenci, yeni öğrendiği bilgileri ve eski bilgilerle birleştirerek, eğitimdeki reformları ve dilin önemini günlük yaşamında kullanabileceğini fark edebilir. Örneğin, okuma yazma bilmenin sadece bir birey için değil, tüm toplumun kalkınması için önemli olduğunu ve bu bilgiyi eğitimdeki kendi sorumluluklarında, gelecekteki kariyerlerinde ve günlük yaşamında daha bilinçli bir şekilde kullanabileceğini düşünebilir. Ayrıca, harf inkılabının Türk kültürüne ve diline nasıl katkı sağladığını anlatarak, dilin korunması ve geliştirilmesi adına daha fazla bilinçli olabilir.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 107 Cevabı
ATATÜRK’ÜN ÖĞRENİM HAYATI
üçük Mustafa, Haziran 1887’de başladığı ilköğrenimine bir süre annesinin arzusuna uyarak Hafız Mehmet Efendi Mahalle Mektebi’nde devam etti. Fakat çok geçmeden babasının isteği ile Selanik’te çağdaş usullerle öğretim yapan Şemsi Efendi Mektebi’ne geçti ve ilkokulu burada bitirdi. Şemsi Efendi, yeni öğrencisinin yeteneklerini ve zekâsını takdir ettiğinden, küçük Mustafa’nın kendi okulunda bulunmasından son derece memnundu.
(…)
Küçük Mustafa, Şemsi Efendi Mektebi’nden sonra bir süre Selanik Mülkiye Rüştiyesi’ne devam etti ardından bu okuldan ayrıldı ve 1894 yılının Temmuz-Ağustos aylarında kendi kararı ile Askerî Rüştiye’ye müracaat ederek öğrenimine burada devam etti. Yazları, dayısı Hüseyin
Efendi’nin yanına gider, okul zamanına kadar çiftlikte kalırdı. Mustafa, bu okulu gerçekten sevmişti. Arkadaşları arasında zekâsı ve üstün yetenekleri ile kısa zamanda kendisini gösterdi ve öğretmenlerinin sevgisini kazandı.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 108 Cevabı
Mustafa Kemal, Selanik Askerî Rüştiyesini bitirdikten sonra 13 Mart 1896’da Manastır Askerî idadisi’ne girdi. (…) Genç Mustafa Kemal, askerî öğreniminin yanı sıra yabancı dil öğrenimini de ihmal etmiyor; yazları izinli olarak Selanik’e döndüğü zaman Fransızca dersleri alıyordu.
Genç Mustafa Kemal, Manastır Askerî idadisi’ni de başarı ile bitirerek 13 Mart 1899 tarihinde İstanbul’da Harp Okulu’na girdi. Üç senelik başarılı bir Harbiye öğreniminden sonra 10 Şubat 1902’de bu okulu teğmen rütbesiyle bitirdi ve öğrenimine Harp Akademisinde devam etti. 1903 yılında üsteğmen olmuştu. 11 Ocak 1905 tarihinde de kurmay yüzbaşı rütbesiyle Harp Akademisinden mezun oldu.
Genel ağdan alınmıştır.
(Kısaltılmıştır.)
Metin Adı: Atatürk’ün Öğrenim Hayatı
Önceden Bildiklerim: Atatürk’ün Mahalle Mektebine ve Şemsi Efendi Mektebine gitmesi
Bu Metinden Öğrendiklerim: Atatürk’ün Şemsi Efendi Mektebinden sonra Mülkiye Rüştiyesi, Selanik Askerî Rüştiyesi, Manastır Askerî İdadisi, Harp Okulu ve Harp Akademisine gittiğini, Fransızca öğrendiğini, meslek hayatına Şam’da başladığını öğrendim.
5. Sınıf Türkçe Ders Kitabı MEB Yayınları Sayfa 109 Cevabı
Yine Uyguluyoruz
Şimdi 2-3 kişilik küçük gruplar oluşturalım ve “Atatürk’ün Vatanseverliği” başlıklı metni okuyalım. Okurken stratejiyi kullanalım. Bu aşamada aşağıdakilere dikkat edelim.
Şimdi öğretmenimiz, gerekmedikçe bize gardım etmeyecek.
Önceki uygulamalardaki sırayı takip ederek stratejiyi kullanalım.
Stratejiyi uygularken grup arkadaşlarımızla konuşup tartışalım, önceden bildiklerimizi ve yeni öğrendiklerimizi “Biz Uyguluyoruz” adımındaki çalışma kâğıdını örnek alarak oluşturduğumuz çalışma kâğıdımıza yazalım.
VATANSEVER
(…)
Atatürk, vatan ve millet sevgisinin üstünlüğü ile tanınan, bu sevgisi sayesinde tarihi başarılara imza atmış bir lider, büyük bir devlet adamı idi. Gerek Kurtuluş Savaşı sırasında yaşanan büyük zaferlerin, gerekse bağımsızlığın kazanılmasının ardından ekonomide ve sosyal hayatta kat edilen ilerlemelerin temel kaynağı Atamızın vatanına duyduğu derin sevgi ve milletine karşı hissettiği güçlü bağlılıktı. Koşullar ne kadar zor, durum ne kadar umutsuz gibi gözükse de, vatanı ve milleti için her zaman yapacak bir şeyi olduğuna inanan büyük bir insandı. Atatürk’ün hayatı incelendiğinde tüm yaşamı boyunca en büyük amacının Türk milletini çağdaş uygarlık düzeyine çıkarmak olduğu ve bu yolda yapılan büyük mücadelenin de derin bir vatan ve millet sevgisinden ilham aldığı açıkça görülmektedir. Gerçek sevgi ve bağlılık olmadan, böylesine büyük başarılar elde edilemeyeceği açıktır. Bir insan vatanını korumak ve kurtarmak için verdiği mücadelede hiçbir zorluktan yılmıyor, en içinden çıkılmaz gibi görünen durumlar karşısında dahi akılcı ve etkili çözümler üretebiliyor, zafere olan inancını ve azmini asla kaybetmiyor ise, bu, uğrunda mücadele verdiği değerlere sarsılmaz bir bağlılık duyduğunun en önemli göstergesidir.
(…)
Genel ağdan alınmıştır.
(Kısaltılmıştır.)
Metnin adı: Vatansever
Önceden Bildiklerim: Atatürk’ün vatanını çok sevdiğini ve millet için büyük mücadele verdiğini biliyordum.
Bu metinden öğrendiklerim: Atatürk’ün zorluklar karşısında asla pes etmediğini, başarılarının kaynağının vatan sevgisi ve milletine bağlılığı olduğunu öğrendim.

Yorum gönder